Fevzi Efe SEKİTMEZ-GERÇKE HABERCİ-CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, önceki dönem İzmir Milletvekili Atila Sertel ve il başkan yardımcıları, cezaevinde bulunan belediye başkanları ile belediye personelinin hukuki durumuna ilişkin ortak basın açıklaması yaptı. CHP İzmir İl Binası’nda düzenlenen toplantıda, uzun tutukluluk süreleri ve henüz hazırlanmayan iddianameler eleştirildi. Toplantıda söz alan parti yöneticileri, yargı süreçlerinin uzamasının mağduriyet yarattığını vurguladı. Soruşturma aşamasında dosyalardaki eksikliklere dikkat çekilerek masumiyet karinesinin esas alınması gerektiği hatırlatıldı.
Gümrükçü: "Cezadan Bile Ağır Yargılamalar Oluyor"
Adalet mekanizmasının işleyişine dair eleştirilerini sıralayan CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, şu ifadeleri kullandı:
"Adalet çok önemli bir sorun. Belediyeleri çalıştıramaz hale getirecek sertlikte yargı eliyle yapılmış operasyonlar seyrediyoruz. Arınma dediğimiz nokta şu; CHP olarak biz temiz siyasetten yanayız. Bizim de bu çalışmaların içerisinde haklı gördüğümüz noktalar vardır, olabilir. Ülkede unutulan bir nokta var, o da şu; bir konunun mahkemeye taşınması veya bir kişinin gözaltına alınması o kişinin suçlu olduğunu göstermez. Bir kişinin yıllarca suçu kanıtlanmadan içeride tutulmaması gerekir. Hapisler ve yargılamalar cezaların bile üstünde cezalar oluyor artık. Bu olmamalıdır. Delillerin toplanması da bu kadar uzun sürmemelidir. Önce deliller toplanır, sonra iddianame hazırlanır. Bizim ülkede önce tutuklama, sonra delillendirme oluyor. Bu temel eksende CHP’li veya olmayan yurttaş olarak Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlı herkesin hakkını hukukunu korumak zorundayız. Hukuki hakların korunması noktasında bütün yurttaşlarımıza yardımcı olacağımızı buradan duyurmak istiyoruz."
Sertel: "1 Yılı Aştı, Ortada İddianame Yok"
Cezaevi ziyaretlerindeki gözlemlerini aktaran önceki dönem İzmir Milletvekili Atila Sertel, tutuklu isimlerin durumuna ilişkin bilgi verdi:
"Aslında olaya geçmişteki Silivri mücadelesinden söz ederek başlamak isterim. Silivri’de Türkiye’deki bütün insanların göz bebeği olan aydınlar, görüş belirten sivil toplum örgütü üyeleri tutuklandılar. Bir FETÖ darbesiyle, AKP-FETÖ iş birliğiyle tutuklandılar. İçlerinde gazeteci arkadaşlarımız da vardı. Biz o dönemde orada yatan gazetecileri yalnız bırakmadık. Gelinen noktada arkadaşlarımız 5 yıl ceza yattılar. Ve bunların büyük bölümü gizli tanık ifadeleri ile ceza yattılar. Biz o günlerde Silivri’yi takip ederken dedik ki; ‘bu adalet değildir, siz adil değilsiniz’. Sonuç ne oldu? 5 yıl sonra arkadaşlarımız beraat ettiler. Ömürlerinin en güzel yıllarını cezaevinde geçirmişlerdi.
