Alparslan Kuytul ve çevresindeki yapılanmaya yönelik adli süreçte, CİMER sistemi üzerinden gelen ihbarların ilk kaydının 10 Ekim 2024 tarihinde oluşturulduğu görüldü. Vatandaşlar tarafından yapılan bu başvuruların sadece kamuoyuna yansıyan açıklamaları değil; grubun iç organizasyonu, mali kaynakları, eğitim faaliyetleri ve farklı şehirlerdeki sorumluluk dağılımını da kapsadığı ortaya çıktı.
Soruşturma dosyasına giren kayıtların 2024, 2025 ve 2026 yıllarında devam etmesi, aynı konunun farklı başlıklar altında defalarca kamu makamlarına bildirildiğini gösterdi. İhbarlarda yer alan detaylar, yapılanmanın kademeli bir sistem içinde hareket ettiğini ve geniş bir coğrafyada örgütlendiğini işaret ediyor.
Örgüt şeması ve mali yapıya dair detaylı bildirimler
24 Kasım 2024 ve 16 Aralık 2025 tarihli CİMER başvurularında, grubun organizasyon şeması kamuoyuyla paylaşıldı. Bu bildirimlerde Alparslan Kuytul "örgüt lideri", Erol Ardıç ise "ikinci adam" olarak tanımlandı. Genel sekreterlikten hesap işlerine, lojistikten sağlık hizmetlerine ve konferans organizasyonlarına kadar çok sayıda sorumluluk alanının bulunduğu ifade edildi.
İhbarcılar, yapılanmanın İstanbul’dan Diyarbakır’a, Ankara’dan Gaziantep’e ve Erzurum’dan İzmir ile Samsun’a kadar uzanan hatlarda ayrı sorumlularla faaliyet gösterdiğini belirtti. 16 Aralık 2025 tarihli bir başka başvuruda üst yönetim için "A takımı" ifadesi kullanıldı. Erol Ardıç, İzzet Daş, Tugay Taşçı, Murat Temizkan, Harun Kızılboğa ve İsmail Ataş gibi isimlerin yönetim kadrosunda yer aldığı bilgisi verildi. Bu isimlerin bir kısmının, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmadaki irtibat çalışmasında da benzer görev tanımlarıyla kayda geçtiği görüldü.
Mali yapıya ilişkin ihbarlarda ise para ve gayrimenkullerin "hülle" yöntemiyle üçüncü kişi hesapları üzerinden gizlendiği iddia edildi. 27 Mayıs 2025 tarihli bir başvuruda, Ramazan ayında "yardım kolisi" adı altında yaklaşık 20 milyon lira toplandığı ve 2024 Kurban Bayramı'nda 560 büyükbaş hayvan kesildiği bilgisi paylaşıldı. Kesilen kurban etlerinin bir kısmının toptan satıldığı veya sucuk yapıldığı, dericilerde sigortasız 500-600 kişinin çalıştırıldığı da kaydedildi.
Eski mensuplardan çarpıcı ifadeler ve tanıklıklar
Soruşturma kapsamında ifade veren eski bir mensup, 2003-2023 yılları arasında Furkan Vakfı’ndaki etkinliklere katıldığını söyledi. Bu kişi, 2018 operasyonu sonrası Alparslan Kuytul’un devlet kurumlarını daha yoğun hedef aldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Sürekli devleti eleştirerek sohbete katılanları galeyana getirip devlete karşı kışkırtıyordu. Hatta kendi vakfındakileri sokağa döküp polisle çatıştırıyordu.”
Bilgi sahibi, toplanan kurban etlerinin ihtiyaç sahiplerine dağıtılmadığını gördüğünü ve bu durumu sorguladığında yapıdan linç edilmekle tehdit edildiğini anlattı. Kendisi gibi düşünenlerin de yapıdan ayrıldığını ve haklarında iftira atıldığını beyan etti.
Sakarya’dan bir ihbarcı ise fiziki teması olmadığını, bilgilerini sosyal medya ve yapıdan ayrılanlarla yaptığı görüşmelerden edindiğini belirtti. Koray Sarısaçlı’nın kaçırılması ve darp edilmesi olaylarının kendisinde "cemaat değil organize suç örgütü" algısı oluşturduğunu ifade eden ihbarcı, dijital materyalleri DVD halinde makamlara sunduğunu dile getirdi.
Kadın yapılanması ve eğitim faaliyetlerine yönelik iddialar
17 Aralık 2025 tarihli bir başvuruda kadın yapılanmasına dair liste sunuldu. Semra Kuytul’un "Genel Başkan" olarak yazıldığı listede, ilçe ve mahalle sorumluları ile üniversite yapılanmasındaki isimler sıralandı. Başarılı öğrencilerin Hukuk Fakültesine yönlendirildiği ve mezun avukatların grubun hukuki süreçlerinde görev aldığı bildirildi.
30 Temmuz 2026 tarihli başka bir ihbarda ise Adana’da resmi ruhsat olmadan yatılı kurs ve yurt faaliyeti yürütüldüğü, "Gazze’ye yardım" ve "kurban bağışı" adı altında izinsiz para toplandığı iddia edildi. Bu faaliyetlerin "İlim ve Dava Mektebi" sosyal medya hesapları üzerinden organize edildiği belirtildi.
Emniyet birimleri, bilgi sahibi sıfatıyla ifadeye çağrılan kişilerden ihbarların kaynağını sordu. Bazı başvuruların açık kaynak araştırmalarına dayandığı tespit edilirken, eski mensupların beyanlarında doğrudan gözleme dayalı bilgiler de yer aldı. Soruşturma dosyasında, yaklaşık 6 bin CİMER kaydının diğer delillerle birlikte değerlendirildiği öğrenildi.