Zafer Şahin: Dijital platformlardaki denetim eşitsizliği geleneksel medyayı nakavt ediyor

Köşe yazarı Zafer Şahin, yabancı dijital platformların vergi ve lisans yükümlülüklerinden muaf tutulmasının geleneksel medya karşısında haksız rekabet yarattığını belirterek acil bir B planına ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor.

Türkiye'deki medya ekosistemindeki dengesizliğe dikkat çeken Şahin, geleneksel medyanın RTÜK denetimi, vergi ve lisans gibi ağır yükümlülüklerle faaliyet gösterirken, milyarlarca liralık reklam geliri elde eden yabancı dijital platformların bu kısıtlamalardan uzak kaldığını ifade ediyor. Durumu ringe çıkan iki boksöre benzeten yazar, bir tarafın yasalarla bağlanmışken diğerinin kural tanımazlığın sağladığı avantajla hareket ettiğini ve bunun sonucunun kaçınılmaz bir nakavt olacağını belirtiyor.

Algoritmik sansür ve denetim boşluğu

Dijital mecralardaki içerik dağıtım mekanizmalarının şeffaf olmadığını öne süren Şahin, algoritmaların hangi içeriğin milyonlara ulaşacağını veya görünmez hale geleceğini tek tuşla belirlediğini savunuyor. Bu durumun örtülü bir sansür sistemi olarak işlediğini dile getiren yazar, kritik haber veya yorumların silinmeden de etkisizleştirilebildiğine dikkat çekiyor. Marjinal ve suç unsuru içeren içeriklerin X, Instagram ve YouTube gibi platformlarda algoritma oyunları sayesinde sürekli öne çıkarıldığını belirten Şahin, bu platformların sadece birer taşıyıcı değil, dağıtıma hükmeden güçler olduğunu vurguluyor.

Denetim konusundaki adaletsizliğe de değinen köşe yazarı, televizyonlarda saniyelik yayınlar için ağır yaptırımlar uygulanırken, dijitalde saatlerce erişilebilen zararlı içerikler için etkili bir mekanizma bulunmadığını ifade ediyor. RTÜK'ün iftira, hakaret, şiddet ve çocuk istismarı gibi konularda cezai işlem uygulamasının yerinde olduğunu ancak bu denetimin herkese eşit uygulanmamasının büyük bir sorun teşkil ettiğini belirtiyor.

Çocukların maruz kaldığı riskler ve çözüm önerisi

Devlet televizyonlarının çocukları koruma konusunda hassas davrandığını ancak genç nüfusun artık daha çok telefon ve tablet kullandığını hatırlatan Şahin, algoritmaların bu yaş grubuna sunduğu içeriklerle mücadelenin zorluğuna işaret ediyor. Şiddeti normalleştiren, mahremiyet sınırlarını aşan ve aile yapısını tahrip eden içeriklerin toplumsal dokuyu zedelediğini belirten yazar, dijital platformların da televizyonlarla aynı hassasiyeti göstermesi gerektiğini savunuyor. Şartların eşitlenmesi durumunda gerçeğin ve doğrunun temsilcisi olan geleneksel medyanın yani Türkiye'nin bu mücadeleden galip çıkacağını sözlerine ekliyor.

İLGİLİ HABERLER