CHP'nin 'figüran' haberi şikayetiyle ifade veren gazeteciler haberlerinin arkasında durdu

BirGün ve Sözcü TV çalışanları, CHP'nin üye katılım törenine 'figüran' taşındığı haberleri nedeniyle açılan soruşturmada ifade vererek haberlerinin arkasında olduklarını belirtti.

BirGün gazetesi ve Sözcü TV muhabirleri, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) bir etkinliğine para karşılığı figüran götürüldüğü yönündeki haberleri nedeniyle haklarında yapılan suç duyurusu üzerine Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nde ifade verdi. Gazeteciler, Basın Suçları Soruşturma Bürosu'nda verdikleri ifadelerde ve adliye önünde yaptıkları açıklamalarda haberlerinin doğruluğunu savundu. Soruşturma, CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin'in, 25 Temmuz'da Sarıyer'de düzenlenen ve Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun da katıldığı törene bir cast ajansı aracılığıyla 950 lira karşılığında katılımcı getirildiği iddialarını haberleştiren medya kurumları hakkında yaptığı şikayet üzerine başlatılmıştı.

Haberin doğruluğunu savcılıkta anlattılar

Soruşturma kapsamında BirGün gazetesi muhabiri Ebru Çelik, internet sitesi koordinatörleri Berkant Gültekin ve Uğur Koç ile Sözcü TV muhabiri Nedim Bayhan ifade verdi. Muhabir Çelik, ifadesinde olayı başından sonuna kadar anlattığını belirterek şunları söylediği öğrenildi:

“Ellerimize bayrak vererek sallamamızı söylediler ve cast ajansında çalıştığını düşündüğüm kişiler bize direktif vererek slogan atmamızı ve sesli şekilde bağırmamız gerektiği şeklinde telkinlerde bulundular. Bize telkinde bulunan cast direktörlerinin CHP Gençlik Kolları yeleği giyindiklerini gördüm. Hatta servisle gelen figüranlardan birkaçına CHP yeleği giydirerek üst oturma sırası aralarında dolaştıklarını gördüm. Salonda biraz bekledikten sonra haberi yazmak amacıyla lavaboya gittim. Salon önünde bekleyen cast direktörleri bana program bitmeden salondan çıkamayacağımı söylediler. Ben de mecburen programın bitmesini bekledim ve 14.30 15.00 gibi program bitti. Mecidiyeköy’de bulunan cast ajansının merkezine geldik. Normalde figüranlara Trump AVM’nin önünde ücret ödeniyormuş ancak o gün yağmur yağdığı için ajansın merkezine gittik ve içeride 1 saat kadar bekledim. Kimliğimi alarak haberi yazmak üzere işyerime gittim.”

BirGün internet sitesi koordinatörü Berkant Gültekin'in ise haberi Çelik ile birlikte incelediklerini ve yayınlama kararı aldıklarını belirterek, “Haberin her satırı doğrudur. Haber içeriği muhabirin tanıklığı ile doğrulanmış şekildedir. Haber içeriğine bakarsanız fotoğraflarla desteklendiği sabittir. Daha sonra yine web sitemizde ve sosyal medya hesaplarımızda yapmış olduğumuz paylaşımlarda haberin gerçekliği ile ilgili videolar paylaştık. Müştekinin iddia ettiği şekilde herhangi bir suç işlemedik. Haber içeriğinin arkasındayız. Haberden sonra basına yansıyan gelişmelere baktığımızda haberin gerçekliği kendi kendini doğruladı” dediği kaydedildi.

Uğur Koç'un da ifadesinde, "Haberin doğruluğuna inanarak haber değeri olduğu için yayına aldık. Zaten daha sonrasında ortaya çıkan ek bilgilerle haberimizin doğruluğu ispat olunmuştur. Haberimizin doğruluğuna eminiz ve haberimize güveniyoruz. Haberimizin arkasındayız. Haberimizde herhangi bir suç unsuru bulunmamaktadır. Hakkımızda yapılan suç duyurusu dilekçesini okudum. Dilekçe içeriğinde bizim haber yapmak suretiyle kurgu yaptığımız söylenmiş ancak doğruluğu sabit olan haberden ziyade şikayet dilekçesi kurgu niteliğindedir” ifadelerini kullandığı öğrenildi.

Sözcü TV muhabiri Nedim Bayhan’ın ise ifadesinde, gazetecilik faaliyeti yürüttüğünü vurgulayarak şunları anlattığı belirtildi:

“Merkezin bahçesine girdiğimiz anda diğer katılımcılardan ayrı şekilde bekleyen ve binaya girmeyen bir grubun bulunduğunu gözlemledim. Daha sonra salon içerisindeyken organizasyonu takip etmek üzere kamera kurulumu yaptığım sırada röportaj yaptığım kişi bana gelerek CHP’nin üye katılım toplantısına cast ajansı aracılığıyla geldiğini kendi iradesiyle beyan etti. Bu beyan herhangi bir yönlendirme veya telkin sonucu değil, tamamen kendi isteğiyle tarafıma açıklanmıştır. Gazetecilik mesleğinin gereği olarak kamuoyunu ilgilendiren bu iddiayı kayıt altına almak amacıyla söz konusu kişiyle salonun bahçesine çıkarak şikayet konusu röportajı gerçekleştirdim. Röportaj sırasında kişinin oğlu yanımıza gelerek cast ajansı tarafından gönderildiğini ifade ettiği iş ilanı mesajını bana gösterdi. Ayrıca röportaj yaptığım kişinin cast ajansına ait servis aracında bulunduğunu gösteren fotoğraflar da mevcuttur. Röportaj yaptığım kişiyi olay günü ilk kez gördüm. Kendisini daha önce tanımıyordum. Röportaj öncesinde veya sonrasında herhangi bir tanışıklığım, irtibatım ya da bağlantım olmamıştır. Röportaj sırasında ismini ve soy ismini dahi bilmiyordum. Tamamen olay yerinde karşılaştığım ve kendi iradesiyle beyanda bulunan bir kişiyle gazetecilik faaliyetim kapsamında röportaj gerçekleştirdim.”

