YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, partisinin Ataşehir İlçe Başkanlığı'nın açılış töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye'deki siyasi gelişmelere ve parti içi demokrasi adımlarına değindi. Açılışa YENİ Parti İstanbul Milletvekili Ali Gökçek, YENİ Parti Ataşehir İlçe Başkanı Atakan Anıl Dizdaroğlu ve çok sayıda partili katıldı.
Türkiye'de yargı yoluyla siyasetin dizayn edilmeye çalışıldığını savunan Çelik, bu durumun sonucunda YENİ Parti'nin kurulduğunu ifade etti. Çelik, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“YENİ Parti bir zorunluluktan doğdu. Bazen bize soruyorlar 'ayrılmasaydınız olmaz mıydı' diye. Şunu bütün Ataşehirliler biliyor ama sizin aracılığınızla bütün yurttaşlarımız da bilsin: Biz bir yerden ayrılmadık. Ben görevimin başındaydım, 5 bin polisle İstanbul il binasına girildi. Biz yine ayrılmadık, 'biz görevimizin başındayız' dedik. Sonra... Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel merkezine plastik mermilerle, gaz bombalarıyla girildi. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel beyaz gömleğiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne büyük bir yürüyüş başlattı, 'görevimin başındayım' dedi. Sonra bir baktık ki görevimizin başındayken, il binamızda makam odasındayken 'Özgür Çelik partiden ihraç edildi' diye bir son dakika. Yine 'görevimizin başındayız' dedik. Sonra bir girdik e-Devlet sistemine; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından üyelik kaydımız silinmiş. Sonra milletvekillerimiz partiden ihraç edilmiş, parti meclis üyelerimiz partiden ihraç edilmiş ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel merkezine girilmiş, yargı eliyle bir siyasi parti dizayn edilmeye çalışılıyor. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel de bu uygulamaların karşısında büyük bir yürüyüş başlattı. O yürüyüşte yanında millet vardı. YENİ Parti'yi millet kurdu, bütçesini millet oluşturdu, adını da millet verdi.”
Seçilmiş belediye başkanlarına yapılan operasyonlar
İstanbul'da 16 noktada belediye başkanlarına yönelik operasyonlar yapıldığını hatırlatan Çelik, Adalet ve Kalkınma Partisi'nden istifa eden ve Yeni Parti'yi kuran Özgür Özel'in liderliğindeki hareketin, sandığın milletin önünden kaçırılmasını engellemeyi amaçladığını belirtti. Çelik, tutuklu bulunan siyasetçilere ilişkin şunları söyledi:
“İstanbul'da 16 noktada belediye başkanlarımıza operasyonlar yapıldı. Bir gün bile cezaevinde olmaması gereken yol arkadaşlarımız haksız hukuksuz bir biçimde tutuklandılar ve çok uzun tutukluluk süreleriyle peşin olarak arkadaşlarımızın cezalandırıldığı bir dönemi yaşıyoruz. Ataşehir Belediye Başkanımız Onursal Adıgüzel ve yol arkadaşlarımız 5 ay önce tutuklandılar. 5 aydır tutuklu vaziyetteler. Şu anda 6 arkadaşımız tutuklu vaziyette. 5 aydır iddianame yazılmıyor, 5 aydır ortada bir iddianame yok. Arkadaşlarımız halen neyle suçlandığını bilmeden cezaevindeler. Başka ilçelerimizde iddianamelerin 10 ay, 11 ay, 12 ay yazılmadığı alanlar oldu. Bu olmaz, seçilmiş belediye başkanlarına bu zulüm yapılmaz. Buradan yetkililere, ilgililere sesleniyoruz: Ataşehir Belediyesi'nin iddianamesi bir an önce yazılmalıdır. Onursal Adıgüzel başkanımız, yol arkadaşlarımız kendilerini savunmalıdır ve savunmalarının sonrasında biz onların haklı olduklarını yüzde 100 biliyoruz ve eminiz. Gelip görevlerinin başına arkadaşlarımız dönmelidir.”
Çelik, Silivri Cezaevi'nde tutulu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na ve tutuklu bulunan diğer siyasetçilere selam göndererek, “Onursal Adıgüzel onurumuzdur” dedi.
Adalet ve sosyal devlet vurgusu
YENİ Parti'nin sadece sorunları dile getiren değil, çözüm üreten bir parti olduğunu vurgulayan Çelik, gelir dağılımındaki adaletsizliğe dikkat çekti. Asgari ücretle geçinen vatandaş ile yüksek gelirli vatandaşların çocuklarının eğitimdeki fırsat eşitsizliğine değinen Çelik, sosyal devletin yeniden inşası gerektiğini savundu.
