Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı resmi internet sitesinde 7 Kasım tarihinde yayımlanan metinde, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, meslektaşı İlham Aliyev'e hitaben "Sayın Cumhurbaşkanı, aziz kardeşim" ifadelerini kullandı. Mektup, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin son dönemde yaşanan gerginliklerin ardından normalleşme sürecine girdiğine dair bir işaret olarak değerlendiriliyor.
Erdoğan, otuz yıl süren işgalin ardından Azerbaycan topraklarının özgürlüğe kavuşmasının yıl dönümü vesilesiyle hem halkına hem de şahsına en samimi tebriklerini sundu. Büyük Zafer'in Türk dünyası için bir gurur kaynağı haline geldiğini belirten Erdoğan, işgalden kurtarılan bölgelerdeki imar ve ihya çalışmalarının hızla ilerlemesinin ortak sevinç yarattığını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mektubunda şu ifadelere yer verdi:
"Otuz yıl işgal altında kalan kadim Azerbaycan topraklarının özgürlüğüne kavuştuğu Zafer Günü'nün altıncı yıl dönümü münasebetiyle, başta Zatıaliniz olmak üzere bütün Azerbaycanlı kardeşlerime halkım ve şahsım adına en samimi tebriklerimi iletiyorum.
Büyük Zafer'le taçlanan Azerbaycan'ın haklı mücadelesi, bütün Türk dünyası için de gurur kaynağına dönüşmüştür. İşgalden kurtarılan bölgelerin yeniden inşası ve ihyası sürecinin hızla ilerlemesi hepimizde gurur duygusu uyandırmaktadır."
Şuşa Beyannamesi'ne vurgu yapıldı
İki lider arasındaki siyasi mutabakatın temelini oluşturan Şuşa Beyannamesi'ne değinen Erdoğan, "Bir millet, iki devlet" ilkesinin ikili ve uluslararası alandaki iş birliğinin dayanağı olduğunu belirtti. Dayanışmanın sürdürüleceğine olan inancını dile getiren Cumhurbaşkanı, mektubunun devamında şunları kaydetti:
"Şuşa Beyannamesi ile en üst seviyeye taşıdığımız 'Bir millet, iki devlet' anlayışına dayanan sarsılmaz dostluk ve kardeşlik bağlarımızdan aldığımız güçle hem ikili ilişkilerimizde hem de uluslararası alanda bundan sonra da yakın iş birliği ve dayanışma içerisinde çalışacağımıza tam olarak inanıyorum."
Recep Tayyip Erdoğan, Güney Kore ziyaretinden dönüşünde gazetecilere yaptığı açıklamada, 8 Kasım tarihinde Azerbaycan'a gerçekleştireceği ziyareti planladığını duyurmuştu. Bu açıklama, Bakü yönetimi ile Ankara arasında son haftalarda gerilen ilişkilerin yumuşaması yönünde atılan adımlardan biri olarak öne çıktı.
İlişkilerdeki soğuma, Azerbaycan'da başörtüsü uygulamasına yönelik tartışmaların ardından başlamıştı. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) mensubu bazı isimlerin Bakü yönetimini eleştirmesi üzerine Azerbaycan makamları, aralarında eski Cumhurbaşkanı Danışmanı Oktay Saral'ın da bulunduğu kişilere giriş yasağı getirmişti. Saral, yaptığı açıklamalar nedeniyle görevinden alınmıştı. Gerginliğin sürdüğü dönemde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'ne İlham Aliyev katılmamış, ayrıca Aliyev'e yakın APA Ajansı'nda yayımlanan bir yazıda AKP iktidarına yönelik ağır suçlamalar yer almıştı.