Resul Emrah Şahan'dan mahkemede liderlere barış çağrısı

Şişli Belediye Başkanı, 17 aylık tutukluluğunun ardından siyasi kutuplaşmanın son bulması için Meclis'teki partilere sorumluluk alma uyarısında bulundu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesindeki yolsuzluk iddialarına ilişkin yürütülen davanın 72'nci duruşmasında sanık savunmaları ve tahliye talepleri değerlendirildi. Görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun "örgüt lideri" sıfatıyla 2 bin 352 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davada, tutuklu belediye başkanları ve iş insanlarının ifadeleri alındı. Mahkeme heyeti, duruşmayı sanık savunmalarının devamı amacıyla yarın saat 10.00’a erteledi.

Duruşmada söz alan ve 17 aydır cezaevinde bulunan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, üzerine atılan suçlamaları reddederek kişisel bir kazanç sağlamadığını vurguladı. Şahan, yetki sınırları ve eylemleri arasındaki ilişkiye dikkat çekerek şunları söyledi:

“Ben ne yaptım? Yetkim neydi? Bunların karşılığında şahsen ne elde etmişim? 17 aydır hücremde kendime aynı soruları soruyorum. Ne kendim için bir para ne de bir menfaat talep ettim. Ben sadece bana emanet edileni, kamunun menfaatini korumaya çalıştım. Şişli’nin hakkını savunduğum için tutuklanıyorum.”

Şahan, çöken hastane binasının ruhsat yetkisinin belediyede değil ilgili bakanlıklarda bulunduğunu da hatırlattı. Savunmasının ilerleyen bölümlerinde Türkiye'deki siyasi iklime değinen Şahan, Meclis'teki 11 partinin süreçte sorumluluk almasının önemine işaret etti.

Tutuklu belediye başkanı, siyasi liderlerin attığı adımlara dikkat çekerek mahkeme salonundan şu çağrıyı yaptı:

“Bu kapıyı aralayan ilk adımın Sayın Bahçeli’den gelmesi, sürecin Sayın Cumhurbaşkanı tarafından sahiplenilmesi, DEM Parti'nin sorumluluk üstlenmesi ve Genel Başkanımız Özgür Özel’in taban tepkisine rağmen sunduğu koşulsuz destek kolay kararlar değil. Bu cesareti ilk adımda bırakmayın. Türk’ün Kürt’le, iktidarın muhalefetle, devletin kendi yurttaşlarıyla yeniden güven ilişkisi kurmaya ihtiyacı var. Evleri yasa boğan acılar artık bitsin.”

Bulut Aydöner'den 'çantacı' suçlamasına ret

Duruşmada tahliye talebinde bulunan bir diğer sanık ise iş insanı Bulut Aydöner oldu. Gizli tanık beyanlarına dayanılarak tutuklandığını belirten Aydöner, gerçekleştirdiği tüm işlemlerin yasal ve ticari çerçevede gerçekleştiğini savundu. Aydöner, Şile'deki villa satışından elde ettiği nakit parayı mevzuata uygun şekilde tapuda kullandığını ifade ederek şirketinin paravan olmadığını belirtti ve şu ifadeleri kullandı:

“Ben çantacı veya emanetçi değilim. Kimseden talimat almadım. Şile'deki villa satışından elde ettiğim nakit parayı mevzuata uygun şekilde tapuda kullandım. Şirketim paravan değildir.”

Kamuoyunca yakından takip edilen davanın temelini, 11 Kasım 2025 tarihinde hazırlanan 3 bin 809 sayfalık iddianame oluşturuyor. İddianamede "örgüt lideri" olarak yer alan Ekrem İmamoğlu hakkında rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, suç gelirlerinin aklanması ve kamu zararına dolandırıcılık dahil 18 farklı suçlama yöneltiliyor. İmamoğlu’nun dosyadaki 142 eylem gerekçesiyle toplamda 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep ediliyor.

İLGİLİ HABERLER