Milyonlarca özel sektör çalışanını doğrudan etkileyen bu karar, işverenin yasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda çalışanın kıdem tazminatı dahil olmak üzere haklarını arayabileceğini netleştirdi.
Konu, farklı mahkemelerin benzer davalarda çelişkili kararlar vermesi üzerine Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu'nun gündemine taşındı. A.B. isimli bir işçi, izin ücretini peşin alamadığı gerekçesiyle sözleşmesini feshedince İş Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi haklı bularak tazminat ödenmesine hükmetti. Ancak B.K. isimli başka bir işçinin benzer davasında yerel mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, bu durumu haklı fesih nedeni saymayarak talebi reddetti.
Yargıtay emredici hükmü netleştirdi
Görüş ayrılığını gidermek için devreye giren Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 57. maddesine atıfta bulundu. Yüksek mahkeme, işverenin yıllık ücretli izne ayrılan çalışanın izin dönemine ait ücretini, işçi izne başlamadan önce peşin olarak ödeme veya avans olarak verme zorunluluğunun açık ve emredici nitelikte olduğunu vurguladı. Kararda, işçinin bu ödemenin yapılması için ayrıca talepte bulunmasının gerekmediği de belirtildi.
Yargıtay, söz konusu ödemenin yapılmamasının İş Kanunu'nun 24. maddesi kapsamında işçiye haklı nedenle fesih hakkı tanıdığını hükme bağladı. Buna göre ücretin kanuna uygun biçimde ödenmemesi halinde işçi sözleşmeyi sonlandırabilir ve koşullar oluştuğunda kıdem tazminatı talep edebilir. Mahkeme, işçinin hak ettiği süreden daha uzun izin kullanmış olmasının bile işverenin bu ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağının altını çizdi.