Bahçeli: Fon krizinde manipülasyon var, bazı yatırımcıların risk alması kendi takdiri

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, fon soruşturmasının piyasa manipülasyonu içerdiğini belirterek, yolsuzluklardan elde edilen kamu zararının emeklilere ve dar gelirlilere aktarılması gerektiğini vurguladı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye'nin son dönemde karşılaştığı ekonomik ve siyasi gelişmelere ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Bahçeli, küresel jeopolitik risklerin yanı sıra ülke içinde yaşanan yolsuzluk iddiaları ve fon piyasasındaki son gelişmelerin ekonomi üzerindeki etkilerini analiz etti.

Bahçeli, terörle mücadelenin ve doğal afetlerin Türkiye ekonomisine yüklendiği maliyetlere dikkat çekerek, 40 yılı aşkın süredir devam eden PKK terörünün asgari maliyetinin 2,3 trilyon dolar olduğunu belirtti. 6 Şubat depremlerinin faturasının ise 110 milyar doları aştığını kaydeden Bahçeli, ABD-İsrail-İran gerilimi ve Ukrayna-Rusya Savaşı gibi dış kaynaklı şokların enflasyon ve tedarik zincirleri üzerinde yarattığı baskıyı anlattı.

Türkiye'nin tüm bu olumsuzluklara rağmen milli gelirini 1,7 trilyon dolara çıkardığını ifade eden Bahçeli, bankacılık ve sermaye piyasalarının güvenli olduğunu savundu. Ancak belediyelerde yürütülen yolsuzluk soruşturmalarına değinen lider, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile başlayan sürecin birçok ile yayıldığını ve kamu zararının tespit edilerek vatandaşlara iade edilmesi gerektiğini söyledi.

Fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmesinde Bahçeli, olayın dar kapsamlı bir grubun kanunları ihlal ederek piyasayı manipüle etmesi yönünde olduğunu ifade etti. Bahçeli, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Son günlerde yaşanan Fon soruşturması kapsamındaki gelişmeler dar kapsamlı bir grubun kanunları ihlalle piyasayı maniple ettiği yönündedir. Devlet kurumları ve yetkili kişilerin açıklamalarından duruma vaziyet edildiği, suç işleyenlerin tespit, mağdur olanların da mağduriyetlerinin giderilmesi için yol haritasının belirlendiği, uygulamaya başlandığı anlaşılmaktadır.”

Finansal sistemin güven üzerine kurulu olduğunu hatırlatan Bahçeli, manipülasyon iddialarının sadece para kaybedenlerle sınırlı kalmayacağını, genel bir güven erozyonuna yol açabileceğini belirtti. Yatırımcıların yüksek enflasyon ortamında tasarruflarını koruma arzusunun doğal olduğunu dile getiren Bahçeli, şunları kaydetti:

“Finansal piyasalarda meşru yollarla vatandaşlarımızın tasarruflarını değerlendirmek istemesi doğaldır. Bazı yatırımcıların risk alması da kendi takdirleridir. Burada esas olan söz konusu fonların idaresi sırasında finansal sistemi ve ekonomiyi istikrarsızlaştırma aynı zamanda da bilgi sızdırmak suretiyle piyasa bozucu işlem, manipülasyon, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma gibi kanunsuzlukların olup olmadığıdır.”

Yolsuzluklardan elde edilen zarar emekliye verilmeli

Bahçeli, belediyelerdeki yolsuzluk skandallarının mali boyutunun kamuoyuyla paylaşılmasının gerekli olduğunu belirterek, bu paraların sosyal yardımlarda kullanılması çağrısında bulundu. Sorunun kurallardan çok uygulamadaki eksikliklerden kaynaklandığını vurgulayan Bahçeli, hukuki ve yapısal tedbirlerin alınması gerektiğini söyledi.

Belediyelerdeki yolsuzluklar ile fon piyasasındaki sorunları birbirinden ayıran Bahçeli, birini masumlaştırmaya çalışmadığını ancak aralarındaki farka dikkat çekti. Bahçeli, bu konuda şu açıklamayı yaptı:

“Dikkatinizi çekmek isterim: kamuoyuna yansıyan itiraflar belediyelerde isteme ve çökme yoluyla, cebren açık bir yolsuzluk ve rüşvet çarkının söz konusu olduğunu göstermektedir. Fon piyasasındaki olaylar ise yapılan maniplasyonlar saklı olmak üzere isteğe bağlı bir tasarruftur. Burada yolsuzlukları yarıştırmaya, yahut birini masumlaştırmaya çalışmıyorum.”

Siyasi partilerin her şeyden önce 'Türkiye demesi' gerektiğini belirten Bahçeli, iktidar hırsıyla ülkenin yanmasına göz yumulmaması gerektiğini ifade etti. Ahlak ve adalet kavramlarına değinen MHP lideri, devletin ahlaki temellerinin sağlam olması durumunda adalet çatısının da ayakta kalacağını savundu. Bahçeli, merhum Prof. Dr. Sabri Ülgener'in görüşlerine atıfta bulunarak, zihniyet ve iktisadi düzen arasındaki bağı vurguladı ve temiz siyaset hedefinin somut adımlarla desteklenmesi gerektiğini belirtti.

İLGİLİ HABERLER