İktidar çevrelerinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne yönelik olası düzenlemeler yeniden konuşulurken Cumhur İttifakı’nın ortaklarından Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) temel yapının değişimine karşı çıktığı ifade ediliyor. Parti Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, sistemde köklü değişiklik yapılması veya parlamenter sisteme dönüşülmesi yönündeki tartışmalara sıcak bakmadığı aktarılıyor.
Basında yer alan haberlere göre AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığı ile seçimlerde yüzde 50 artı 1 oy oranına ulaşma senaryoları üzerinden çeşitli formüller değerlendiriliyor. Bu süreçte Saray’da yürütüldüğü iddia edilen çalışmalarda yetki devri, bakanların milletvekilleri arasından seçilmesi, müsteşarlık makamının ihyası ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin denetim yetkilerinin genişletilmesi gibi seçeneklerin masada olduğu öne sürülüyor.
Bahçeli’den siyasi partiler ve seçim sistemi çağrısı
MHP cephesinde ise konunun ele alınış biçiminin farklı olduğu vurgulanıyor. Bahçeli’nin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni geçici bir uygulama olarak görmediği, aksine yürütmeyi güçlendiren, yönetimde istikrar sağlayan ve koalisyon dönemlerini sona erdiren bir yapı olarak savunduğu kaydediliyor. MHP kaynaklarına dayandırılan bilgilere göre Bahçeli’nin önceliği sistemden vazgeçmek değil, mevcut modelin kurumsallaştırılması ve işleyişini kolaylaştıracak yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesidir.
Bu çerçevede Bahçeli’nin daha önce yaptığı açıklamalar da dikkat çekiyor. Bahçeli, konuya ilişkin şu ifadeleri kullanmıştı:
“Önümüzdeki süreçte sistemin ruhuna uygun, siyasi istikrarı ve demokratik gelişimi esas alan bir anlayışla siyasi partiler ve seçim sisteminin de yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.”
Söz konusu açıklamanın, parlamenter sisteme geçiş sinyali olarak değil; Siyasi Partiler Kanunu ve seçim mevzuatının Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle uyumlu hale getirilmesi talebi olarak okunması gerektiği belirtiliyor. Bu durum, iktidarın önündeki olası sistem revizyonu dosyasında MHP’nin tutumunun belirleyici faktörlerden biri olacağı yorumlarını beraberinde getiriyor.