Yargıtay 4. Ceza Dairesi, göçmen kaçakçılığı davasında önemli bir içtihat belirleyen karar aldı. Dosya, şüphelinin güvenlik güçleriyle yaptığı ve göçmenlerin sınırı sorunsuz geçmesi durumunda para ödemeyi taahhüt eden pazarlık görüşmeleri üzerine kuruluydu. Durumu fark eden yetkililer şikayetçi olunca Cumhuriyet Savcılığı, "rüşvet vermek" ve "hakaret" suçlarından dava açtı.
Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkan sanık, memurlara yönelik hakaret suçundan hapis cezası aldı. Ancak mahkeme, rüşvet suçunun oluşması için somut bir işin yapılması gerektiği kanaatine vararak bu suçtan beraat kararı verdi. Bölge Adliye Mahkemesi de itirazları reddederek yerel mahkemenin bu yönünü onadı.
Dosyanın temyiz sürecinde Yargıtay 4. Ceza Dairesi konuyu değerlendirdi. Yüksek mahkeme, geçmiş Genel Kurul kararlarına atıfta bulunarak rüşvet suçunun ancak net bir şekilde yapılan veya yapılmayan bir eylem çerçevesinde gerçekleşebileceğini vurguladı. Kararda, teklifin bir şarta bağlanması ve o şartın gerçekleşmemesi halinde anlaşmanın konusunun ortadan kalktığı belirtildi.
Somut olayda göçmenlerin sınırın diğer tarafına geçtiğine dair herhangi bir delil bulunamadığını belirten Yargıtay, şarta bağlı teklifin Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesindeki suçu oluşturmadığını ilan ederek beraat kararını oy birliğiyle onadı.