CHP'li Özkan'dan İktidara 'Çeşme ve Liman' Yanıtı: "Kimin Parasıyla Kimi Avlıyorsunuz?"

Begüm Burçak GÜNAY- GERÇEK HABERCİ- ÖZEL HABER- CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, dünkü Esnaf Odası seçimleri sırasında AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya'nın Çeşme ve İnciraltı projelerine yönelik "Neden kaçıyorsunuz, gelin oturalım" çağrısına detaylı ve sert bir yanıt verdi. Çeşme Projesi'nin İzmir'i kalkındırmak yerine devasa bir alanı rant bölgesine çevirme çabası olduğunu savunan Özkan, ihale süreçlerindeki şeffaflık eksikliğini ve liman devrini de eleştirerek partisinin tutumunu net bir şekilde ortaya koydu.

Özkan, GERÇEK HABERCİ’nin sorularını yanıtlarken Çeşme Projesi'nin kapsadığı alanın büyüklüğüne ve bu alandaki mülkiyetin kime ait olduğuna dikkat çekti:

"Siz İzmir'in nabzını çok iyi tutan bir gazetecisiniz. Size bir soru sormak istiyorum. Çeşme projesi ne demek? Çeşme'deki Çeşme ilçesini ayağa kaldırma projesi mi demek? Özel bir zenginlik alanı yaratmak. Çeşme projesi, Çeşme Yarımadası’nın yüzde 55'i demek. 16.624 hektar arazi demek. İçinde kurduyla, kuşuyla, gölüyle, yeraltı su kaynaklarıyla, deniziyle bir proje demek."

Söz konusu arazinin büyük bölümünün devlete ait olduğunu vurgulayan Özkan, projeyle halkın haklarının gasp edileceğini savunarak şunları söyledi: "Çeşme'de bu proje alanında özel mülk var mı? Var. Ne kadarı proje alanının? Yüzde 7'si. Peki geri kalanı ne? Kamu arazisi. İzmirli gidiyor o ağacın altında, deniz manzarası altında pikniğini yapıyor çoluğuyla çocuğuyla, sonra dönüyor. Artık diyecek ki adam 'Burası benim havuzum kardeşim, sen niye geliyorsun buraya' diyecek. Kimin parasıyla kimi avlıyorsunuz kardeşim? Kimin malıyla kimi avlıyorsunuz kardeşim?"

"Danıştay 'Kamu Yararı Yoktur' Diye Durdurdu"

Tuncay Özkan, projeye karşı yargının verdiği durdurma kararının arkasında siyasi değil, hukuki gerekçeler ve kamu menfaati olduğunu belirtti:

"Kim durdurdu? Cumhuriyet Halk Partisi mi durdurdu? Hayır. Kim durdurdu? Danıştay İdari Davalar Dairesi durdurdu. Genel kurul kararıyla durdurdu. Niye durdurdu? 'Kamu yararı yoktur' diye durdurdu. 'Bu kadar geniş bir araziyi, denizi, gölü, ağacı, ırmağı nasıl verirsin' diye durdurdu."

Yapılmak istenen tahsisin doğaya vereceği zararın altını çizen milletvekili, "Senin paran, benim param bir araya gelecek, kendimize alan yapacağız. Peki kimin malının üstüne yapacağız? Vatandaşın, milletin malının üstüne. Yazıktır, günahtır. Dağ kalmayacak, taş kalmayacak, ağaç kalmayacak, kuş kalmayacak, börtü böcek kalmayacak." ifadelerini kullandı.

"Hukuken Çökmüş Bir Proje"

Yatırımcılara karşı olmadıklarını ancak bu ölçekte bir alanın tahsis edilmesinin mantıksız olduğunu ifade eden Özkan, alan büyüklüğünü detaylandırarak itirazlarını şu sözlerle sürdürdü:

"Ben yatırım yapmak istiyorum, Çeşme ilçesi orada duruyor. Ben yatırım yapmak istiyorum, İzmir burada duruyor. Otel yapacaksın buyur gel yap. Seni tutan mı var? 16.624 hektar yani 167.000 metrekare, 166.24 kilometre büyüklüğünde bir alandan bahsediyoruz. Neye tekabül ediyor biliyor musunuz? Bütün yarımadanın yüzde 55'ine tekabül ediyor. Niye iptal etmiş? Danıştay diyor ki; kamu yararı ve gereklilik yeterince ortaya konulmamıştır. Bu nedenle proje yapılamaz diyor. Yani hukuken çökmüş bir proje."

Liman İhalesi ve Körfez Kirliliği: "Taahhüt Ne Kardeşim, Kimse Bilmiyor"

Özkan'ın açıklamalarındaki bir diğer önemli başlık ise İzmir Limanı'nın devri ve ihale süreçlerindeki şeffaflık eksikliği oldu:

"Liman ihalesinden haberiniz var mı? Nasıl verildi Albayrak'a? Bilginiz var mı? Şartları ne, şartname var mı? Yatırım yapacak o kadar paraya yatıracaklar, yatırmazsa ne yapacaksın? İhale yok, şartname yok, ne yapacağına dair taahhüt yok, bilmiyoruz. Niye alkışlıyorsun kardeşim diyorum? 'İyi alkışlarım' diyor."

İzmir Körfezi'ndeki kirliliğe de değinen Özkan, liman çevresindeki denetimsizliklerin asıl sorun olduğunu belirterek, "Körfezi kirleten sintine suyunu bıraktı gitti. Ben müdahale edeyim, hayır edemezsin. Ben ceza keseyim, hayır kesemezsin." diyerek yetkililerin tutumunu eleştirdi.

İnciraltı ve Rant Tepkisi: "Sağlık Turizmi Alanı da Rant Alanı"

İnciraltı bölgesinin yapılaşmaya açılması planlarını taşıdığı afet riskleri üzerinden eleştiren Özkan, şunları söyledi: "İnciraltı planları. Tamam var, deprem bölgesi, tsunami var, her şey var, al buyur." Yapılmak istenen projelerin arkasında farklı niyetler olduğunu savunan Özkan, "Sağlık turizmi alanını konuşup diğerlerini konuşmayacağız. Rant alanlarını konuşmayacağız. Sağlık turizmi alanı da rant alanı." dedi.

İLGİLİ HABERLER