Adliye önünde kararlılık mesajı verdiler

İfade işlemlerinin ardından adliye önünde açıklama yapan gazeteciler, haberlerinin arkasında olduklarını yineledi. BirGün muhabiri Ebru Çelik, süreci anlatarak şunları söyledi:

“Bir haber yaptım. Bir parti söyleşisine figüran taşınacağı haberi geldi elime. Ben de gittim. Önce ajans aradım. Sonra giderek haberimi yapmak için aralarına karıştım. Bir figüran olarak CHP’nin rozet takma törenine gittim. Gittiğimde görüntü, kayıt ne kadar delil toplayabiliyorsam topladım. Oradaki figüran arkadaşlarla konuştum. Resimlerimi çektim ve kanıtlı bir şekilde ofisime geri dönüp haberimi yazdım. Haberimde hiçbir sorun yoktu. Hiçbir açık yoktu. En başından en sonuna kadar günün akışını haberimde de aktardım. Sonrasında yayınladık bunu ve bu büyük bir yankı uyandırdı. Çünkü halkı kandırıyorlardı oraya figüran toplayarak. Ben de bunu açığa çıkardığım için CHP tarafı buna biraz sinirlendi ve benim hakkımda suç duyurusunda bulundu. Geldik, ifademizi verdik. Haberimde bahsettiğim gibi o şekilde her ayrıntıyı anlattım. Hiçbir yalan yanlış yoktu. Haberimizden çok eminiz. O nedenle hiçbir korkumuz yok. Çok da rahatız.”

Çelik, savcılıkta kendisine yöneltilen sorulara ilişkin, “Haberimi, o günü anlatmamı istediler. Ben de haberimde söylediğim her şeyi a’dan z’ye ifademde de verdim. Çünkü başka ne söyleyebilirdim ki? Sabahtan akşama kadar yaşadığım olayları haberimde verdiğim gibi, anlattığım gibi orada da anlattım. Ne eksik ne fazlaydı” diye konuştu.

Berkant Gültekin de haberin doğruluğundan emin olduklarını belirterek, “Zaten haberden sonra basına yansıyanlar, medyaya yansıyanlar da bu haberin doğruluğunu teyit etti. Ajans sahipleri, ajanslarının imkanlarını seferber ederek bu etkinliğe destek verdiklerini söyledi. Dolayısıyla ortada bizim açımızdan şüpheli bir durum yok... Doğruları, gerçekleri yazmaya ve halka bunları ulaştırmaya BirGün olarak 22 yıldır nasıl devam ediyorsak bundan sonra da devam edeceğiz” dedi.

Uğur Koç ise kendilerine yönelik suç duyurusunun "suç uydurma" niteliğinde olduğunu savunarak şunları dile getirdi: “Sosyal medyadaki bütün saldırılara, siyaset figüranlarının yaptığı, bazı medya içindeki figüran kılıklı tiplerin yaptığı bütün saldırılara, iftiralara ve kara çalmalara rağmen biz haberimizin arkasında olduğumuzu ve bu haberin doğruluğuna güvendiğimizi, somut bilgilere dayandığını bildiğimizi defalarca ifade ettik ve bugün de aynı noktadayız. İçeride savcılıkta da bunları ifade ettik. Bize karşı yapılan suç duyurusunda tam tersi ilk günden bu yana bu habere kara çalmaya çalışanların iftiralarıyla karşılaştık. Buna karşı da savcılığın nezdinde Türk Ceza Kanunu 271. madde suç uydurma suçunun işlendiğini, bu suç duyurusu dilekçesiyle beyan ettik.”

Sözcü TV muhabiri Nedim Bayhan da yaptığının tamamen gazetecilik faaliyeti olduğunu ifade ederek, “Yaptığımız haber ortada. Yaptığım röportaj ortada. Figüran şirketi kendi beyanıyla oraya figüran götürdüğünü net bir şekilde ifade ediyor. Yine CHP’de siyaset yapmak isteyen bir isim destek almak için figüran şirketi olan arkadaşlarından destek aldığını yine bir televizyon kanalında ifade ediyor. Ortada bir iş ilanı var. 950 liralık bir iş ilanı var. Bunun yanı sıra yapılan haberler ve ortaya çıkan görüntülerle birlikte Gürsel Tekin Bey’in de bizim hakkımızda bulunmuş olduğu suç duyurusu da böylelikle boşa düşmüş oldu. Yine gazetecilik kazandı” dedi.

İLGİLİ HABERLER