Çocuklar kurşun ve yoksulluk kıskacında “Ücretsiz okul yemeği bir lütuf değildir”

Kurşun maruziyetinin çocuklarda kalıcı öğrenme güçlüğüne yol açtığına dikkat çeken uzmanlar, yoksullukla derinleşen bu tehlikeye karşı okullarda ücretsiz yemek ve temiz su sağlanmasının kamusal bir zorunluluk olduğunu söyledi.

Fevzi Efe SEKİTMEZ/GERÇEK HABERCİ- İzmir Okul Yemeği Koalisyonu, 18–24 Ekim Uluslararası Kurşun Zehirlenmesini Önleme Haftası dolayısıyla çocukların gelişimi ve eğitim hakkını tehdit eden kurşun kirliliğine dikkat çekmek için bir basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, kurşun maruziyetinin çocukların fiziksel ve bilişsel gelişimini olumsuz etkileyen, eşitsizlikleri derinleştiren ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğu belirtildi. Kurşunun sinir sistemi üzerindeki toksik etkileri ile çocukların yetersiz beslenmesi arasındaki doğrudan ilişkiye vurgu yapan uzmanlar, çözümün sadece tespitten ibaret olamayacağını, kaynağında önleme ve kamusal adımlar atılması gerektiğini ifade etti. Sağlıklı beslenme hakkının güvence altına alınması için yoksulluk ayrımı yapılmaksızın tüm okullarda öğrencilere her gün ücretsiz bir öğün yemek ve temiz içme suyu verilmesi talep edildi.

Sağlık beslenme ve eğitim ayrılamaz

Çocukların sağlıklı gelişimini desteklemek ve eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmek için ücretsiz okul yemeğinin kamusal bir sorumluluk olduğunu hatırlatan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) İzmir Şube Başkanı Aslı Tamtürk, "Bugün, 18–24 Ekim Uluslararası Kurşun Zehirlenmesini Önleme Haftası kapsamında, çocukların sağlığını, gelişimini ve geleceğini ilgilendiren önemli bir konuya dikkat çekmek üzere bir aradayız. Kurşun maruziyeti, çocukların fiziksel ve bilişsel gelişimini, öğrenme süreçlerini olumsuz etkileyebilen önemli bir halk sağlığı sorunudur. Biliyoruz ki çocukların sağlığı, beslenmesi ve eğitim hakkı birbirinden ayrı düşünülemez. Bu anlayışla, çocukların sağlıklı gelişimini desteklemek ve eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmek açısından ücretsiz, sağlıklı okul yemeğinin önemini ve bunun neden kamusal bir sorumluluk olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyoruz” dedi.

Çocuklarda güvenli kurşun seviyesi yok

İzmir Okul Yemeği Koalisyonu adına ortak basın açıklamasını okuyan Dr. Bülent Şık ise Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) tahminlerine göre 2023 yılında 3,5 milyondan fazla ölümün kurşunla ilişkilendirildiğini kaydetti.

Yetersiz beslenen çocukların kurşunun zararlı etkileri karşısında daha savunmasız kaldığına dikkat çeken Şık, "DSÖ'ye göre çocuklarda güvenli kabul edilebilecek bir kan kurşun düzeyi yoktur. Düşük düzeylerdeki maruziyet bile çocukların beyin gelişimini, öğrenme ve dikkat becerilerini olumsuz etkileyebilir. Kurşun maruziyeti davranış sorunlarına, kansızlığa, böbrek işlevlerinde bozulmaya ve ağır durumlarda yaşamı tehdit eden sağlık sorunlarına yol açabilir. Kurşun içeren boyalar, kirlenmiş toprak ve toz, içme suyu, bazı gıdalar, seramik kaplar ve çeşitli tüketici ürünleri önemli maruziyet kaynakları arasında yer alıyor. Kurşun maruziyeti ile beslenme arasında önemli bir ilişki bulunuyor. Demir ve kalsiyum yetersizliği, kurşunun sindirim sisteminden emilimini artırabilen etkenler arasında yer alıyor. Yetersiz ve dengesiz beslenen çocuklar, bu nedenle kurşunun zararlı etkileri karşısında daha kırılgan hale gelebiliyor” ifadelerini kullandı.

Ücretsiz öğün kamusal sorumluluktur

Okul yemeğinin sadece bir yoksulluk desteği değil, temel bir hak olarak ele alınması gerektiğini savunan Şık, şunları söyledi:

"Çocuklara okulda her gün ücretsiz, yeterli ve dengeli bir öğün yemek ve temiz içme suyu sağlanması, besin öğesi yetersizliklerinin azaltılmasına katkıda bulunabilir. Sağlıklı beslenme her çocuğun hakkıdır. Bu nedenle okul yemeği yalnızca yoksul çocuklara yönelik bir destek olarak değil, bütün çocukların yararlanabileceği kamusal bir hizmet olarak ele alınmalıdır. Her çocuğa ücretsiz bir öğün sağlanması, çocukların beslenme hakkını güvence altına alırken yoksulluk nedeniyle ayrımcılığa ve damgalanmaya maruz kalmalarını da önlemeye yardımcı olabilir. Çocukların kan kurşun düzeylerini izleyen, özellikle riskli bölgelerde erişilebilir tarama sağlayan bir sağlık sistemi oluşturulmalı; gıda, toprak, toz, su ve tüketici ürünlerindeki kurşun kirliliği düzenli olarak ölçülüp sonuçlar kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Çocukların kurşun maruziyetini önlemek, her çocuğa ücretsiz, sağlıklı ve güvenilir bir okul yemeği ile temiz ve güvenilir içme suyu sağlamak, bir tercih ya da lütuf değil, öncelik verilmesi gereken kamusal sorumluluklardır. Sorun, ülke kaynaklarının yetersizliği değil, bu kaynakların çocukların sağlığı ve geleceği için kullanılmasına yeterince öncelik verilmemesidir."

İLGİLİ HABERLER