Erdoğan TRT World Forum'da konuştu: Eskinin öldüğü yeni doğmadığı krizi yaşıyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel sistemin yapısal krizden geçtiğini belirterek basın özgürlüğü raporlarında çifte standart uygulandığını ve bu kavramın sopa olarak kullanıldığını savundu.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen TRT World Forum'un açılışında konuşma yaptı. Gündemdeki fon skandalı ve eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya'nın tutukluluğu hakkında herhangi bir açıklama yapmayan Erdoğan, uluslararası sistemdeki dönüşüm ve medya kuruluşlarının konumuna odaklandı.

Konuşmasında Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu'nun (TRT) yayıncılık anlayışını öven Erdoğan, kurumun 62 yıllık geçmişine dikkat çekti. Muhalefet partilerinin eleştiri hedefi olan TRT'nin yayın politikasını "doğru ve tarafsız" olarak nitelendiren Cumhurbaşkanı, kurumsal kimliğin korunmasının önemine vurgu yaptı.

Erdoğan, TRT'nin duruşuna ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“TRT ilkeli ve sorumluluk anlayışıyla çizgisini bozmadan 62 senedir istikrarlı bir şekilde yoluna devam ediyor. Doğru ve tarafsız habercilik politikasıyla nezih ve kaliteli yapımlarıyla TRT'nin sesi dünyanın dört bir ucuna ulaşıyor.”

Dünyanın sancılı döneminden geçiyoruz

Küresel güç dengelerindeki değişimi değerlendiren Erdoğan, mevcut uluslararası düzenin işlevsiz kaldığını belirtti. Kuralların yok sayıldığı ve değerlerin aşındığı bir süreçte olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı, bu dönemi "yapısal kriz" olarak tanımladı.

Erdoğan, küresel tabloya dair şunları söyledi:

“Şunu öncelikle ifade etmekte fayda görüyorum: Güç rekabetinin giderek sertleştiği, kuralların yok sayıldığı, kural temelli sistemin çok ciddi manada aşındığı, değerlerin adeta toprak kaymasına uğradığı sancılı bir dönemden geçiyoruz. Küresel yönetişim mekanizmaları, karşı karşıya olduğumuz sorunların çözüme ulaştırılmasında yetersiz ve işlevsiz kalıyor. Uluslararası sistemin üzerine bina edildiği norm ve ilkelerin tamamı bugün ayaklar altına alınıyor.

Eskinin ölmekte olduğu, yeninin ise henüz doğamadığı yapısal bir krizi hep beraber tecrübe ediyoruz. Akıl ve vicdan sahipleri olarak bu krizi adil ve hakkaniyetli çözümlerle sona erdirmenin hepimizin ortak mesuliyeti olduğuna inanıyorum. Bu seneki forumun 'Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Eder?' başlığıyla düzenlenmesini bu bakımdan fevkalade isabetli buluyorum.”

Basın özgürlüğü raporlarında çifte standart

Bazı uluslararası kuruluşların hazırladığı basın özgürlüğü endekslerini eleştiren Erdoğan, bu raporlarda İsrail'e yönelik iltimas gördüğünü iddia etti. Türkiye aleyhine sert bir dil kullanan ancak diğer konularda sessiz kalan kuruluşların güvenilirliğini sorgulayan Cumhurbaşkanı, bu durumu "çifte standardın en bayağı hali" olarak niteledi.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Fakat kimi sözde bağımsız kuruluşların hazırladığı basın özgürlüğü raporlarına göz attığımızda İsrail'e halen iltimas geçildiğini görüyoruz. Türkiye söz konusu olduğunda aslan kesilenler, mesele soykırım şebekesi olunca bakıyorsunuz hemen kâğıttan kaplana dönüşüyor. Kimse alınmasın ama bu çifte standardın en bayağı halidir. En az Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kadar kendini basın özgürlüğü konusunda otorite sayan bu kuruluşların da güvenirliği sorgulanmalıdır.”

Basın özgürlüğü kavramının siyasi bir araç olarak kullanıldığını öne süren Erdoğan, Türkiye'ye yönelik algı operasyonlarına karşı duracaklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Basın özgürlüğü kavramının, gerektiğinde bedel ödeme pahasına küresel adaletsizliklere itiraz eden ülkelere ve siyasetçilere karşı bir sopa olarak kullanılması kabul edilebilir bir durum değildir. Biz de bunu kabul etmiyoruz. Ülkemizin sırf ilkeli ve onurlu duruşundan dolayı hedef gösterilmesini, ülkemize karşı alenen haksızlık yapılmasını içimize sindiremiyoruz. Türkiye'yi art niyetli bir şekilde küresel ölçekte karalamaya ve sıkıştırmaya çalışan algı operasyonlarına boyun eğmeyeceğimizin bilinmesini açıkça isterim.”

İLGİLİ HABERLER