Fevzi Efe SEKİTMEZ-GERÇEK HABERCİ-ÖZEL HABER- Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir'in altyapı, iklim ve zemin yapısına dair çok çarpıcı bir rapor sundu. Kent genelindeki dolgu alanlarının hızla çöktüğünü belirten Yaşar, önlem alınmadığı takdirde kentin sembol merkezlerinin sular altında kalacağını söyledi. Küresel iklim krizinin kapıdaki yeni halkası olan Mega El Nino'ya da dikkat çeken Yaşar, İzmir'i bekleyen tehlikeleri sıraladı.
“Her Yıl 2 Santimetre Çöküyor”
İzmir'in en büyük ve hayati sorununun zemin çökmesi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Doğan Yaşar, kentin dolgu alanları üzerine kurulu yapısının tehlike arz ettiğini belirtti. Cakarta örneğini hatırlatan Yaşar, İzmir'in geleceğine dair korkutan bir tablo çizdi:
"İzmir dolgu alanı olduğu için çöküyor. 1970’lere kadar yapılan hesaplarda yılda 1 cm çökerken, şimdi İzmir yılda 2 santimetre çöküyor. Kent şu ana kadar 112 santimetre çöktü ve arka taraflar artık deniz seviyesinin altında kaldı. Çankaya’da rögarlardan deniz suyu fışkırıyor. Deniz yükseliyor, İzmir altta kalıyor. Önlem alınmazsa Alsancak'ın içleri su altında kalacak ve 40-50 yıl sonra Basmane’de balık avlarız. Kotlar acilen yükseltilmeli ve arka taraflar yeniden inşa edilmeli."
150 Yıl Sonra Bir İlk: "Mega El Nino" Geliyor
Dünyayı ve Türkiye'yi etkisi altına alacak küresel bir iklim olayının eşiğinde olduğumuzu ifade eden Yaşar, temmuz ve ağustos ayları için kritik uyarılarda bulundu:
"2023'teki Süper El Nino'nun ardından bu yıl %80 olasılıkla en son 150 yıl önce, yani 1886'larda görülen Mega El Nino geliyor. Temmuz ve ağustos aylarında sıcaklıklar tehlikeli boyutlara ulaşacak. Yaşlılar, çocuklar ve işi olmayanlar kesinlikle dışarı çıkmamalı. Ekim ayından sonra yağışlar ciddi derecede artacak. Kıbrıs Şehitleri zaten su altında kalıyor, bu yağışlarda İzmir’i sel götürür."
“Körfezin Kokusu Yakında Çıkabilir”
Körfezde son yıllarda yaşanan balık ölümlerine ve koku problemine de değinen Prof. Dr. Doğan Yaşar, belediye yönetiminin arıtma tesislerine odaklanması gerektiğini söyledi:
"2024 yılında 60 ton, 2025 yılında ise 17 ton balık öldü; normalde tek bir balığın bile ölmemesi lazım. Üstelik geçmişte Bayraklı-Karşıyaka aksında görülen ölümler, ilk kez Üçkuyular ve Güney aksında da yaşandı. Bu durum Narlıdere arıtmasındaki sorunlardan kaynaklanıyor olabilir. Denizde akıntı sorunu yok, denizi karadakiler kirletiyor. Büyükşehir belediyesinin tarihi iyi okuması ve arıtmaları tam kapasite çalıştırması gerekiyor. Arıtmalar çalışınca koku kalmaz, körfez pırıl pırıl olur."