Yapay zekâ hisselerindeki satışlar küresel kredi risk primlerini 17 ayın zirvesine taşıdı

Küresel şirket tahvillerinin kredi risk primleri Mayıs 2025'ten bu yana en yüksek seviyeye ulaşırken, yatırımcılar güvenli liman olarak ABD Hazine tahvillerine yöneldi.

Yapay zekâ altyapısına yapılan devasa yatırımların borçla finanse edilmesi endişesi, hisse senedi piyasalarındaki oynaklığı doğrudan tahvil piyasalarına taşıdı. Bloomberg verilerine göre, küresel yatırım yapılabilir kredi notuna sahip şirket tahvillerinin risk primleri 129 baz puana kadar yükseldi. Bu artış, şirketlerin finansman maliyetlerinin arttığını ve yatırımcıların borç vermek için daha yüksek getiri talep ettiğini gösteriyor.

Teknoloji yatırımlarının borç yükü piyasaları tedirgin ediyor

Küresel piyasalardaki satış dalgasının merkezinde yapay zekâ sektörünün finansman modeli bulunuyor. Teknoloji şirketleri veri merkezleri, gelişmiş işlemciler ve enerji altyapısı için yüz milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Ancak bu harcamaların önemli bir kısmının borçlanmayla karşılanması, gelecekteki nakit akımlarının yükümlülükleri karşılayıp karşılamayacağı sorusunu gündeme getiriyor. Citadel kurucusu Ken Griffin sektörde bir balon uyarısı yaparken, Blackstone Başkanı Jon Gray talebin parabolik hızda arttığını belirterek iyimserliğini koruyor.

Riskten kaçış eğilimi yalnızca ABD ile sınırlı kalmadı. Asya'da yüksek kredi notuna sahip şirketlerin dolar cinsi tahvillerinin risk primleri Temmuz 2025'ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Natixis Kıdemli Ekonomisti Gary Ng, kredi riskinin artık fiyatlamaları belirleyen temel unsur haline geldiğini vurguladı.

Ng, konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“ABD'de yapay zekâ yatırımlarına yönelik riskten kaçış ve faizleri yüksek tutabilecek diğer küresel gelişmeler, Asya piyasalarının da baskı altında kalmasına neden oluyor.”

Bölgesel belirsizlikler somut sonuçlar doğurmaya başladı. Güney Kore İhracat-İthalat Bankası, Japon yeni cinsinden planladığı tahvil ihracını erteledi. CreditSights'ın Güney ve Güneydoğu Asya şirketlerinden sorumlu yöneticisi Lakshmanan R ise sürecin geçici bir dalgalanmadan öte, daha uzun süreli bir yeniden fiyatlama olabileceğine işaret ediyor.

El-Erian: ABD'deki baskı Avrupa'yı ve Fransa'yı vuruyor

Ünlü ekonomist Mohamed El-Erian, ABD tahvil piyasasındaki çalkantının Avrupa'ya yayıldığını ve özellikle Fransa'nın kırılganlığını artırdığını belirtti. El-Erian'a göre ABD, dinamik özel sektörü sayesinde Avrupa'dan sermaye çekmekle kalmıyor, yüksek borçlanma maliyetlerinin yarattığı baskıları da kıta Avrupası'na ihraç ediyor.

El-Erian, Avrupa'daki duruma dair şunları söyledi:

“ABD, daha dinamik ve girişimci özel sektörü sayesinde Avrupa'dan sermaye çekmekle kalmıyor, aynı zamanda yüksek borçlanma maliyetlerinin yarattığı finansal baskıları da Avrupa'ya aktarıyor. Bu durum Avrupa'daki hükümetleri, şirketleri ve hanehalklarını etkiliyor.”

El-Erian'ın analizinde Fransa özel bir önem taşıyor. Düşük büyüme ve siyasi kutuplaşma ile mücadele eden Fransa'nın devlet tahvilleri, geleneksel çekirdek ülke statüsüne rağmen artık çevre ülkelere benzer risk düzeylerinde fiyatlanıyor. Gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi siyasi belirsizlik, kamu maliyesindeki düzenlemeleri zorlaştırarak borçlanma maliyetlerini artırıyor.

Ayrıca El-Erian, ABD faizlerinin düşmesinin Avrupa için her zaman iyi haber olmayabileceği uyarısında bulundu. Faizlerdeki düşüşün Amerikan ekonomisindeki sert bir yavaşlamadan kaynaklanması durumunda, küresel talep daralacak ve bu durum Avrupa'nın ihracatını olumsuz etkileyecek. Böyle bir senaryoda ABD'deki finansal sorunlar Avrupa'ya, oradaki kırılganlıklar ise tekrar ABD piyasalarına geri yansıyarak küresel istikrarsızlığı artırabilir.

İLGİLİ HABERLER