Şarkıcı Güllü lakabıyla tanınan Gül Tut'un 26 Eylül 2025'te Yalova'nın Çınarcık ilçesindeki evinin penceresinden düşerek yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan davada, 25 sayfalık gerekçeli karar kamuoyuyla paylaşıldı. Mahkeme heyeti, dosyadaki kamera kayıtları, bilirkişi raporları ve tanık beyanlarını bütüncül bir şekilde değerlendirerek Tuğyan Ülkem Gülter'in 'kadına ve üstsoya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi.
Olay gecesi evde bulunan tek görgü tanığı Sultan Nur Ulu'nun ifadeleri, mahkemenin kanaat oluşumunda belirleyici rol oynadı. Tanık Ulu, ilk ifadesinde düşme anını görmediğini belirtse de duruşmadaki yeminli beyanında olayı detaylandırdı. Ulu, Gül Tut'un odaya girdiği anda kendisinin aynaya döndüğünü, bu sırada Tuğyan Ülkem Gülter'in annesini arkasından üst baldırından tutarak pencereden aşağı attığını gözlemlediğini anlattı. Tanık, ilk ifadesindeki farklılığı ise sanığın kendisine zarar vermesinden ve suçu üzerine atmasından duyduğu korkuya bağladı.
Kamera kayıtları ve fiziksel deliller suçlamayı destekledi
Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi, tanık beyanlarının yanı sıra teknik verilere de geniş yer verdi. Apartman ve ev içi kamera görüntülerinin incelenmesi sonucunda, olaydan önceki gün boyunca ve ölümün gerçekleştiği saate kadar eve üç kişi dışında kimsenin giriş çıkış yapmadığı tespit edildi. Kayıtlarda, Gül Tut'un saat 01.22'de tuvalete girdiği, 01.23.58'de çıkarak "Herkes tamam mı?" diye sorduğu ve kızının odasına yöneldiği görülüyor. Saat 01.26.37'de ise düşme sesinin ardından Tuğyan Ülkem Gülter ve Sultan Nur Ulu'nun panikle dış kapıya koştuğu belirlendi.
Bilirkişi raporlarında, olayın yaşandığı odada kayganlık sağlayan herhangi bir madde kalıntısına rastlanmadığı vurgulandı. Adli Tıp Kurumu'nun otopsi bulguları da Gül Tut'un zehirlenmediğini, ölüm nedeninin yüksekten düşmeye bağlı ağır beden travması, kırıklar ve iç organ yaralanmalarından kaynaklanan iç kanama olduğunu ortaya koydu.
Mahkeme, eylemin ne zaman kesin olarak kararlaştırıldığının delillerle tam olarak belirlenememesi nedeniyle 'tasarlayarak öldürme' suç unsurunun oluşmadığına hükmetti. Şüpheden sanığın yararlanması ilkesi gereği tasarım unsuru düşürülürken, kasten öldürme eyleminin sabit olduğu kanaatine varıldı. Sanık hakkında takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığı belirtilerek tutukluluk halinin devamına karar verildi.
Savunma tarafı kararı hukuka aykırı buldu
Tuğyan Ülkem Gülter'in avukatı Merve Uçanok, gerekçeli karara tepki göstererek istinaf yoluna gideceklerini duyurdu. Uçanok, mahkûmiyet kararının büyük ölçüde tanık Sultan Nur Ulu’nun beyanına dayandırıldığını savundu. Uçanok, tanık anlatımına neden üstünlük tanındığının somut ve denetlenebilir gerekçelerle açıklanmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu karar hukuka aykırıdır. Tüm üst kanun yollarına başvurma haklarımızı kullanacağız. Adalet yalnızca bir anlatıma inanmak değil o anlatımın somut delillerle doğrulandığını ve başka türlü açıklanamayacak bir kesinliğe ulaştığını ortaya koymaktır.”