Azerbaycan'da başörtüsü uygulamasının yarattığı gerilim, Ankara-Bakü hattında siyasi düzeyde farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başdanışmanı Oktay Saral'ın konuya ilişkin sert tepkisinin ardından Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yıldırım, Azeri gazeteci Ali Valiyev'e verdiği röportajda iki ülke arasındaki ilişkilerin temelinde karşılıklı saygının yattığını vurguladı. Azerbaycan'ın bağımsız bir devlet olarak kendi kararlarını alma yetkisine sahip olduğunu hatırlatan eski başbakan, üçüncü tarafların veya diğer ülkelerin bu sürece müdahale etme çabalarını kabul edilemez bulduklarını ifade etti.
Röportaj sırasında Azerbaycan'ın iç işlerine yönelik olası müdahale girişimlerine ilişkin soru üzerine Yıldırım şu ifadeleri kullandı:
“Kimin ne haddine Azerbaycan'ın iç işlerine karışacak? Öyle bir şeyi kesinlikle kabul etmeyiz. Buna teşebbüs edeni, tevessül edeni de en şiddetli şekilde cezalandırırız.”
Azerbaycan'ın statüsüne dikkat çeken Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Azerbaycan ayrı bir devlettir. Kendi kararlarını kendi alır. Bize düşen de o kararlara gereken saygıyı göstermektir.”
Oktay Saral'dan başörtüsü kısıtlamasına tepki
Tartışmanın fitilini ateşleyen açıklama ise AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başdanışmanlarından Oktay Saral'dan gelmişti. Saral, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Azerbaycan'daki uygulamayı eleştirerek eğitimin ideolojik dayatmalara kurban edilmemesi gerektiğini savunmuştu.
Saral, konuya ilişkin şu ifadeleri kullanmıştı:
"Azerbaycan’da başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesi kabul edilemez! İnancı gereği başını örten bir öğrenciyi okul kapısında bırakmak, hangi vicdana, hangi adalete sığar? Başörtüsü engel değil, inancın gereğidir! Eğitim hakkı hiçbir ideolojik dayatmaya kurban edilemez! Azerbaycan’ın bu yanlıştan bir an önce dönmesini bekliyoruz. Gençlerin geleceğine engel koymak değil, önlerini açmak gerekir. Bu çağda böylesi bir anlayışa asla geçit verilmemelidir!"