Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından Halk TV’ye kayyum atanması sürecinin ardından kanalın karasal ve uydu üzerinden yapılan televizyon yayını sonlandırıldı. İstanbul’daki merkez binasına 14 Ekim sabahı saat 05.30 sıralarında polis ekiplerinin girmesi ve arama yapmasının ardından sinyal kesintisi yaşandı. Bu gelişmenin üzerine kanalın çalışanları, haber üretimini ve sunumunu YouTube platformu üzerinden gerçekleştirmeye başladı.
Dijital platformdaki yayın akışını Serhan Asker, Burçin Atılgan ve Gökhan Kayış yürütürken, kanaldan beş ay önce ayrılan Gözde Şeker de bu ekibe dahil oldu. Kanalın Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş ve diğer çalışanlar, atanan kayyum kararına tepkilerini daha önce yine aynı YouTube kanalı üzerinden yaptıkları ortak açıklamayla dile getirmişti.
Sosyal medya hesaplarına yönelik erişim engeli kararı bulunsa da Halk TV’nin YouTube, X, Facebook, Instagram, TikTok ve Telegram hesaplarına Türkiye içinden şu an için erişim sağlanabiliyor. Konuya ilişkin siyasi tepkiler de sürerken Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, kanalın İstanbul’daki merkezini ziyaret etmiş ve vatandaşları dijital yayınlara yönlendirmişti.
Özel, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
“Televizyona el koydunuz ama gerçek haberciliğe kayyım atayamazsınız. Çünkü artık gerçeğin tek bir frekansı yok. Artık her dil, her kalem, her sosyal medya hesabı, her platform gerçeğin frekansıdır! Bu iktidar korkaktır. Tükenmiştir. Süresini çoktan doldurmuştur. Halk TV’nin gazetecileri YouTube hesabından yayınlarına devam ediyor. İzleyin, izlettirin!”
Kanala el konulma süreci ve tepkiler
Halk TV’ye yönelik operasyon, Cafer Mahiroğlu hakkında yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleşti. 14 Ekim tarihinde TMSF’nin kanala kayyum olarak atanmasıyla birlikte yönetim değişikliği resmileşti. Binada yapılan aramalar ve yayın durdurma işlemi, meslek örgütleri, barolar, sivil toplum kuruluşları ve toplumun çeşitli kesimlerinden gelen yoğun tepkiyle karşılandı. Çalışanlar, yayın haklarının gasp edildiği gerekçesiyle hukuki ve mesleki mücadelelerini sürdürdüklerini belirtirken, izleyici kitlesi haber akışını takip etmek için dijital mecralara yöneldi.