Emeklilik sürecinde e-Devlet üzerinde görüntülenen prim gün sayısı, tek başına hak sahipliği için yeterli bir güvence teşkil etmiyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Uzmanı Özgür Erdursun, hizmet cetvelindeki kodlamalar, mükerrer kayıtlar ve Bağ-Kur borçlarının ilerleyen dönemlerde emekliliğin geçersiz sayılmasına yol açabileceğine dikkat çekti.
Yaşlılık aylığı tahsis edildikten sonra yapılan denetimlerde sahte sigortalılık, aynı döneme ait çakışan hizmetler veya hukuki dayanağı olmayan kayıtlar tespit edilebiliyor. Bu tür durumların ortaya çıkması halinde, geçerli prim gün sayısı emeklilik tarihi itibarıyla kanunen gerekli olan seviyenin altına düşerse aylık kesintisi veya işlemin tamamen iptali söz konusu olabiliyor.
Özgür Erdursun, emekli aylığının bağlanmış olmasının, sonradan belirlenecek usulsüz hizmetlere karşı mutlak bir koruma sağlamadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Emekli aylığı bağlandıktan yıllar sonra yapılan denetimlerde bazı prim günlerinin sahte sigortalılık, çakışma veya başka bir hukuki nedenle yaşlılık aylığı iptal edilebilir. Geçerli gün sayısı emeklilik tarihi itibarıyla gereken düzeyin altına düşerse aylığın kesilmesi veya emeklilik işleminin iptali gündeme gelebilir.”
Uzman, emekli aylığı bağlanmış olsa dahi sonradan tespit edilebilecek geçersiz hizmetlerin risk oluşturduğunu belirterek örnek bir senaryo paylaştı:
“SGK Uzmanı Özgür Erdursun'un haberine göre, emekli aylığı bağlanmış olması sonradan tespit edilebilecek geçersiz hizmetlere karşı mutlak güvence sağlamaz. Örneğin SSK'dan emekli olmak için 5.975 güne ihtiyaç duyan bir kişinin hizmet dökümünde 6.000 gün görünmesine rağmen 30 gününün geçersiz sayılması halinde geçerli gün sayısı 5.970'e düşer. Bu durumda emeklilik için gereken prim günü tamamlanmamıştır.”
Yersiz ödemeler faiziyle geri alınabilir
Emeklilik işleminin iptali durumunda, sadece aylık bağlanması durmuyor. Daha önce yapılan ödemeler ve kurumca karşılanan sağlık giderleri için ilgili mevzuat çerçevesinde geri ödeme talebi gündeme gelebiliyor. 5510 sayılı Kanun’un 96’ncı maddesi uyarınca, yersiz ödemelerin tahsilinde kusur durumu ve kurum hatası ayrımı ile birlikte süreler ve faiz uygulamaları farklılık gösteriyor. Her vakada tüm tutarların aynı şekilde iadesinin istenmeyeceği belirtilse de mali riskin ciddi boyutlarda olduğu ifade ediliyor.
Özgür Erdursun, bu mali yükümlülüklere ilişkin şu uyarıda bulundu:
“Ayrıca daha önce ödenen aylıklar ve Kurumca karşılanan sağlık giderleri için ilgili mevzuat kapsamında geri ödeme talep edilebilir. Yersiz ödemelerin geri alınmasında 5510 sayılı Kanun'un 96'ncı maddesine göre kusur ve Kurum hatası ayrımı, süreler ve faiz uygulaması farklılık gösterir. Her olayda tüm ödemelerin aynı şekilde geri isteneceği varsayılmamalıdır; ancak mali risk son derece ciddidir.”
4/B kapsamındaki sigortalılar için yaşlılık aylığı bağlanabilmesi adına prim ve prime ilişkin borç şartlarının da yerine getirilmesi zorunlu. Emeklilik dilekçesi verilmeden önce borç sorgulaması yapılması, varsa borcun ödenip sistemden düşüğünün teyit edilmesi öneriliyor. Ödemenin kayıtlara yansımasının zaman alabilmesi nedeniyle dekontların saklanması, özellikle ay sonu başvurularında ödeme ve kayıt tarihlerine hassasiyet gösterilmesi gerekiyor.
