Dünyanın çöp kutusu İzmir! Her gün 4 ton çöp Körfeze akıyor

AB verilerine göre Türkiye'ye gönderilen plastik atık miktarı 21 yılda 435 kat arttı. Lojistik ve sanayi aksıyla bu küresel çöp trafiğinin odak noktası haline gelen İzmir’de uzmanlar uyarıyor: "Gelen atıkların akıbeti belirsiz, kontrolsüz ithalat toprağımızı ve denizimizi tehdit ediyor."

Fevzi Efe SEKİTMEZ-GERÇEK HABERCİ-ÖZEL HABER-Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerine göre AB ülkelerinden Türkiye'ye gönderilen plastik atık miktarı son 21 yılda 435 kat artarak 503 bin tona ulaştı. Türkiye’yi küresel atık trafiğinin ana rotası haline getiren bu devasa yükün Ege’deki en kritik duraklarından biri ise İzmir. Alsancak ve Aliağa limanları üzerinden kente giren ithal plastikler, Torbalı, Menemen ve Kemalpaşa’daki sanayi tesislerine dağıtılırken; kontrolsüz süreçler ve denetim eksikliği kentin toprağını ve denizini ciddi bir çevre kriziyle baş başa bırakıyor.

Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi (İPM) tarafından yayımlanan Akdeniz plastik akış modelleme raporuna göre İzmir kıyılarındaki günlük plastik akış oranı kilometre başına 7,1 kilogram olarak bildiriliyor. TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi ise ithal edilen atıkların akıbetinin belirsiz olduğuna dikkat çekerek 'Kontrolsüz bir sürece karşıyız, Türkiye’nin dünyanın çöplüğü haline getirilmesi kabul edilemez' uyarısında bulunuyor."

Limanlardan Sanayi Aksına: İzmir Plastik Rotalarının Odağında

Avrupa Birliği (AB) verilerine göre Türkiye, 2022 yılında 12,4 milyon ton atık ithal ederek AB'den en çok atık alan ülke konumuna geldi; bu dönemde ikinci sıradaki Hindistan ise 3,5 milyon tonda kaldı. Türkiye, aynı zamanda AB’nin ihraç ettiği demirli metal atıkların yaklaşık yüzde 60’ını, yani 10,7 milyon tonunu tek başına karşıladı. Eurostat’ın 2024 kayıtları, AB’nin 424 bin tonu plastik olmak üzere toplam 12 milyon 253 bin 956 ton atığı Türkiye’ye ihraç ettiğini gösterirken, son 10 yılda ülkemize giren toplam atık miktarı 118 milyon 667 bin tonu buldu. Greenpeace verilerine göre ise plastik atık ithalatı 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 19 artarak 503 bin tona ulaştı. Küresel ölçekte bakıldığında ise Çin’in 2018 yılına kadar dünya plastik atıklarının yüzde 45’ini tek başına ithal ettiği, ancak getirdiği yasakla birlikte bu devasa çöp akışının Türkiye’nin de aralarında bulunduğu ülkelere kaydığı görülüyor.

Yayınlanan raporlara göre İzmir kıyılarındaki günlük plastik akış oranı "kilometre başına 7,1 kilogram" olarak hesaplandı. Bir başka deyişle, İzmir’in her 1 kilometrelik sahil hattı, her geçen gün kilogramlarca plastik çöpün işgaline uğruyor. Bu da 629 kilometrelik sahil hattına sahip İzmir için günlük yaklaşık 4 tona tekabül etmektedir. Kıyılara ve körfeze aralıksız akan bu plastik yükü, deniz ekosistemini ve canlı yaşamını boğuyor.

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Teknik Sorumlusu Selma Akdoğan

Avrupa’dan Gelen Plastik Soframıza Kadar Girdi

Atık ithalatının kontrolsüz bir şekilde artış gösterdiğini belirten TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Teknik Sorumlusu Selma Akdoğan, “Kontrolsüz tüketim ve buna bağlı oluşan atıkların küresel bir sorun haline geldiğini görüyoruz. Pasifik Okyanusunda plastik atıklardan oluşan bir ada bulunuyor. Topraklarımız, nehirlerimiz, denizlerimiz atıkların tehditi altında. Mikro plastiklerin besin zincirindeki yolculuğu sofralarımıza kadar uzanıyor ve doğal yaşam ile birlikte sağlığımızı tehdit ediyor. Atık yönetim hiyerarşisine göre; atığın kaynağında önlenmesi, azaltılması, yeniden kullanım ve geri dönüşümü hedefleniyor. Ancak ülkemizde doğru bir atık yönetim süreci işletilemediğini görüyoruz. Oluşan atık miktarları artarken, atığı kaynağında ayrı toplayamıyor, geri dönüşüm ve bertaraf süreçlerini doğru yürütemiyoruz” dedi.

“Aliağa’ya Yasadışı Olarak Gömülen Atıklar Var”

İzmir’in Avrupa’dan gelen atıkların en sık uğradığı duraklardan birisi olduğunu belirten Akdoğan,“Gaziemir’de yaşadığımız radyoaktif ve tehlikeli atıklar ve Aliağa’ya söküm için her türlü tehlikeli içerikten arındırılmış olarak getirilmesi gereken ancak taşıdıkları asbest ve diğer tehlikeli atıkları ile söküm işlemi tamamlanan Kuito ve Ethane bu konudaki en can alıcı örneklerdir. Aliağa’ya ülkemizin farklı yerlerinde yasadışı olarak atıldığı ya da gömüldüğü basın haberlerine de yansıyan atıklarla örnekleri çoğaltmak mümkün. Ülkemizin atık ithalatı ile Dünya’nın çöplüğü haline getirilmesi kabul edilemez. Merkezi ve yerel idareler tarafından atıkların kaynağında ve uygun koşullarda ayrı toplanması için gerekli altyapı oluşturulmalıdır. Atıklar kaynağında azaltılmalı, döngüsel ekonomi yaklaşımı ile atık yönetim süreci yürütülmelidir. Bu süreçte her aşamada kontrol ve denetim mekanizmalarının doğru işletilmesi ve paylaşılması önem taşımaktadır” diye konuştu.

İLGİLİ HABERLER