TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı. Gündeme geçilmeden önce grup başkanvekilleri söz alarak güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Oturumda en çok tartışılan konu, fon krizi ve bu süreçte yaşanan şeffaflık eksikliği oldu.
YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, 1-16 Eylül tarihleri arasında, yani 17 Eylül'de işlem yasağı getirilmeden önce 441 kişinin toplam 441 milyar liralık fon satışı gerçekleştirdiğine dikkat çekti. Günaydın, bu kişilerin önceden bilgilendirilmiş olabileceği endişesini dile getirerek küçük yatırımcının mağdur edildiğini vurguladı.
Günaydın, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“İçeride kim kilitli kalmış? İçeride küçük yatırımcı, gariban adam kilitli kalmış. Peki, o hâlde basit soruyu bir tek cümleyle soruyorum: Bu 441 kişi kimdir, herhangi birisi hakkında herhangi bir işlem yaptınız mı? Bizi hikâyelerle doyurmaya çalışmayın. Biz sizden bu basit soruya basit bir cevap bekliyoruz, bu kadar açık.”
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in Borsa İstanbul'da işlem gören 41 şirkette manipülatif işlem tespit edildiğine dair açıklamasını hatırlatan Günaydın, şirket isimlerinin kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti. Sadece sekiz şirket hakkında işlem yapıldığını belirten Günaydın, Tera Holding, Işıklar Enerji, Odine Teknoloji, Destek Finans, Gündoğdu Gıda, Özata Denizcilik, Vişne Madencilik ve Katılımevim'i örnek gösterdi.
Günaydın, “E, bu 41'den geriye kalan 33'üne niye bir işlem yapmadınız?” diye sordu ve ekledi:
“Bir tane Fatma Betül Sayan Kaya buluyorsunuz siyasette, öbür tarafta da 8 tane şirket buluyorsunuz, öbür tarafta gene saklanacak adamlarınızı buluyorsunuz; birkaç tanesini milletin önüne atıyorsunuz, geriye kalanı saklıyorsunuz, geriye kalanın arkasına saklanıyorsunuz. Ayıp değil mi ya! Böyle mi milleti kandıracaksınız.”
Ak Parti'den hesap sorulacağı taahhüdü
AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, fon soruşturmalarının titizlikle sürdürüldüğünü belirterek suçluların partisinin veya yakınlığının fark etmeksizin hesabının sorulacağını söyledi. Gül, sürecin henüz tamamlanmadığını ancak kararlılıkla ilerlediklerini kaydetti.
Gül, şu açıklamayı yaptı:
“Bu fon meselesiyle ilgili kim olursa olsun, ucu nereye giderse gitsin büyük bir titizlikle soruşturmalar devam etmektedir ve bu soruşturmalar, bu yargılamalar mutlaka ama mutlaka kim kusurluysa, kim milletin malına göz diktiyse elbette hesabı sorulacaktır.”
Gül ayrıca Libya Temsilciler Meclisi'nin Türkiye ile imzalanan Deniz Yetki Alanları Antlaşması'nı kabul etmesini önemli bir gelişme olarak nitelendirdi. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in konuya ilişkin açıklamalarını reddeden Gül, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki haklarından taviz vermeyeceğini belirtti.
CHP Grup Başkanvekili Rahmi Aşkın Türeli ise sermaye piyasalarındaki kurumsal çöküşe işaret etti. Türeli, AK Parti iktidarları döneminde bürokrasinin tahrip edildiğini ve liyakatsiz atamaların kurumları işlevsiz hale getirdiğini savundu. TÜİK verilerine duyulan güvensizliği de dile getiren Türeli, Merkez Bankası politikalarını eleştirerek enflasyonla mücadelenin yanlış yöntemlerle yürütüldüğünü öne sürdü.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, fon krizinin siyasi ve bürokratik sorumlularının hala açıklanmamasını eleştirdi. Poyraz, Cumhurbaşkanı'nın konuyu önceden bildiğini iddia ederek parlamentonun da sürece dahil olması için komisyon kurulmasını istedi. 15 Temmuz Darbe Komisyonu raporunun da rafta kaldığını belirten Poyraz, toplumun ekonomik belirsizlikler nedeniyle zor durumda olduğunu ifade etti.
Poyraz, vatandaşların mülkiyet hakkının korunamadığını savunarak şunları söyledi:
“Siz, insanların mülkiyet hakkına, elindeki üç kuruş parasını biriktirip koyduğu paraya ilişkin niyet okuyamazsınız ya! Siz koruyamamışsınız, siz yönetememişsiniz. Bürokratik ve siyasi failleri de meçhul bırakıyorsunuz. Sizce malum, bizce meçhul. Ne zaman açıklayacaksınız, kime açıklayacaksınız, hangi keyfiyete göre açıklayacaksınız belli değil.”
Gazetecilere yönelik operasyonlara tepki
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, fon krizi ve istisnai kadro iddialarını haberleştiren gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklama uygulamalarına sert tepki gösterdi. Koçyiğit, basın özgürlüğünün kısıtlandığını ve hükümetin eleştirileri susturmaya çalıştığını ileri sürdü.
Koçyiğit, gazetecilerin maruz kaldığı baskıları şöyle anlattı:
“Şimdi, bütün bu bilgiler ortalığa saçılıyor, her gün yeni yeni bir şeyler oluyor, doğal olarak biz burada konuşuyoruz, gazeteciler de bunun haberini yapmaya çalışıyor, yazıyorlar, çiziyorlar, 'tweet' atıyorlar, 'Burada bu olmuş, şurada şu olmuş, zamanında şu açığa çıkmış' diyorlar, bu da birilerini rahatsız ediyor. Kimi rahatsız ediyor Sayın Başkan? Hükûmeti rahatsız ediyor.”
20-23 Ekim tarihleri arasında farklı kentlerde çok sayıda gazetecinin duruşmaya çıkacağını belirten Koçyiğit, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin'in şikayetleriyle başlayan süreçteki hukuksuzluklara dikkat çekti. T24, Mezopotamya Ajansı, Yeni Yaşam ve JINNEWS'e yönelik erişim engellerini de gündeme getiren Koçyiğit, hükümeti şeffaf olmaya çağırdı.
Yeni Yol Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ ise istisnai kadro uygulamasının kaldırılmasını istedi. Eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya dönemindeki atamalara değinen Özdağ, liyakat dışı memuriyet yollarının kapatılması gerektiğini belirtti. Kamu görevlerine girişte sınav sisteminin bypass edildiğini savunan Özdağ, iktidarı acilen yasal düzenleme yapmaya davet etti.