Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde ikamet eden Güran ailesinin 8 yaşındaki kızları Narin’in cinayete kurban gitmesinin üzerinden iki yıl geçti. 21 Ağustos 2024 tarihinde saat 13.50 sıralarında evden ayrılan ve aynı gün saat 18.47’de son kez görülen çocuğun bulunması için yaklaşık 2 bin personelle arama çalışması yürütüldü. Ankara’dan gelen özel ekiplerin de katıldığı çalışmaların 19. gününde, 8 Eylül 2024’te Narin’in cansız bedeni mahalleye yaklaşık 2 kilometre mesafedeki Eğertutmaz Deresi’nde bulundu.
Güran ailesi tarafından Tavşantepe Mahallesi’ndeki kabir başında düzenlenen anma programına çeşitli sivil toplum kuruluşu temsilcileri, siyasetçiler ve çok sayıda yurttaş katıldı. Kur’an-ı Kerim tilaveti, mevlit ve dualarla başlayan törende konuşan DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, yargılama sürecindeki usulsüzlüklere dikkat çekti.
Gergerlioğlu, ailenin katil ilan edilmesinin hukuk skandalı olduğunu belirterek şunları kaydetti:
“Sizin kızınız öldürülüyor. Bir de üstüne katil, zalim, barbar ilan ediliyorsunuz. Ortada bir delil var mı? Yok. Şehir efsaneleri. Herkes bir efsane uydurmuş. Hukuk nerede? Yok. Yerel mahkemeye bakıyorsun, bir nedenle karar veriyor. İstinaf bir nedene dayandırıyor. Yargıtay bir nedene dayandırıyor. Ya iyice bir karmaşaya dönmüş arkadaşlar. A'dan Z'ye bir skandallar zinciri var. İçişleri Bakanı, bunun hesabını vermelidir. Adalet Bakanı açıklama yapmalıdır. Son derece kötü bir süreç yürütüp ardından da medyanın, işte kamuoyunun baskısıyla birilerini katil ilan edip zindanlara atıyorsun. Herkesin aile katildir dediği anda buraya beni aile davet etti. Ben geldim, işkenceye uğramışlardı. Bunu dinledim. Yüksel Güran'ın cezaevinde bana anlattıklarını ben size burada anlatmaya haya ederim. Bir annenin, bir kadının namusuna, iffetine uzatılan dilleri dinledim orada ben.”
Gergerlioğlu: Abuk sabuk söylentilerle değil, hukuki yargılama istiyoruz
Narin Güran cinayeti davasının yeniden görülmesi gerektiğini vurgulayan Gergerlioğlu, mevcut yargılamanın medyatik baskılarla şekillendiğini öne sürdü. Gergerlioğlu, Anayasa Mahkemesi’nin önünde bulunan dava sürecine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Şimdi biz burada adalet arıyoruz ama o anne, abi, amca o zindanlarda gözyaşı döküyorlar. Çünkü yavruları katledilmiş ve kendileri de cani ilan edilmiş. Olacak iş mi bu arkadaşlar? Biz herkesin katil ailedir dediği anda itiraz ettik. Şu anda Anayasa Mahkemesi'nin önünde dava. Evet ama o kadar kötü bir yargılama süreci var ki. Bu yüzden biz diyoruz ki yeniden yargılama yapılsın. Abuk sabuk söylentilerle, acayip prim yapan, medyatik görüntülerle değil, gerçekten hukuki bir yargılama yapılsın diyoruz. Burada büyük bir hata var ve bir an evvel adil bir yargılama yapılması gerekiyor. Bu topluluk, buraya gelen medya, bu adaletsizlik burada bitmez demeli. Bu dava burada bitmez demeli ve adaleti sağlamalı. Bu güce sahibiz arkadaşlar. Bu güce sahibiz. Gerçekten toplumsal vicdan, maşeri vicdan bunu sağlayabilir.”
