Gezi Parkı davasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan ve 2017 yılından bu yana cezaevinde bulunan iş insanı Osman Kavala'nın avukatları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi'nin verdiği karara dayanarak İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne başvuruda bulunmuştu. Mahkeme, yeniden yargılama, cezanın infazının durdurulması ve tahliye yönündeki talepleri içeren bu başvuruyu reddetti.
AİHM Büyük Dairesi, 25 Ağustos 2026 tarihli kararında Osman Kavala'nın derhal serbest bırakılması ve hakkındaki mahkûmiyet kararının bütün sonuçlarının ortadan kaldırılması gerektiğine hükmetmişti. Bu kararın ardından avukatlar, yerel mahkemeden sürecin yeniden başlamasını ve müvekkillerinin özgürlüğüne kavuşturulmasını talep etmişti. Ancak İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, uluslararası mahkemenin hükmüne rağmen yeniden yargılama yolunu açmayarak hak ihlali kararının gereğini yerine getirmemiş oldu.
Süreç 2017'deki gözaltıyla başladı
Osman Kavala, 18 Ekim 2017'de gözaltına alınmış ve 1 Kasım 2017'de tutuklanmıştı. İş insanı, 2013 yılındaki Gezi Parkı eylemlerini organize etmek ve finanse etmekle suçlanıyordu. AİHM, 10 Aralık 2019'da açıkladığı ilk kararında Kavala'nın tutukluluğunun hak ihlali oluşturduğuna hükmederek derhal serbest bırakılmasını istemişti. Buna rağmen karar uygulanmamıştı.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 25 Nisan 2022'de görülen Gezi Parkı davasında Kavala'yı "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırmıştı. Yargıtay, bu kararı 2023 yılında onamıştı. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Türkiye'nin AİHM kararını uygulamaması üzerine 2022 yılında ihlal prosedürünü başlatmıştı. AİHM Büyük Dairesi de 11 Temmuz 2022'de Türkiye'nin Kavala hakkındaki önceki karara uyma yükümlülüğünü yerine getirmediğine hükmetmişti. Kavala, hakkında verilen tahliye kararlarına ve AİHM'in hak ihlali kararlarına rağmen 2017 yılından bu yana cezaevinde tutuluyor.