Milliyet gazetesine konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mekke Anlaşması, "Terörsüz Türkiye" süreci ve partisindeki son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mahkemenin mutlak butlan kararıyla göreve dönen Kılıçdaroğlu, dış politika hamlelerinden iç siyasi ayrışmalara kadar geniş bir yelpazede açıklamalar yaptı.
Türkiye'nin bölgesel güç olabilmesi için uluslararası işbirliklerinde etkin rol alması gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı (OBİT) kurulması önerisini yıllar önce gündeme getirdiklerini hatırlattı. Ülkenin dar sınırlara hapsolmasının oyun kurucu olmasını engelleyeceğini belirten lider, yeni dünya düzeninden kopmamanın önemine dikkat çekti.
Mekke Anlaşması'na verilen desteğin iktidara yardım olarak yorumlanmasına sert tepki gösteren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
“Biz hükümete destek vermiyoruz. Biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne destek veriyoruz.”
Yemen'e asker gönderileceği yönündeki iddiaları da yalanlayan Kılıçdaroğlu, Yemen Dışişleri Bakanı ile çevrim içi görüşme yaptığını ve amaçlarının bölgeye barış getirmek olduğunu aktardı. Olası bir asker gönderme tezkeresine karşı olduklarını net bir dille ifade eden Genel Başkan, askeri müdahale konusundaki kırmızı çizgilerini şöyle dile getirdi:
“Hayır, asker gönderilmesini doğru bulmuyoruz. Yabancı ülkelerin askerlerini eğitmek için giderler ama savaşmak için hayır. Türk askerinin kanı pazarlık masasına oturtulamaz.”
Süreç uzasa da çözüm öncelikli
"Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, tıkanıklık yaşanması durumunda sorumlunun PKK olacağını öne sürdü. Silahların teslim edilmesi halinde sorunun çözülebileceğini belirten lider, aceleci davranılmaması gerektiğini vurguladı.
Kılıçdaroğlu, sürecin yönetimine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Olay bir siyasal parti olayı değil. Olay, Türkiye Cumhuriyeti devleti olayı. Parlamentoda ortak kararlar alındı. Bu kararlar üzerine devlet bürokrasisine yetki verildi... Biraz sürecin uzamasından kaygılanmamak lâzım. Bütün mesele şu: Bozulacağına süreç biraz varsın uzasın ama yeter ki çözülsün bu sorun.”
Partisindeki hukuki süreçlere de değinen Kılıçdaroğlu, Yargıtay'dan gelecek karara odaklandıklarını belirtti. Hukuki detaylardan ziyade sonuçla ilgilendiğini söyleyen Genel Başkan, kurultay takviminin açıklandığını ve Yargıtay kararının çıkmasının hukuki tartışmaları ortadan kaldıracağını kaydetti.
CHP'deki ayrışma sürecine de temas eden Kılıçdaroğlu, bazı üyelerin başka oluşumlara geçiş yaptığını ancak gerçeklerin ortaya çıkmasıyla geri dönüşlerin başladığını iddia etti. Kamuoyundaki tepkilerin de zamanla azaldığını belirten lider, haklı olduklarını ve kişisel çıkar peşinde koşmadıklarını savundu.
Kılıçdaroğlu, parti tabanındaki hareketliliği şöyle anlattı:
“Şu bir gerçek, ayrılmayla beraber parti tabanından da bir grubun öbür tarafa gittiğini biliyoruz zaten. Ama zaman içerisinde gerçekler ortaya çıktıkça geri dönüşler başlıyor. Yani CHP'liler olayları gördükçe, gerçekleri gördükçe, CHP'ye dönmeye başladılar.”
Cumhurbaşkanı adaylığı tartışmalarına ise mesafeli duran Kılıçdaroğlu, önceliğin halkın ekonomik sorunları olduğunu vurguladı. Adaylık konusunun şimdiden konuşulmasının iktidara hizmet ettiğini belirten lider, “Günü zamanı gelir, adayımızı oturup belirleriz” dedi.
Özgür Özel'in genel başkanlığının devamı yönünde gelen önerileri reddetmediğini ancak ayrılık kararının nedenini bilmediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Arkadaşların ayrılmaması, Özgür Bey'in genel başkanlığının devamı şeklinde de hatta bir öneri geldi. Ben bu öneriyi de reddetmedim. Ama ayrıldılar arkadaşlar. Niye ayrıldıklarını bilmiyorum. Önce onun altını özenle çizmek isterim.”