Selçuk Bayraktar: Birkaç sene içinde küçük modüler reaktörleri yapabileceğimize inanıyorum

Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, TMRS Energy ile yürütülen ortak çalışmalar kapsamında Türkiye'nin enerji bağımsızlığına katkı sağlayacak küçük modüler reaktörlerin (SMR) üretiminde iddialı bir hedef koydu.

Türkiye'nin nükleer enerji alanındaki yerli kapasitesini artırmaya yönelik adımlar hız kazanırken, savunma sanayinin öncü isimlerinden Selçuk Bayraktar kritik bir açıklama yaptı. TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali çerçevesinde düzenlenen Nükleer Enerji Teknolojileri Tasarım Yarışması'nın finalinde genç mühendislerle buluşan Bayraktar, ülkenin enerji stratejisine dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın da katılımıyla TENMAK'ın İstanbul Küçükçekmece'deki yerleşkesinde gerçekleşen etkinlikte, Baykar'ın nükleer teknoloji alanındaki yatırımları mercek altına alındı. Yaklaşık 1,5-2 yıldır TMRS Energy iş birliğiyle sürdürülen araştırmalara değinen Bayraktar, odak noktalarının ulaşılabilir en yakın hedefler olduğunu vurguladı.

Bayraktar, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Biz şöyle dedik: En azından ulaşabileceğimiz en yakın dağ hangisiyse ona ulaşalım. Burası bize en yakın alan. Buradan başlayalım, sizler de zamanla oralara uzanırsınız diye düşündük. Ben o kadar iddialıyım ki birkaç sene içinde küçük modüler reaktörleri yapabileceğimize inanıyorum. Bunun birkaç sene içinde gerçekleşeceğine inanıyorum.”

SMR'ler enerji bağımsızlığının yapı taşı olacak

Nükleer enerjinin küresel ölçekte devlet kontrolünde yürütülen stratejik bir alan olduğuna dikkat çeken Bayraktar, özellikle nükleer yakıt döngüsünün önemine işaret etti. Büyük ölçekli reaktörlerin inşasının zorluklarına karşın, küçük modüler reaktörlerin Türkiye için bir kırılım noktası teşkil ettiğini belirten Bayraktar, bu teknolojinin havacılıktaki dönüşüm benzeri bir etki yaratacağını savundu.

Bayraktar, şunları söyledi:

“Büyük reaktörleri yapmamız çok zor olurdu. Bu, havacılıktaki kırılım gibi bir nokta aslında. Dünya da buna doğru ilerliyor ve nispeten bu dönüşümün başındayız.”

Konuşmasında insan kaynağının teknolojik dönüşümdeki rolüne de değinen Bayraktar, kendi kişisel deneyimini örnek göstererek disiplinler arası öğrenmenin gerekliliğini anlattı. Elektronik mühendisi ve robotik uzmanı olarak nükleer fiziğe uzak bir geçmişe sahip olduğunu belirten Bayraktar, 47 yaşında yeni bir alana sıfırdan başladığını ifade etti.

Bayraktar, deneyimini şöyle aktardı:

“Arkadaşlar, yer altı zenginliğiniz de olmalı. Bu çok kıymetli ama o yer altı zenginliğini de alıp işleyecek insan gücünüz olmadıkça, değer zinciri oluşturmadıkça bir şey yapamıyorsunuz. Ben de konuya çok uzaktım. Ben elektronik mühendisiyim, robotik uzmanıyım. Nükleerin N'sinden anlamazdım. Sizlerle beraber, 47 yaşında adeta 20'li yaşlarıma tekrardan döndüm ve sıfırdan bambaşka bir alanı öğreniyorum. Ne diyor şair? 'Ben öyle bilirim ki yaşamak, berrak gökte çocuklar aşkına savaşmaktır.' Öyle bir hisle bu alanda da çalışıyoruz.”

Yapay zeka çağında enerji erişimi kritik hale geldi

Dünyada elektrik tüketiminin geometrik bir artış gösterdiğini ve yapay zeka teknolojilerinin enerjiye olan bağımlılığını artırdığını vurgulayan Bayraktar, yaklaşık 600 milyon insanın hala enerjiye erişemediğine dikkat çekti. Bilgi işlem kapasitesinin enerjisiz mümkün olamayacağını belirten Bayraktar, SMR projelerinin hem insanlık adına hem de artan talep açısından tarihi bir fırsat sunduğunu belirtti.

Bayraktar, değerlendirmesini şöyle tamamladı:

“Yapay zekanın temel işleme parametresi nereye dayandırılıyor bugün itibarıyla? Enerjiye. Şayet enerjiniz yoksa bilgi işleme de sahip değilsiniz. Bilgi işlem yapamadığınızda tüm bu geliştireceğiniz teknolojilerin hiçbirini yapamayacaksınız demektir. Dolayısıyla enerji çok önemli bir noktada, önemli bir yere yerleşiyor.”

“Bu yaptığınız çalışmalar hem insanlık adına hem de artan enerji talebinin karşılanması açısından çok önemli. Dünyada elektrik tüketimi geometrik şekilde artıyor. Dolayısıyla bu projenin, teknolojinin çok önemli olduğunu ve bize tarihi bir fırsat verdiğini düşünüyorum.”

TEKNOFEST gençlere 1,5-2 yıllık deneyim kazandırıyor

Gençlerin özgüven dönüşümüne katkı sağlayan TEKNOFEST'in 9'uncu yılında 15'inci organizasyonunu gerçekleştirdiğini hatırlatan Bayraktar, yarışmaların akademik hayattan farklı olarak pratik deneyim sunduğunu dile getirdi. Yeni başlayan bir mühendisin 1,5-2 yılda edinebileceği tecrübenin TEKNOFEST süreçlerinde kazanıldığını belirten Bayraktar, bu yıl Şanlıurfa'da düzenlenecek festivalde 1,6 milyon gencin 54 farklı kategoride başvuru yaptığını açıkladı.

Bayraktar, “1,5 yıl bizim için net bir kazanım sağlıyor. Bunu geçenlerde de istişare ettik. Yeni başlayan bir mühendis yaklaşık 1,5-2 senede kazanılabilecek deneyimi TEKNOFEST'te edinebiliyor.” dedi.

Nükleer Enerji Teknolojileri Tasarım Yarışması'nın 23 milyon lira ödül ve 15 milyon lira akademik teşvik ile festivalin en yüksek ödüllü etkinliği olduğunu kaydeden Bayraktar, herkesi 30 Eylül-4 Ekim tarihlerinde Şanlıurfa'da yapılacak TEKNOFEST 2026'ya davet etti.

İLGİLİ HABERLER