DEM Parti milletvekilinin ardından söz alan Narin’in babası Arif Güran, ailenin maruz kaldığı zulmü dile getirdi. Nevzat Bahtiyar’ın kızını öldürdüğünü savunan Güran, soruşturmayı yürüten yetkilileri de eleştirerek duygusal açıklamalarda bulundu.
Arif Güran, “Bugün bizim için kıyamettir. Bugün bizim için kıyamettir. Yaşamak değil. Bizlere kıyameti yaşattılar. Bizleri diri diri mezara gömdüler. Eğer Nevzat Bahtiyar nasıl benim kızımı vahşice öldürüp o dereye gömdü. Bu soruşturmayı yapan jandarma ekibi, bu soruşturmayı yapan bakanlardan tut hepsine kadar bize kıyameti yaşattılar, kıyameti. Bu gördüğünüz bu aile, hepsi kıyamet yaşıyor bugün. Hiç kimse yaşamıyor. Yukarıda Allah var. Bizi cezaevinden çıkarınız, demiyoruz. Bizi cezaevinden çıkarmayın. Benim kızımın hakkını çıkarın. Benim kızımın kanı yerdedir. Benim kızımın hakkı yerdedir” dedi.
Arif Güran: Yalanlarla ailemizi yok ettiler, milyonlar olacağız
Toplumun Narin’in bulunması için gösterdiği çabaya rağmen ailenin itibarsızlaştırıldığını belirten Arif Güran, gerçeğin ortaya çıkacağına inandığını söyledi. Güran, “Bu toplum Narin için gece gündüz mücadele etti. Narin'i bulmak için. Ama yalanlarla, dolanlarla ailesini yok ettiler. Ey vicdan sahipleri neredesiniz? Elinizi vicdanınıza bırakın. Salim dediğiniz insanın 7 evladı var. Yüksel'in altı evladı var. Hiç mi merhamet korkusu sizde yok? Bu bölge bizi tanımıyor mu? Bu bölge bizi bilmiyor mu? Ama yalanlarla herkes bizden uzaklaştırdı. Ama bugün bakıyoruz ki insanlar burada bir zulüm var diyor. Biz geçen sene burada yüz kişiydik. Bugün binlerce olmuşuz ve milyonlar olacağız. Çünkü Narin'in hakkı yerdedir. Narin'in hakkı yerdedir. Bir adam ki sekiz ifade değiştiriyor” şeklinde konuştu.
Bir süre önce Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile yaptığı görüşmeye de değinen Arif Güran, Demirtaş’tan duyduğu sözü hatırlatarak adalet arayışlarını sürdürdüklerini belirtti.
Arif Güran, “Bugün bu aile, bu halk, bu toplum bu aileye mi inanacak, yoksa bir bakanın açıklamasına mı inanacak? Allah bırakmasın, Allah bırakmasın. Hak yolu birdir. Allah birdir. Kur'an birdir. Doğru da birdir. Vallahil azim doğruya gelecektir. Hiç kimsenin cesaret edemediği, hiçbir siyasetçinin korkudan konuşmadığı, bazı siyasetçiler hariç. Selahattin Demirtaş'ın bir lafını size söyleyeceğim. 'Gömen öldüren kişidir.' Bunu sizler ispat edin o zaman bunu yapmamışsa. Bunu sizler ispat edin. Bizler kıyameti gördük. Allah kimsenin başına getirmesin. Allah Nevzat'ın başına getirsin” ifadesini kullandı.
Narin Güran cinayetine ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda açılan dava, 28 Aralık 2024’te karara bağlanmıştı. İlk duruşmada Narin’in annesi Yüksel Güran, amcası Salim Güran ve ağabeyi Enes Güran’a “iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmişti. Cansız bedeni dereye taşıyan komşu Nevzat Bahtiyar ise “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Ancak Yargıtay, Bahtiyar’ın “kasten öldürmeye yardım” suçundan yargılanması gerektiğine hükmederek kararı bozdu. Yeniden görülen davada Nevzat Bahtiyar, 17 yıl hapis cezasına mahkum edildi.