Çelik, hedefledikleri Türkiye vizyonunu şu sözlerle anlattı:
“Demokratik bir Türkiye'yi inşa edeceğiz. Kuvvetler ayrılığını sağlayacağız, yargı bağımsızlığını sağlayacağız, basın özgürlüğünü sağlayacağız, parti içi demokrasiyi güçlendireceğiz. Siyasi partilerin birbiriyle eşit şartlarda rekabet edebildiği bir Türkiye'yi egemen kılacağız. Bu topraklara adaleti getireceğiz. Hem mahkeme koridorlarında adaleti sağlayacağız, ama sadece mahkeme koridorlarında değil; eğitime erişmede adaleti sağlayacağız, sağlığa erişmede adaleti sağlayacağız. Bugün Türkiye'de vatandaşın birisi 28 bin lira asgari ücret alıyorsa, devletin memuru 60 bin - 70 bin lira maaş alıyorsa, onun 3 tane çocuğu varsa, çocuğuna defter alacak parası yoksa; başka bir vatandaşın aylık geliri 500 bin, 1 milyonsa, çocuğunu dershaneye ayrı gönderiyorsa, evine özel derse öğretmenler ayrı geliyorsa, sonra 28 bin lirayla yaşayan vatandaşın çocuğuyla 500 bin TL - 1 milyon aylık geliri olan vatandaşın çocuğunu aynı gün, aynı saat, aynı sınıf, aynı sorularla bir sınava sokuyorsak işte bunun adı adalet değildir. İşte orada sosyal devlet devreye girmelidir. O dar gelirli vatandaşın çocuğuna bir eğitim fırsatı sunabilmelidir. Yüksek gelirli ailelerle dar gelirli ailelerin çocuklarını eşit bir noktada buluşturma çabası içerisinde olmalıdır devlet. Biz diyoruz ki biz bu topraklarda adaleti sağlayacağız; mahkeme koridorunda, eğitime erişmede, sağlığa erişmede, vergide, gelir dağılımında ve hayatın her alanında adaleti sağlayacağız.”
Parti içi seçimlerde üye iradesi
Konuşmasının sonunda parti içi demokrasi süreçlerine değinen Çelik, ilçe, il ve genel başkanlık seçimlerinin üyeler tarafından yapılacağını duyurdu. Bu uygulamanın devrim niteliğinde olduğunu belirten Çelik, üyelerden partiye yeni kişiler kazandırma sözü istedi.
Çelik, sözlerini şöyle tamamladı:
“Son olarak, ilçe başkanım kıymetli bir noktanın daha altını çizdi. Dedi ki: '26 Eylül'de ilçe başkanlarını üyelerimiz seçecek' dedi, 'devrim niteliğinde bir gelişme' dedi. 'Ekim'de il başkanlarını üyeler seçecek' dedi, 'Kasım'da genel başkanı üyeler seçecek' dedi. Evet, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'e bu devrim niteliğindeki, parti içi demokrasiyi kuvvetlendirecek adım için yürekten teşekkür ediyoruz. Şimdi ben sizden bir söz istiyorum. 26'sında ilçe başkanlığı, ekimde il başkanlığı seçimi... Ben şimdi sizden bir söz istiyorum. Bu arada ben sizden Atakan başkana ya da bana oy verin diye bir söz istemeyeceğim. Ben zaten sizin gençlere sahip çıkacağınızı biliyorum. İl başkanlığı seçiminde aday olursam hepinizin bana oy vereceğini biliyorum zaten. Ben sizden başka bir söz istiyorum. Başkanıma ve yol arkadaşlarımıza teşekkürler. İstanbul ortalamasının üzerinde, Ataşehir'de şu anda 5 bin üyemiz var. Bugün buradan ayrıldıktan sonra şunun sözünü istiyorum: Bugün buradan ayrıldıktan sonra her bir yol arkadaşımız YENİ Parti'ye 10 komşusunu üye yapacak mı? Bunun için söz veriyorum diyenler el kaldırsın. Arkada başka bir partili var, o bile YENİ Parti'ye 10 kişi üye yapacakmış, helal olsun sana. Başkanım, şimdi İstanbul'da üye sayımızı 1. yılımızda 500 bine çıkartmak gibi bir hedefimiz var. Bu yönüyle verdiğiniz söz çok önemli. En kısa sürede Ataşehir'deki üye sayımızı 10 bine çıkartıyor muyuz başkanım? Ne kadar zaman içerisinde? En kısa vadede... 2 ay. 2 ay içerisinde Ataşehir'deki üye sayımızı iki katına çıkartıyoruz. Değerli büyüklerim, sevgili dostlar; bu duygu ve düşüncelerle hepinizi saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum. Ataşehir Yeni Parti ilçe binamız hayırlı uğurlu olsun. Yolumuz açık olsun, yolumuz aydınlık olsun.”