Dilek İmamoğlu'ndan mahkemenin 9 Temmuz ısrarına sert tepki

İBB davasının 61. duruşmasında savunma sırasının aniden değiştirilmesine ve duruşmaların 9 Temmuz'da bitirilmesi yönündeki karara isyan eden Dilek Kaya İmamoğlu, "Bu olağanüstü acele ve ısrarın arkasında ne bulunmaktadır?" diye sordu.

İBB davasının 61. duruşmasında savunma sırasının aniden değiştirilmesine ve duruşmaların 9 Temmuz'da bitirilmesi yönündeki karara isyan eden Dilek Kaya İmamoğlu, "Bu olağanüstü acele ve ısrarın arkasında ne bulunmaktadır?" diye sordu.

Silivri'de görülen İBB davasında yaşanan son gelişmeler, adil yargılanma hakkı tartışmalarını yeniden alevlendirdi. 19 Mart sivil darbesinin mağdur yakınları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı (ADA), 38. buluşmasını Saraçhane Parkı'nda gerçekleştirirken, Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dr. Dilek Kaya İmamoğlu mahkeme salonunda yaşananlara ilişkin çok sert ifadeler kullandı.

Yoğun savunma süreci nedeniyle ertelenen buluşmada konuşan İmamoğlu, mahkeme heyetinin tavrının "ülkenin hukuk tarihine kazınacak, vicdanları derinden sarsan bir sürece dönüştüğünü" belirtti. İmamoğlu, yargılamanın geldiği noktayı "savunma süresine dahi hâkimlerin karar verdiği, hükmün fiilen önceden belirlendiği bir tiyatro" olarak nitelendirdi.

"Dört aylık duruşmanın bir hafta uzamasında ne sakınca var?"

Dilek İmamoğlu, eşi Ekrem İmamoğlu'nun duruşmaların başında "iddia edilen örgütün yöneticisi" sıfatıyla yargılandığı için savunmasını en son yapmak istediğini söylediğini, bu talebin de mahkeme başkanı tarafından kabul edildiğini hatırlattı. Ancak 61. duruşmada hiçbir gerekçe gösterilmeden bu kararın değiştirildiğini vurguladı.

Mahkemenin duruşmayı her koşulda 9 Temmuz'da tamamlama konusundaki ısrarına dikkat çeken İmamoğlu, şu soruları yöneltti: "Bu karar değişikliği hangi ihtiyaçtan doğmuştur? Bir insanın aynı gün üç ayrı mahkemede savunma yapmaya zorlanmasının ne hukuki ne de vicdani bir karşılığı vardır."

"Bu dava mı, yoksa önceden belirlenmiş bir takvim mi?"

110 gündür süren yargılamanın sonuna yaklaşılmışken ortaya çıkan bu aceleci tutumun ardında yatan gerekçeyi sorgulayan İmamoğlu, savunmanın NATO Zirvesi ile aynı tarihe denk getirilmesine ilişkin çarpıcı bir iddiada bulundu.

İmamoğlu, şöyle konuştu: "Anlaşılan odur ki, Ekrem İmamoğlu'nun gerçekleri tüm açıklığıyla ortaya koyacağı, iddialara tek tek yanıt vererek kamuoyunu aydınlatacağı savunmasından çekinenler, bu savunmanın yaratacağı etkiyi azaltmak amacıyla savunma gününün NATO Zirvesi ile aynı tarihe denk getirilmesini istemektedir."

Kamuoyunun yanıt beklediği asıl sorunun açık olduğunu belirten Dilek İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu davada amaç, gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkması mıdır; yoksa 9 Temmuz tarihine yetiştirilmek istenen önceden belirlenmiş bir takvim midir?"

"Hakkını arayanlara tahammül göstermeyen bir anlayış"

Mahkeme salonunda yaşanan gerginliklere de değinen İmamoğlu, Ekrem İmamoğlu'nun avukatları ve duruşmayı takip eden milletvekillerinin salondan çıkarıldığını hatırlattı. Halkın iradesini temsil eden bir milletvekiline "soytarı" diye hitap edilmesini "milletimizin vicdanına havale ettiklerini" söyledi.

Dilek İmamoğlu, taleplerini net bir şekilde sıraladı: "Biz bir yıldır ayrıcalık değil; herkes için adil yargılanma hakkı istiyoruz. Masumiyet karinesine saygı, yargı süreçlerinde şeffaflık ve adalet istiyoruz. Tutukluluğun istisna, tutuksuz yargılamanın esas olduğu hukuk devleti ilkesine uygun olarak, tüm tutukluların tutuksuz yargılanmasını ve tahliyelerini talep ediyoruz."

İstanbul Barosu başta olmak üzere tüm baroları ve siyasi partileri Silivri'ye dayanışmaya davet eden İmamoğlu, bu davanın yalnızca eşi ve yol arkadaşlarının değil, Türkiye'de hukukun üstünlüğünün sınandığı bir dava olduğunu vurguladı.

"Pazartesi ve salı günü Silivri'deyiz"

Dilek İmamoğlu'nun ardından söz alan Avukat Seraf Özer, Ekrem İmamoğlu'nun önümüzdeki hafta yoğun bir duruşma takvimiyle karşı karşıya olduğunu açıkladı. Pazartesi günü diploma davası, casusluk davası ve İBB yargılamasının aynı anda devam edeceğini belirten Özer, salı günü ise İmamoğlu'nun Silivri'deki İBB davasında savunma yapmasının beklendiğini duyurdu.

Özer, "Hepinizi dayanışmak üzere Silivri'ye bekliyoruz" çağrısında bulundu. Saraçhane Parkı'ndaki buluşma, konuşmaların ardından yurttaşlarla çekilen anı fotoğrafıyla sona erdi. Buluşmaya CHP'nin seçilmiş Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, CHP PM üyesi Sinem Kırçiçek, İstanbul Kadın Kolları Başkanı Hatice Selli Dursun ve Gençlik Kolları Başkanı Erdem Kara'nın yanı sıra gazeteciler, sanatçılar ve çok sayıda yurttaş katıldı.

İLGİLİ HABERLER