Tunç Soyer'in avukatlarından tahliye çağrısı: Hangi eylemiyle suçlandığı belli değil, tahliye istiyoruz

İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi iddianamedeki eksiklikleri gerekçe göstererek dosyayı iade ederken avukatlar, somut delil bulunmadığını belirterek müvekkillerinin derhal serbest bırakılmasını talep etti.

Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in de aralarında bulunduğu 17 şüpheli hakkında S.S. İş İnsanları Gaziemir Konut Yapı Kooperatifi soruşturması kapsamında hazırlanan 1008 sayfalık iddianame, mahkeme tarafından usul eksikliği nedeniyle geri çevrildi. Savcılık makamının itirazına rağmen mahkemenin tespitlerinin değişmediğini vurgulayan savunma, tutukluluğun hukuksuz devam ettiğini öne sürerek acil tahliye kararı verilmesini istedi.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma sonunda düzenlenen iddianamede; eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya ve eski CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol ile birlikte toplam 17 kişi yer alıyor. Şüphelilere “zimmet”, “zimmet suçuna yardım etme”, “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği”, “nitelikli dolandırıcılık”, “denetim görevini ihmal ederek zimmet veya irtikaba neden olma” ve “Kooperatifler Kanunu’na aykırılık” suçlamaları yöneltildi.

Tunç Soyer’in avukatları, 28 Eylül’de düzenlenen iddianamenin İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 5 Ekim’de iade edilmesine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, mahkemenin iade gerekçelerinin savunmanın daha önce dile getirdiği hukuki itirazları doğruladığı belirtildi.

Avukatlar, mahkemenin kararındaki tespitlere şu ifadelerle dikkat çekti:

“Tunç Soyer’in aynı konudan üçüncü kez tutuklandığı 'yedeğin yedeği' dosyada 28 Eylül’de iddianame düzenlendi. Ancak İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Ekim tarihinde iddianameyi iade etti. Mahkemenin iade gerekçeleri, aylardır dile getirdiğimiz hukuksuzluğu açıkça ortaya koydu: Kimin hangi suçu işlediği, ne kadar paranın zimmete geçirildiği, hangi belgenin sahte olduğu, kimin hangi eyleminden sorumlu tutulduğu somutlaştırılmamıştır. Üstelik şüphelilerin lehine olan deliller tartışılmamış, bilirkişi ve MASAK raporları herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın kopyalanarak iddianameye aktarılmıştır.”

Somut delil ve talimat eksikliği vurgusu

Savunma ekibi, iade kararında Tunç Soyer’e yönelik suçlamaların dayanağının bulunmadığının altını çizdi. Müvekkillerinin hangi somut eylemi nedeniyle yargılandığının açıklanmadığını belirten avukatlar, savcılığın itirazının kabul edilmesinin iddianamedeki maddi eksiklikleri gidermediğini savundu.

Açıklamada, mahkemenin Soyer özelindeki bulgularına yer verilirken şu değerlendirmelere yer verildi:

“Tunç Soyer bakımından ise Mahkemenin tespitleri şu şekilde: Kooperatifteki hangi zimmet eylemine, hangi davranışıyla yardım ettiği gösterilememiştir. Aldığı bir karar, verdiği bir talimat, imzaladığı bir belge veya suç kastını ortaya koyan somut bir delil belirtilmemiştir. Başka bir ifadeyle, Tunç Soyer’in hangi somut eylemi nedeniyle suçlandığının açıklanmadığı mahkemece kabul edilmiştir. Savcılığın iade kararına yaptığı itiraz, İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesince karşı oyla kabul edildi. Dosya yeniden İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. Ancak itirazın kabul edilmesi, iddianamedeki eksiklikleri ve Mahkemenin ortaya koyduğu somut tespitleri ortadan kaldırmamaktadır. Şimdi soruyoruz: Hangi eylemiyle hangi suça yardım ettiği dahi ortaya konulamayan Tunç Soyer neden hâlâ tutukludur? İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin tensip kararıyla birlikte bu hukuksuz tutukluluğa son vermesini, iade kararı doğrultusunda derhal tahliye kararı vermesini talep ediyoruz.”

Yapılan açıklamada ayrıca duruşma takvimine de değinildi. Tunç Soyer’in tutuksuz yargılandığı ilk dosyanın duruşmasının 16 Ekim saat 10.00’da görüleceği bildirildi. Soyer’in tutuklu bulunduğu ikinci davanın duruşması ise 18 Kasım saat 10.30’da Aliağa (Şakran) Cezaevi’nde yapılacak. İade edilen üçüncü dosyaya ilişkin duruşma tarihi ise mahkemenin yapacağı tensip toplantısıyla belirlenecek.

İLGİLİ HABERLER