Şu anda da tutuklanan ve gözaltına alındıktan sonra cezaevine atılan CHP’li veya şimdi parti değiştirmiş kişiler de olabilir. Siyaset yaptıkları için tutuklandılar ve cezaevindeler. Geçtiğimiz gün F1 ve F2 cezaevinde Sayın Tunç Soyer’i, Görkem Duman’ı, Şenol Aslanoğlu’nu ve Erhan Kılıç’ı ziyaret ettik. Herkese selamları var arkadaşlarımızın. Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin ve Buca eski ilçe başkanı ile görüştüm. Her birisiyle 1 saat kadar sohbetimiz oldu. Ortadaki olay şudur: Örnek verirsek Tunç Soyer, bu arkadaşlar bir davadan tahliye olsalar bile yedekte tuttukları başka bir davayla tutukluluklarını sürdürüyorlar. Tunç Soyer 1 yıl 1 aydır cezaevinde, ne yazık ki hücre sistemi ile kalıyor. Ortada iddianame bile yok. Orada PKK’dan yatan kişiler haftada bir gün bir araya gelerek voleybol oynuyor. Kamuda görev yapmış belediye başkanlarımız bir araya gelemiyor ve tek başına bırakılıyor. Bir kişi disiplin suçu işlerse ancak hücreye atılır. Buradan Adalet Bakanı ve yetkililere seslenmek isterim. Sayın savcılarımıza seslenmek isterim. Masumiyet karinesi esastır. Bu arkadaşlarımızın beraatı olduğu takdirde, ailelerinden koptuğu bu süre vicdanları sızlatacaktır. Biz kimse yargılanmasın diye bir talepte bulunmuyoruz. Yargıya olan güvenimiz esastır. Ancak tutuksuz yargılanılmalıdır. Hukukun temeli kişi hak ve özgürlüklerini korumaktır. Hiçbir arkadaşımız ülkesini terk etmez, kaçmaz. FETÖ’cüler gibi olmazlar bizim arkadaşlarımız. Bizim arkadaşlarımız bu ülkenin hizmetinde görev yapmış arkadaşlardır. Bütün arkadaşlarımız adına sesleniyorum; yargılanmaları tamam, suçları varsa tamam, herhangi bir hukuka karşı kimsenin söyleyecek sözü yok. Ancak söyleyecek tek sözümüz var, akılda kalsın: Tutuksuz yargılansınlar. Özellikle iddianamelerin ne zaman hazırlanacağını bir kez daha soruyorum. Tunç Soyer ve arkadaşlarının iddianamesi ne zaman ortaya konacaktır? Sanıklarla konuşularak 'tutukluluğuna devam' diye karar çıkartılıyor. Tutukluluğunun devamının değerlendirilmesi kararıydı. Tunç Soyer çıkıp konuşmadı. Çünkü hâkim karşısına çıktığında hâkimin Soyer’in yüzüne söyleyeceği bir suçu yoktu. Bir insanın suçunu yüzüne karşı söylemiyorsun. Bu doğru bir yaklaşım tarzı değildir. Bütün arkadaşlarımızın yeniden selamlarını iletiyorum. Aileleri adına, İzmirliler adına son sözüm şu olmalı; iddianame hazırlansın, tutuksuz yargılansınlar. Bu süreç sonunda kim suçlu kim suçsuz adalet ortaya çıkartsın."
Uludağ ve Gül: "Tutuksuz Yargılama Esas Alınmalı"
Hukuki süreçlerdeki aksaklıklara değinen İl Başkan Yardımcısı Ali Hıdır Uludağ, incelediği dosyalara dair değerlendirmesini sundu:
"Cezaevi ziyaretlerinde bulunduk. Sayın il başkanım, sayın vekilim... Hak, hukuk, adalet konusundaki eksiklikler ortadadır. Dosyaları bilenlerden birisi olarak ben şunu gözlemledim; soruşturma aşamasında dosyaların tamamlanmadığını gördük. Belge ve delilsiz bir tutuklama olduğu açık. Tutuksuz yargılamanın esas olması gerektiği noktada tutuklamaların sürmesi siyasidir. İçerideki insanların cezaevinde kalması, sadece kendilerini değil tüm çevresini ve ailesini de hürriyetinden yoksun bırakmış oluyor."
İl Başkan Yardımcısı Ahmet Doğukan Gül ise adil yargılanma hakkına dikkat çekerek açıklamasını şu sözlerle bitirdi:
"İzmir ölçeğinde, önceki belediye başkanımız Tunç Soyer ve Şenol Heval hakkında gözaltı kararı verilmişti, tutuklanmışlardı. Biz bu süreçte hâkimin değiştiğini bile gördük. Daha sonrasında Seferihisar Belediye Başkanımız İsmail Bey’in diyaliz hastası olduğu halde tutuklandığını, Balçova Belediye Başkanımızın ise tahliye edildiği halde görevinden el çektirildiğini gördük. Tüm tutukluların ailelerinin zor bir süreçten geçtiğini görüyoruz. İddianamelerin hızlı çıkması gerekiyor. Uzun tutukluluk süreci devam ediyor. İnsanların temel hak ve özgürlüklerini kısıtlıyor. Adil yargılanmanın önünün açılacağı, mağduriyetlerin giderileceği ve adaletin tecelli ettiği bir süreci yaşamak istiyoruz. Adalet toplumun vicdanıdır. Soruşturmaların makul sürede tamamlanması ve doğru kararların verilmesi gerekiyor. Tutuklu olması bir kişinin suçlu olduğu anlamına gelmez."