Tanrıkulu, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, 19-20 yaşlarındaki üniversite öğrencileri Nevin Tekin ve Nehir Dizdar’ın "Bize gelecek yoksa sana huzur yok. Yusuf Tekin istifa et" yazılı pankartı nedeniyle Sulh Ceza Hâkimi tarafından tehdit suçlamasıyla tutuklandığını hatırlattı. Gençlerin şu anda Bakırköy Cezaevi’nde bulunduğunu belirten Tanrıkulu, bu durumun ifade özgürlüğü açısından ciddi bir sorun teşkil ettiğini vurguladı.
"Ağır Eleştirilere Tahammül Etmesi Gerekenler Siyasetçiler"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e doğrudan seslenen Tanrıkulu, gençlerin eyleminin bakan nezdinde yarattığı endişeyi sorguladı. Tanrıkulu, "19-20 yaşlarındaki iki üniversite öğrencisinin astığı bu pankart nedeniyle geleceğiniz, huzurunuz ya da güvenliğiniz hakkında gerçekten bir kaygıya kapıldınız mı? Eğer kapıldıysanız, neden siyaset yapıyorsunuz" diye sordu.
Tanrıkulu açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Burada bir eleştiri var. Belki ağır bir eleştiri. Ama ifade özgürlüğünün temeli de tam olarak bu değil mi? Ağır eleştirilere en fazla tahammül etmesi gerekenler siyasetçiler değil mi? Peki, bu tutuklamadan haberiniz var mı? Mutlaka haberiniz vardır. Sizin de çocuklarınız var. Belki kızınızın yaşlarındaki iki genç kadın bugün cezaevinde. Bu tutuklama karşısında vicdanen hiç rahatsızlık duymadınız mı? Bu pankarttan nasıl bir tehdit çıkarılabilir?"
Beklenen Açıklama: "Bu Tutuklama Doğru Değildir"
Gençlerin Türkiye İşçi Partisi üyesi olduğunu ve bakanın politikalarını desteklemek zorunda olmadıklarını belirten Tanrıkulu, eleştirilerin açıkça dile getirildiğini söyledi. Bir yargıcın bu ifadelerden tehdit sonucu çıkarmasını eleştiren milletvekili, Bakan Tekin’den konuya müdahil olmasını istedi.
Tanrıkulu, "Size Milli Eğitim Bakanı olarak, bir baba olarak ve bir yurttaş olarak düşen görev; bu sözlerden huzursuzluk, endişe ya da kaygı duymadığınızı, bunların siyaset ve ifade özgürlüğü çerçevesinde dile getirilebilecek eleştiriler olduğunu söylemektir. Bu nedenle tutuklama son derece ağır bir yaptırımdır. Sizden, 'Bu tutuklama doğru değildir' demenizi bekliyoruz. Bunu yapacak mısınız? Göreceğiz. Ama şunu unutmayın: Nevin ve Nehir’in özgürlüklerinden mahrum bırakıldığı her gün, sizin için de bir vicdan yüküdür" dedi.