Financial Times: Türkiye Ponzi benzeri fon sistemini tasfiye ediyor

İngiliz gazetesi, Borsa İstanbul'daki dalgalanmalara yol açan krizde 131 yatırım fonunun İş Bankası ve Ziraat Bankası gözetiminde tasfiye edileceğini duyurdu.

Önde gelen ekonomi yayınlarından Financial Times, Türkiye'deki yatırım fonları krizine dair yayımladığı analizde, spekülatif bir balonun çöküşünün sermaye piyasalarını sarstığını ve yüz binlerce yatırımcının milyarlarca dolarlık birikimini riske attığını belirtti. John Paul Rathbone imzalı haberde, Türkiye'nin söz konusu fonları tasfiye etmek için harekete geçtiği vurgulandı.

Haberde, Türkiye’nin en büyük bankalarından İş Bankası ile kamu bankası Ziraat Bankası’nın 131 yatırım fonunun tasfiye sürecini yöneteceği bilgisi paylaşıldı. Gazeteye göre, bu fonlarda yaklaşık 17 milyar dolarlık yatırım bulunuyor. 500 binden fazla hesapta tutulan ve yaklaşık 300 bin yatırımcıya ait olan bu varlıkların akıbeti merak konusu.

Kendi kendini besleyen döngü aniden tersine döndü

Financial Times, krizin temelinde son iki yılda bazı yatırım fonlarının belirli ve birbiriyle bağlantılı şirketlerin hisselerinde yoğun pozisyon oluşturmasının yattığını yazdı. Analize göre, fonların yoğun alımları hisse fiyatlarını yukarı çekerken, yükselen fiyatlar fonların net varlık değerlerini ve getirilerini yüksek gösterdi. Bu yüksek getiriler yeni yatırımcıları çekti ve gelen yeni para aynı hisselerin yeniden alınmasında kullanıldı.

Gazete, küresel endeks sağlayıcısı MSCI’ın haziran ayında Türkiye piyasasında “koordineli alım-satım davranışlarının” hisse fiyatlarını bozuyor olabileceği yönündeki uyarısını da hatırlattı. Bu mekanizmanın, Pusula Portföy’ün bazı fonlarında yatırımcı çıkış taleplerinin karşılanamamasıyla bu hafta aniden tersine döndüğü belirtildi.

Endişelenen bireysel yatırımcıların birikimlerini çekmeye başlaması diğer fonlara yayılırken, fon yöneticileri nakit yaratmak için ellerindeki hisseleri satmak zorunda kaldı. Yoğunlaşmanın yüksek olduğu hisselerde yaşanan büyük satışlar, fiyatların hızla düşmesine ve fon değerlerinin gerilemesine neden oldu. Borsa İstanbul'un çöküş tehdidiyle karşı karşıya kaldığı sırada Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), kontrolsüz varlık satışlarını önlemek amacıyla bankalara likidite desteği sağladı.

Şimşek: Sorunlu alanı karantinaya aldık

Haberde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in açıklamalarına da yer verildi. Şimşek, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Sistemik risk yok, sorunlu fonları karantinaya aldık.”

Bakana göre sorunlu fonlar, Türkiye’deki yatırım fonu sektörünün yaklaşık yüzde 10’unu oluştururken, sektörün geri kalan yüzde 90’lık kısmı sağlıklı şekilde çalışmaya devam ediyor. Financial Times, yetkililerin attığı adımları “hızlı ve görünüşe göre kapsamlı bir müdahale” olarak nitelendirdi. Ayrıca kamuya ait bir katılım bankasının, skandalın merkezindeki bir fon yöneticisine ait iki tasarruf finansman şirketini devralmak üzere görüşmelere başladığı aktarıldı.

Soruşturma kapsamında aralarında yönetim kurulu üyelerinin de bulunduğu dört şüpheli tutuklandı. 51 kişi hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı ve mal varlıklarına ilişkin tedbir kararları uygulandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in gelişmeleri “Ponzi benzeri sistemler” olarak tanımladığına dikkat çekilen haberde, Gürlek’in şu açıklamasına yer verildi:

“Ponzi benzeri sistemlerle vatandaşların birikimlerini hedef alan ve yanıltıcı yönlendirmelerle haksız kazanç elde eden kötü niyetli kişi ve kuruluşlara karşı hukuki işlem yapılıyor.”

Yatırımcıların alacağı miktar belirsiz

Gazete, 131 fonun tasfiyesi sonucunda yatırımcıların ne kadar para alacağının henüz kesin olmadığını vurguladı. Üç aya kadar sürmesi beklenen tasfiye sürecinde varlıklar kademeli satılacak ve elde edilen gelir yatırımcılara pay oranında dağıtılacak. Ancak Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) fon değerlemelerinin şişirilmiş olabileceğine ilişkin endişeleri kabul etmesi, kağıt üzerindeki değerler ile gerçek satış fiyatları arasında fark olabileceği anlamına geliyor.

RBC BlueBay'de gelişmekte olan piyasalar stratejisti Timothy Ash, mevcut aşamada sorunun sistemik bir finans krizine dönüştüğünü düşünmediğini belirtti. Ash, Türk yetkililerin güçlü müdahalesiyle krizin kontrol altında tutulabileceğini ifade ederken, Türkiye hisse senedi piyasasının düzenleyici yapısında “kökten ve kapsamlı” bir reform gerektiğini savundu. Krizin borsa üzerindeki etkisine değinen haberde, BIST 100 endeksinin haftalık kaybının yaklaşık yüzde 8’e ulaştığı kaydedildi.

İLGİLİ HABERLER