AK Parti Genel Sekreteri İnan: Darbeciliğin hiçbir gerekçesi meşru değildir

Eyyüp Kadir İnan, 12 Eylül darbesinin yıldönümünde vesayet zihniyetini eleştirerek milletin iradesine yapılan müdahalelerin asla mazur görülemeyeceğini vurguladı.

Ak Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, 12 Eylül 1980 askeri müdahalesinin 46. yılı dolayısıyla yayımladığı mesajda demokrasi tarihine dair değerlendirmelerde bulundu. İnan, açıklamasında siyasi yasaklar ve insan onurunu zedeleyen uygulamalarla anılan bu dönemi, Türkiye demokrasisine yöneltilmiş en ağır saldırılardan biri olarak nitelendirdi.

Milletin iradesini gasbeden ve Meclisi kapatan darbecileri lanetleyen İnan, darbe kavramını tanımlayarak şu ifadeleri kullandı:

“Darbe; kendilerini milletin üzerinde görenlerin, devleti kendi mülkü, vatandaşın iradesini ise gerektiğinde yok sayabilecekleri bir ayrıntı olarak kabul etmesidir. Bu nedenle darbeciliğin hiçbir gerekçesi meşru, hiçbir bahanesi mazur görülemez.”

Vesayete karşı sivil iradenin hukuku savunuldu

Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen demokrasi mücadelesinin temelinde egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilkesinin yattığını belirten İnan, siyasetlerinin ana hatlarını şöyle özetledi:

“Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde AK Parti olarak yürüttüğümüz demokrasi mücadelesinin temelinde, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilkesini devlet hayatının bütününe hâkim kılma iradesi vardır. Bizim siyasetimize göre demokrasinin kurumsallaşması; sandığın vesayetten, siyasetin darbe tehdidinden, vatandaşın hak ve özgürlüklerinin keyfî müdahalelerden korunmasıdır. Seçilmiş iradenin anayasal yetkilerini kullanabildiği, bütün kurumların hukuk içerisinde görev yaptığı, herkesin hak arama yollarına güvenle başvurabildiği bir düzenin güçlenmesidir.”

27 Nisan e-muhtırası sürecinde Ak Parti’nin takındığı tavrın, milletin verdiği yetkinin vesayet odaklarının müdahalesine kapalı olduğunun ilanı olduğunu hatırlatan İnan, siyaseti tehditlerle hizaya getirme alışkanlığına karşı sivil iradenin hukukunu savunduklarını belirtti.

12 Eylül 2010 referandumuyla darbecilerin yargılanmasının önündeki engellerin kaldırıldığına dikkat çeken İnan, bu sürecin demokrasi mücadelesinin önemli bir aşaması olduğunu kaydetti. İnan, konuya ilişkin şunları söyledi:

“Milletimiz, darbecilerin yargılanmasının önünü kapatan geçici 15. maddenin kaldırılmasıyla, iradesini çiğneyenlerin dokunulmazlığına yine kendi iradesiyle son vermiştir.”

15 Temmuz darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısıyla meydanlara inen halkın FETÖ mensubu darbecilere karşı millî iradeyi canı pahasına koruduğunu ifade eden İnan, o gece sergilenen cesaretin millet iradesinin silah zoruyla teslim alınamayacağını tüm dünyaya kanıtladığını vurguladı.

Kazanımların korunması ve demokrasinin daha ileri taşınması gerektiğine işaret eden İnan, gelecek nesillere bırakılacak Türkiye’de hiçbir yapının milletten üstün, hiçbir gücün hukuktan bağımsız görülmemesi gerektiğini belirtti. İnan, sözlerini şu şekilde tamamladı:

“12 Eylül’ün acılarını yaşayan bütün vatandaşlarımızın hatırasına saygıyla, hayatını kaybedenleri rahmetle anıyor; darbeciliği ve ona meşruiyet üretmeye çalışan vesayet zihniyetini bir kez daha lanetliyorum.”

İLGİLİ HABERLER