İnan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin uluslararası siyasette edilgen bir müttefik olmaktan çıkıp oyun kurucu bir aktöre dönüştüğünü vurguladı.
Bin yıllık medeniyetin modern sahnede yeniden vücut bulması
AK Parti'nin 14 Ağustos 2001'de kurularak siyasete atılmasını sadece bir kuruluş dilekçesi olarak görmenin eksik olacağını belirten İnan, bu adımın derin köklere sahip kadim bir medeniyet tasavvurunun modern dünyadaki yansıması olduğunu ifade etti. Partinin 16 ay gibi kısa bir sürede iktidara gelerek çeyrek asır boyunca ülkeyi istikrarla yönettiğini hatırlatan İnan, bu başarının arkasında merhum Başbakan Adnan Menderes ve arkadaşlarının demokrasi mücadelesinin yattığını dile getirdi.
Siyasal tercüme kapasitesiyle aşılan devasa krizler
Partinin yıllar boyunca çok farklı toplumsal kesimlerden destek alarak ulusal ve küresel krizleri aşmasının en önemli nedenini siyasal tercüme kapasitesi olarak tanımlayan İnan, toplumun beklenti ve itirazlarının doğru işitilerek kamu politikalarına dönüştürüldüğünü belirtti. Türkiye'nin 1990'lı yıllardaki zayıf koalisyonlar, ekonomik krizler ve vesayet düzeniyle boğuştuğu kayıp on yılı hatırlatan İnan, AK Parti'nin bu siyasi ve ekonomik enkazı devralarak her alanda ezber bozan bir tarz inşa ettiğini kaydetti.
Devlet vatandaşına emreder anlayışı yıkıldı
Devlet ile millet arasına örülen soğuk duvarların yıkıldığını vurgulayan İnan, devlet vatandaşına emreder anlayışının yerini devlet milletin hizmetkârıdır anlayışına bıraktığını aktardı. Sessiz çoğunluğun artık kendi yurdunda kiracı olmaktan çıkıp asli ev sahibi konumuna yükseldiğini belirten İnan, partisinin 12 milyonu aşan üyesiyle doğrudan sokağın nabzını tutan dünyanın en büyük siyaset okuluna dönüştüğünün altını çizdi.
Sessiz devrimler ve tam bağımsız teknoloji vizyonu
Siyasi serüvenlerinin kurumsal sessiz devrimlerle tarihe geçtiğini anlatan İnan, Sağlıkta Dönüşüm Programı, milli savaş uçakları ve İHA'ların bu devrimin en önemli yapı taşları olduğunu vurguladı. TEKNOFEST ile darbe dönemlerinde sokaklarda kullanılmak istenen bir kuşağın tam bağımsız teknolojik geleceğin inşacıları haline geldiğini belirten İnan, terörsüz Türkiye idealiyle dışarıdan dayatılan reçetelerin çöpe atıldığını ve terörün kaynağında kurutulduğunu ifade etti.
Uluslararası sistemin kurallarını belirleyen Türkiye
Türkiye'nin dış politikadaki gücüne ve bağımsız duruşuna da değinen İnan, demokrasiyi bir araç değil sarsılmaz bir değer olarak gördüklerini, 15 Temmuz gecesi milletin tankların önüne yatarak vesayet parantezini ebediyen kapattığını vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dünya beşten büyüktür itirazının insanlığın vicdan haritasını çizen bir doktrine dönüştüğünü belirten İnan, Türkiye'nin Gazze'deki mazlumların umudu olarak Türkiye Yüzyılı vizyonuyla oyun kurucu aktör sıfatıyla yoluna devam ettiğini sözlerine ekledi.