İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın partisinden ayrılarak Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) saflarına katılmasının ardından kentte oluşan tepki organize bir eyleme dönüştü. Türkiye Komünist Partisi (TKP) İzmir İl Örgütü, başlattığı itiraz sürecini daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla yeni bir strateji belirledi. Parti yöneticilerinin katılımıyla gerçekleşen değerlendirme toplantısında, eylemin kapsamının artırılması ve farklı kesimlerden destek alınması için yol haritası çizildi.
TKP İzmir İl Başkanı Tuğçe Sezen Gedik ve TKP Parti Meclisi Üyesi Çağlar Özkan'ın yer aldığı organizasyonda, kampanyanın şehrin çeşitli noktalarında nasıl sürdürüleceği planlandı. Gedik, yürüttükleri çalışmanın sadece bir protesto değil, siyasi etik konusunda toplumsal bir bilinç oluşturma çabası olduğunu vurguladı.
Gedik, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Başlattığımız ‘Cemil Tugay İstifa Etmeli’ imza kampanyamızı İzmir’in her köşesine taşımakta kararlıyız. Kentimizin meydanlarında, işlek caddelerinde ve mahallelerinde kurduğumuz imza masalarıyla yurttaşlarımızla buluşmaya devam ediyoruz. Ayrıca imza sürecini dijital ortama da taşıyarak internet üzerinden imza katılımını açtık. Kampanyamızı sendikalar, meslek odaları, kitle örgütleri ve muhtarlık ziyaretleriyle destekleyerek İzmir genelinde bir irade ortaklığına dönüştürüyoruz.”
Siyasi meşruiyet ve halk iradesi vurgusu
Seçmen tercihlerinin partiler arası geçişlerle yok sayıldığını savunan Gedik, bu durumun demokratik teamüllere aykırı olduğunu belirtti. Bir parti çatısı altında seçilen bir yöneticinin, görev süresi dolmadan başka bir siyasi görüşe yönelmesinin kabul edilemez bulunduğunu aktaran il başkanı, bu tutumun İzmir halkının iradesine müdahale anlamına geldiğini söyledi.
Gedik, şunları kaydetti:
“Bir parti bayrağı altında halkın oylarıyla seçilen bir ismin, görevi sürdürürken başka bir partiye geçmesi kabul edilemez. Bu durum İzmir halkının iradesine açık bir müdahaledir. Cemil Tugay görevinden istifa etmelidir. Bizler bu imza kampanyasıyla hem halkın sesini büyütüyor hem de siyasi etik ilkelerine sahip çıkıyoruz.”
Basın toplantısında kentteki mega projeler ve hizmet aksaklıkları üzerine yapılan değerlendirmelerde ise TKP Parti Meclisi Üyesi Çağlar Özkan söz aldı. Özkan, teknik ve bilimsel çözüm önerilerinin önemini korurken, şu anki önceliğin siyasi hesap verebilirlik olduğunu dile getirdi. Kaynakların doğru kullanılmamasını ve hizmetlerin aksatılmasını siyasi bir hesaplaşmanın sonucu olarak nitelendiren Özkan, vatandaşlara yönelik baskı unsurlarına karşı direnç çağrısı yaptı.
Özkan, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
“Biz her zaman İzmir’in kent gündemlerine dair sözümüzü konusunun uzmanları ile birlikte söyledik. Ancak şu an birinci önceliğimiz Cemil Tugay’ın derhal istifa etmesini sağlamaktır. İzmir’in kent sorunlarının çözümüne kaynak aktarılmaması, AK Parti’nin İzmir’le hesaplaşmasının bir çıktısı olarak yapıldı. Şimdi ise İzmir halkına, ‘Hizmet gelecek’ şantajı yapılıyor. İzmir halkı buna teslim olmamalı, siyasi tercihleri dolayısıyla göz ardı edilmeye boyun eğmemeli, oyuna ve iradesine sonuna kadar sahip çıkmalıdır.”
TKP İzmir İl Örgütü, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'na kadar kesintisiz bir şekilde yürütülecek olan kampanyaya tüm İzmirlileri davet etti. Toplanan imzaların, kentteki demokratik talepleri temsil eden kapsamlı bir bildiri haline getirilerek ilgili mercilere sunulacağı bildirildi.