Murat Ongun İBB davasında iddianameyi yırttı: "Frankenstein'ın eseri gibi"

İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasında savunmasını yapan Murat Ongun, iddianameyi "Dr. Frankenstein’ın eseri gibi" diyerek eleştirdi ve eşinin tahliyesi için 1 milyon dolar rüşvet istendiğini açıkladı.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 414 sanıklı İBB davasının 16. haftası Silivri'de sürüyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Kapalı Cezaevi'nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda görülen davanın 59. gününde Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun savunmasını yaptı.

Savunmasına “şüphe savunması” adını verdiğini belirten Ongun, mahkeme heyetine yönelik, "Bu coğrafyada itiraz popüler değildir. Pek tasvip edilmez. Onun yerine itaat tercih edilir. Sözü bile var: ‘İtaat et, rahat et.’ Bizim gibi umutsuz rahatsızlara ise ne gam! Devamlı itiraz ediyoruz. Neye? Haksızlığa. Adaletsizliğe. İtirazın sonu, huzurunuzdayız Sayın Başkan” sözleriyle başladı.

"Bu iddianame, Dr. Frankenstein’ın eseri gibi"

İddianamenin tepeden tırnağa sakat olduğunu savunan Ongun, "İddianame bağıra bağıra ‘siyaset yapıyorum’ diyor" ifadelerini kullandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkında da konuşan Ongun, iddianameye yönelik eleştirilerini sürdürdü: “Bu iddianame Dr. Frankenstein’ın eseri gibidir. Onun gibi saldırgan ve acımasızdır. Üstelik onu ortaya çıkaran kişi de eserinden tiksindiği için olsa gerek, onu terk etmiştir. Ankara’ya gitmiştir. Sizden beklenen, adını iddianame diye okuduğumuz bu şeyi üzerimize salmanız ve bize zarar vermesini sağlamanızdır.”

"Buradaki herkes şoför beyanıyla tutuklu"

Kendilerini tutuklatan tek delilin, Kültür A.Ş. eski genel müdürü Serdal Taşkın’ın şoförü Orhan Cevahiroğlu’nun ifadesi olduğunu ileri süren Ongun, "Yalnızca iftiracı Orhan Cevahiroğlu’nun beyanıyla Türkiye’nin cumhurbaşkanı adayı, Türkiye ve Avrupa’nın en büyük kentinin belediye başkanı tutuklandı. Fatih Keleş, ben, Necati Özkan, Hüseyin Köksal ve Serdal Taşkın da öyle. Aslında burada bulunan bu kadar insan, yalnızca onun beyanıyla tutuklandı" dedi.

İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesi ve saatler sonra başlayan İBB operasyonları arasındaki bağlantıya da değinen Ongun, "Bu iptal, sanıldığı gibi yalnızca cumhurbaşkanı adaylığını engellemek için yapılmadı. Diploma varken İmamoğlu tutuklansaydı, CHP’nin resmi cumhurbaşkanı adayı tutuklanmış olacaktı. Bu da demokratik sisteme müdahale olarak değerlendirilecekti. Böylece ileride ‘Biz seçimlere müdahale etmedik, diploması iptal edilmiş bir kişiye yönelik belediye başkanı operasyonu yaptık’ denilecekti" diye konuştu.

"Eşimin tahliyesi için 1 milyon dolar istediler"

Dava sürecinde tanımadığı Beliz Özkan isimli bir avukatın kendisine para teklifinde bulunduğunu açıklayan Ongun, şunları anlattı: "26 Nisan 2025’teki ikinci dalga İBB operasyonunda eşim de gözaltına alındı. Ertesi gün ilk ve son kez bir avukat ziyaretime geldi. Avukat Beliz Özkan, ‘Beni sizin de benim de ortak şişman arkadaşımız gönderdi’ dedi ve Cüneyt Yakut’u kastettiğini doğruladı. Mesajını iletti: ‘Başsavcılıkta yakın tanıdıkları var. 1 milyon dolar verilirse eşinizin tutuklanmamasını sağlayabilirim.’ Kendisine eşimin suçsuz olduğunu ve böyle bir param olmadığını söyledim."

"Ben örgüt avanağı mıyım?"

İddianamedeki kişisel zenginleşme iddialarına karşı malvarlığının yanlış yazıldığını belirten Ongun, "Ben dünya nimetlerinden elini eteğini çekmiş bir derviş değilim ama tekrar tekrar bakmalarına rağmen benden, ailemden ve yakınlarımdan şüpheli bir şey çıkmadı. Hal böyleyken ve ben bu sözde örgütün en çok üyeye sahip alt kolunun yöneticisiysem, bu zenginleşme faaliyetlerinden neden kendimi vareste tutmuş olayım?" diye sordu. 50’den fazla ihalede usulsüzlükle suçlandığını hatırlatan Ongun, "Halk diliyle konuşacak olsam şöyle sormam lazım: Ben örgüt avanağı mıyım? Avanak adamı örgüt yöneticisi mi yapmışlar?" dedi.

“İmamoğlu’nun böyle biri olmasını ben de çok isterdim”

Ekrem İmamoğlu ile ilişkisine de değinen Ongun, iddianamedeki liderlik tanımını eleştirdi: "İddianamede ‘Tartışılmaz ve karşı konulmaz tek söz sahibi Ekrem İmamoğlu liderliğinde’ deniyor. Vallahi de billahi de İmamoğlu’nun böyle biri olmasını ben çok isterdim. Ne yazık ki tam tersi. Bizim kendisinden en çok duyduğumuz cümle: ‘Masa kurun.’ Sayın Başkan biz mağduruz, yıllardır aşırı demokrasiye maruz kaldık. Vallahi bezdik. Demokratlıktan yorulduk biz.”

Savunmasında eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu döneminde İBB'ye yönelik denetimlerin arttığını hatırlatan Ongun, "İBB, eski İçişleri Bakanı Sayın Soylu’nun zaten özel ilgi alanıydı. Mesela bana 3 yılda 3 ayrı konuda mülkiye müfettişleri gönderdi. İfadeler alındı, incelemeler yapıldı ve sonrasında aklanmam ile sonuçlandı" dedi. Ongun, Sayıştay ve Ticaret Bakanlığı denetimlerinde de hiçbir suç bulgusuna rastlanmadığını ekledi.

Davada Tuncay Yılmaz, Fatih Keleş, İnan Güney ve Ekrem İmamoğlu'nun savunmaları henüz alınmadı. 9 Mart’ta başlayan davada tutuklu savunmalarının alındığı ilk duruşmanın, 20 Temmuz’daki adli tatil öncesi ara karara bağlanması bekleniyor. İlk duruşmadan bu yana 51 kişi tahliye oldu.

İLGİLİ HABERLER