Bağcıoğlu'ndan "Deniz Güvenliği" ve "Savunma Sanayii" Uyarısı: "Geçmişin Hataları Güvenliğimizi Zayıflatıyor"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, CHP “Seçilmiş İzmir İl Başkanlığı’nda” gerçekleştirdiği aylık basın açıklamasında, Türkiye’nin deniz güvenliği stratejileri, dış politikadaki kırılganlıklar ve savunma sanayiindeki yapısal sorunlara ilişkin kritik uyarılarda bulundu.

Fevzi Efe SEKİTMEZ- GERÇEK HABERCİ-Türkiye’nin deniz güvenliği mimarisinin temelini oluşturan Karadeniz Uyumu ve Akdeniz Kalkanı harekâtlarının önemine dikkat çeken Bağcıoğlu, bölgedeki diplomatik gecikmelerin Türkiye'ye stratejik fırsatlar kaybettirdiğini belirtti. Mısır ile 13 yıl aradan sonra kurulan ilişkileri "önemli ancak gecikmiş bir adım" olarak tanımlayan Bağcıoğlu, "Mısır ile ilişkilerin uzun yıllar iç politika hesaplarına kurban edilmesi Türkiye’ye büyük kaybettirdi. Eğer bu ilişkiler kesintiye uğramasaydı, deniz yetki alanlarında çok daha avantajlı olurduk" ifadelerini kullandı. Bağcıoğlu, Türkiye’yi Doğu Akdeniz’de kuşatmayı hedefleyen girişimlere karşı en güçlü cevabın; etkin diplomasi, stratejik inisiyatif ve güçlü bir deniz kuvveti olduğunu vurguladı.

"S-400 Kararının Bedeli Ağır Oldu"

Savunma sanayii politikalarını "konsepte dayalı ihtiyaç sistemi" çerçevesinde eleştiren Bağcıoğlu, Türkiye'nin S-400 tedarikiyle yaptığı tercihin güvenlik mimarisine vurduğu darbeye dikkat çekti:

"S-400'e tahsis edilen kaynaklar yerli hava savunma sistemlerine ayrılsaydı, bugün çok daha güvenilir ve millî sistemlerimiz olurdu. Büyük bir başarı hikâyesi olarak sunulan S-400 tedarikinin bedeli ağır oldu; KAAN motoru ve diğer platformlarda kısıtlamalarla karşılaştık. Türkiye geçmişteki yanlışları savunmak yerine öz eleştiri yaparak millî kabiliyetlerini güçlendirmelidir."

Ayyıldız Karargâhı'nda ‘Rant’ Endişesi

Ankara’da inşası süren Ayyıldız Karargâhı projesine de değinen Bağcıoğlu, projenin stratejik önemini kabul etmekle birlikte kamuoyunun merak ettiği soruları sıraladı:

"Taşınma sonrası boşalacak şehir merkezindeki araziler ne olacak? Geçmiş örneklerde olduğu gibi bu araziler yüksek rantlı imar ve ticari projelere mi açılacak? Ayrıca TSK personelinin barınma sorunu varken, bu projeye ayrılan önceliğin neden personel konutlarına gösterilmediğini sormak hakkımızdır."

“Askeri Sağlık Sistemi Bir Tercih Değil, Zorunluluktur"

Konuşmasında 30 aydır dile getirdiği askeri sağlık sisteminin yeniden kurulması çağrısını yineleyen Bağcıoğlu, "NATO üyesi 32 devletten sadece Türkiye ve İzlanda’nın askeri sağlık sistemi yoktur. İzlanda’nın ordusu zaten mevcut değildir. Askeri sağlık sistemi sadece hastane değil, bütünleşik bir eğitim ve mükemmeliyet yapısıdır; bu sistemin yokluğu stratejik bir zafiyettir. Şehit aileleri ve gazilerimiz, bu milletin en büyük emanetidir. Onların haklarının korunması ve yıllardır çözüm bekleyen sorunlarının giderilmesi sosyal devlet olmanın yanı sıra anayasal bir sorumluluktur. 14 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, şehit aileleri ve gazilerimizin sorunlarının çözümünde asli sorumluluğa sahiptir. TBMM Milli Savunma Komisyonu'nda görüşmeleri devam eden düzenlemelerin hangi aşamada olduğu kamuoyuyla paylaşılmalı, süreç daha fazla geciktirilmemelidir. Şehit aileleri ve gazilerimiz yeni vaatler değil, somut adımlar beklemektedir" dedi.

Bağcıoğlu, açıklamasını şehit aileleri, gaziler ve emekli TSK personelinin özlük haklarına dair iyileştirme çağrısıyla noktalayarak, "Türk Silahlı Kuvvetleri’nin caydırıcılığı sadece silahla değil, personelin moral ve motivasyonuyla ölçülür. Emekli binbaşı, astsubay ve uzman erbaşların açlık sınırı altındaki maaşları kabul edilemez" diyerek sözlerini tamamladı.

İLGİLİ HABERLER