CHP'li Kış: Hazine'nin iç borç faizi anaparayı geçti

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Hazine'nin iç borç faiz yükünün anaparayı aştığını belirterek toplam borç stokunun yedi ayda 1,8 trilyon lira artışla 15,4 trilyon liraya ulaştığını bildirdi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Hazine’nin borç stoku ve faiz yüküne ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in “mali disiplin” ve “kamuda tasarruf” açıklamalarını eleştiren Kış, Hazine'nin bir borç ve faiz sarmalına teslim edildiğini savundu.

Kış, iç borçlanmada faizin anaparayı geçtiğini vurgulayarak, "AK Parti’nin borç düzeninde faiz, anaparayı geçti. Hazine her 100 liralık iç borç için 103 lira faiz ödeyecek. Bunun adı mali disiplin değil, Türkiye’nin geleceğini faize ipotek etmektir" dedi.

Ekonomi yönetiminin politikalarını eleştiren Kış, “Vatandaşa kemer sıktıran ekonomi yönetimi, Hazine’yi borç ve faiz sarmalına teslim etti. Kamuda tasarruf emekliye, çalışana ve kamu hizmetlerine uğruyor; faize uğramıyor” ifadelerini kullandı.

İç borç faizi anaparayı aştı

Hazine’nin iç borç stokunun yedi ayda 1 trilyon 91 milyar lira artarak 9 trilyon 244 milyar liraya ulaştığını belirten Kış, bu borca karşılık ödenecek faizin ise 9 trilyon 499 milyar lira olduğunu kaydetti. Kış, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Türkiye, borçtan daha fazla faiz ödemek zorunda bırakıldığı bir noktaya getirildi. Hazine’nin 9 trilyon 244 milyar liralık iç borcuna karşılık 9 trilyon 499 milyar liralık faiz yükü bulunuyor. Başka bir ifadeyle Hazine, aldığı her 100 liralık iç borç için 103 lira faiz ödeyecek. Faiz yükü anaparayı geçmiş durumda. İktidar buna ‘mali disiplin’ diyemez. Bunun adı, bütçeyi faiz çevrelerine teslim etmek ve gelecek yılların kamu gelirlerini bugünden ipotek etmektir. Türkiye’nin vergileri daha tahsil edilmeden faize bağlanmıştır.”

Yılın ilk yedi ayındaki borçlanma verilerini paylaşan Kış, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hazine yedi ayda 3 trilyon 706 milyar lira yeni borç almış, anapara ve faiz için 4 trilyon 354 milyar lira ödemiştir. Borç alarak eski borcu ve faizini ödeyen, ardından ortaya çıkan açığı kapatmak için yeniden borçlanan bir yapı oluşmuştur. Hazine artık kamu yatırımlarını ve toplumsal ihtiyaçları finanse eden bir kurumdan çok, borç ve faiz çarkını döndüren bir yapıya dönüştürülmüştür. Bu sistemde borç kapanmıyor, yalnızca daha yüksek faizle geleceğe devrediliyor. Kaybeden ise vergileriyle bu ağır faturayı ödeyen vatandaş oluyor."

Borcun yüzde 72'si kur ve faiz riski taşıyor

Hazine’nin dış borçlarının 6 trilyon 219 milyar liraya yükseldiğini ve toplam borç stokunun yüzde 51’inin döviz cinsinden oluştuğunu ifade eden Kış, borcun yüzde 72,7’sinin kur veya faiz riski taşıdığını belirtti. Kış, “Hazine’nin dış borçlarının tamamı, iç borçlarının da yüzde 18,1’i döviz cinsinden. Toplamda 7 trilyon 892 milyar liralık borç dövizle ödenecek. Türk lirasındaki her değer kaybı, Hazine’nin ve dolayısıyla milletin sırtındaki yükü artırıyor. İktidar yalnızca bugünün bütçesini değil, ülkenin geleceğini de kur ve faiz riskine teslim etmiş durumda” dedi.

Geçen yıl ihtiyaç fazlası borçlanma yapıldığını hatırlatan Kış, şu ifadeleri kullandı:

"Hazine geçen yıl ihtiyaç duymadığı hâlde yaklaşık 500 milyar lira fazla borçlandı. Şimdi bu paranın faizini millet ödüyor. Yıllık maliyeti yüzde 50’ye yaklaşan böyle bir borçlanmanın ekonomik akılla, kamu yararıyla veya mali disiplinle açıklanması mümkün değildir. Emekliye kaynak yok, asgari ücretliye ara zam yok, çiftçiye yeterli destek yok, kamu yatırımlarına ödenek yok; ancak yüksek faizle borçlanmaya gelince sınırsız kaynak var. Kamuda tasarruf Hazine’ye uğramıyor. Tasarruf, yalnızca vatandaşın sofrasından ve kamu hizmetlerinden yapılıyor."

CHP'li Kış, borç yönetimi politikalarının değiştirilmesi gerektiğini savunarak açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"Vatandaşın ödediği vergiler faiz çevrelerinin kazancına değil; okula, hastaneye, üretime, istihdama ve sosyal desteğe ayrılmalıdır. Borç yönetimi şeffaflaştırılmalı, döviz ve değişken faizli borçların payı azaltılmalı, yüksek faizle sürekli borçlanma politikasından vazgeçilmelidir. İktidarın ‘mali disiplin’ adı altında uyguladığı program, kamu maliyesini düzeltmemiş; borç stokunu ve faiz yükünü büyütmüştür. Bir ülkede iç borcun faiz yükü anaparayı geçmişse orada başarıdan söz edilemez. AK Parti, Türkiye’yi borçla dönen ve faize çalışan bir Hazine düzenine mahkûm etti. Biz, bütçenin faiz çevreleri için değil halk için kullanıldığı; borcun değil üretimin, yatırımın ve refahın büyüdüğü bir ekonomik düzeni kuracağız."

İLGİLİ HABERLER