Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, fon soruşturmasına ilişkin yapılan asılsız iddialar gerekçesiyle Yeni Parti milletvekilleri Ümit Özlale ve Cemal Enginyurt’a karşı hukuki süreç başlattı. Bakan Göktaş, Özlale hakkında ayrıca 1 milyon liralık manevi tazminat davası açtı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan dilekçelerde, söz konusu milletvekillerinin Bakan Göktaş ve ailesine yönelik açıklamalarının gerçeği yansıtmadığı vurgulandı. Dilekçede, Yeni Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale’nin, Bakan Göktaş’ın babası Hasan Özdemir’in PHE ve PRY yatırım fonlarında toplam 830 milyon liralık işlem gerçekleştirdiğini ileri sürdüğü ve bu iddiasına ilişkin Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) belgelerinin bulunduğunu öne sürdüğü aktarıldı.
İddiaların isim benzerliğinden kaynaklandığı belirtilen başvurularda, fonlarda işlem yaptığı öne sürülen Hasan Özdemir ile Bakan Göktaş’ın babasının farklı kişiler olduğu kaydedildi. Bakan Göktaş ve ailesinin anılan fon işlemleriyle herhangi bir ilgisinin bulunmadığı ifade edilen dilekçelerde, aile bireylerinin bu fonlarda işlem gerçekleştirmediği ve iddia edilen işlemleri yapan kişiyle Göktaş’ın babasının kimlik numaralarının aynı olmadığı belirtildi.
Tazminat davası ve suçlamalar
Cemal Enginyurt’un da sosyal medya üzerinden aynı iddiaları dillendirerek Bakan Göktaş ve ailesini hedef alan ifadeler kullandığı öne sürüldü. Suç duyurusunda, milletvekillerinin açıklamalarının kişilik haklarını ve kamuoyu nezdindeki itibarı zedelediği savunuldu.
Açıklamaların sermaye piyasalarına duyulan güveni de olumsuz etkileyebileceği belirtilerek, şüpheliler hakkında “hakaret”, “iftira”, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme, yayma veya ele geçirme”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “bilgi bazlı piyasa dolandırıcılığı” suçlarından soruşturma başlatılması talep edildi.
Bakan Göktaş, avukatı aracılığıyla Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine başvurarak Ümit Özlale hakkında 1 milyon liralık manevi tazminat davası açtı. Dava dilekçesinde, Özlale’nin iddialarının gerçeğe aykırı olduğu ve Bakan Göktaş ile ailesinin kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığı savunuldu.