K, Ş ve S kodlarına dikkat
SGK kayıtlarında K (kontrollü), Ş (şüpheli) ve S (sahte) olarak işaretlenen işyeri kodlarıyla karşılaşılması mümkün. K veya Ş işaretli hizmetlerin otomatik olarak geçersiz sayılmadığı, inceleme sonucuna göre değerlendirildiği belirtiliyor. Ancak fiili çalışma bulunmaksızın sigortalı gösterilen dönemlerin tespiti halinde ilgili hizmetler iptal edilebiliyor.
Bu konudaki değerlendirmesini sürdüren Erdursun, şunları kaydetti:
“SGK kayıtlarında K (kontrollü), Ş (şüpheli) ve S (sahte) işyeri işaretleriyle karşılaşılabilir. K veya Ş işareti bulunan her hizmet otomatik olarak geçersiz değildir; incelemenin sonucuna bakılması gerekir. Buna karşılık gerçekte çalışılmadığı halde sigortalı gösterilen dönemlerin tespiti halinde ilgili hizmetler iptal edilebilir. Bu kayıtları başvuru öncesinde araştırın ve fiili çalışmaya dayanmayan günlere güvenerek emeklilik planlaması yapmayın.”
Gerekli şartları sağlayan vatandaşlar, SGK müdürlüklerinden veya e-Devlet üzerindeki “Gelir, Aylık, Ödenek Talep Belgesinin Verilmesi” hizmeti aracılığıyla başvuru gerçekleştirebiliyor. Başvuru sahibi, sigortalı statüsünü ve ilgili 4/A veya 4/B yaşlılık aylığı türünü seçerek banka, şube ve iletişim bilgilerini kontrol ediyor. Sistemin başvuruyu kabul etmesi, emeklilik şartlarının kesin olarak sağlandığı anlamına gelmiyor; asıl belirleyici olan SGK’nın yapacağı inceleme.
4/A statüsündeki çalışanların işten ayrılmadan önce geçerli prim günlerini, emeklilik koşullarını ve işten ayrılış prosedürlerini netleştirmesi önem taşıyor. Emeklilik nedeniyle kıdem tazminatı hakkının doğması yasal şartların gerçekleşmesine bağlı. İş sözleşmesinin sona ermesi durumunda kullanılmamış yıllık izin ücretleri de ayrıca hesaplanıyor. Bir yıldan fazla kıdemi bulunan çalışanların haklarını ve belgelerini titizlikle değerlendirmesi tavsiye ediliyor.
Emeklilik dilekçesi verilmeden önce hizmet dökümünün ay ve yıl bazında detaylı incelenmesi, aynı dönemlerdeki SSK ve Bağ-Kur çakışmalarının araştırılması, 30 günü aşan aylar ile 360 günü aşan yılların ve K-Ş-S işaretlerinin gözden geçirilmesi gerekiyor. Bağ-Kur borçlarının da kontrol edilmesi, gerekli prim gününden mümkün olduğunca fazla gerçek ve geçerli hizmetin bulunması öneriliyor. Tereddüt edilen kayıtlar için SGK’dan yazılı bilgi ve inceleme talebinde bulunulabiliyor.
Özgür Erdursun, emekliliğin sorunsuz sürdürülebilmesi için önemin altını çizerek sözlerini şöyle tamamladı:
“Emekli olmak kadar emekliliği sorunsuz sürdürebilmek de önemlidir. Bugün kontrol edilmeyen birkaç günlük prim hatası, yıllar sonra aylığın kesilmesine ve ciddi geri ödeme taleplerine yol açabilir. Yıllarca çalışarak elde ettiğiniz hakkı riske atmayın: Emeklilik dilekçesinden önce prim günlerinizi mutlaka doğrulayın.”