AK Parti'de milletvekillerinin parti çalışmalarına ve Meclis oturumlarına ısrarla katılmamasının ardında yatan nedenin "aidiyet duygusunu yitirme" olduğu siyasi kulislerde yüksek sesle dile getiriliyor. İktidar partisi içinde yaşandığı öne sürülen bu kopuşun, yasama faaliyetlerini durma noktasına getirdiği belirtiliyor.
Parti içinde yaşanan bu tıkanıklığın temelinde, karar alma mekanizmalarındaki sorunların yattığı ifade ediliyor. Özellikle partinin en üst karar organı olan MKYK toplantılarının bile bir müzakere ortamından uzak, konferans havasında geçtiği ve gerçek sorunların masaya yatırılmadığı aktarılıyor.
Parti yöneticilerinin bu toplantılara sadece dinleyici olarak katıldığı, vatandaşların talepleri veya bakanlıkların tartışmalı kararları gibi kritik başlıkların ise gündeme dahi gelmediği öğrenildi.
"Eskiden milletvekilleri birbirlerini görmek için katılırlardı"
Geçmişte milletvekillerinin dostluk ve sohbet ortamı için çalışmalara katıldığı, ancak artık bu bağın tamamen koptuğu ifade ediliyor. Vekillerin kendilerini süreçlerin dışında hissettiği, kararları etkileyemediği ve uzmanlık alanlarını kullanamadığı için mutsuz olduğu değerlendiriliyor.
"Herkesin ağzında kekremsi bir tat var. sistem işlemiyor…"
Bu genel mutsuzluk ve verimsizlik hali, doğrudan TBMM Genel Kurulu'nun çalışmalarına yansıyor. Cumhur İttifakı'nın diğer ortağının sorumluluk almaması nedeniyle Genel Kurul'da çoğunluğu sağlama görevi AK Parti'ye düşerken, grup yönetimi aylardır vekillerin katılımını sağlayamıyor.
Meclis'in çalışma temposunun tüm zamanların en düşük seviyesine indiği, saatler süren oturumlara rağmen haftada sadece 5 yasa maddesinin geçebildiği ve bir günde 12 kez yoklama istenmesine rağmen AK Parti'nin salonda yeterli sayıyı bulamadığı kaydediliyor.