Kemal Kılıçdaroğlu'nun başkanlık ettiği Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı, partinin genel merkezinde gerçekleştirildi. Mutlak butlan yönetiminin sözcüsü Müslim Sarı, görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, sekiz il başkanının görevden alındığını ve yedi il başkanlığına yeni atamalar yapıldığını bildirdi.
Sarı'nın açıklamalarına göre, Cumhuriyet Halk Partisi'nde sekiz il başkanının yanı sıra, ilgili yönetim kurulları ve disiplin komiteleri de görevden uzaklaştırıldı. Bu iller arasında Edirne, Isparta, Kastamonu, Konya, Tokat, Zonguldak, Yalova ve Rize bulunuyor. Ayrıca, Konya İl Başkanı Nejat Türktaş ile Tokat İl Başkanı Çağdaş Kurtgöz, kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na gönderildi.
Süreci yok saymak sonucu ortadan kaldırmıyor
Müslim Sarı, konuşmasında seçilmiş Özgür Özel yönetimini eleştirerek şu ifadeleri kullandı: "Yaklaşık iki yıldır partililerimizin tartıştığı bir hukuk süreci oldu. Bu tartışma mutlak butlan davası ile sonuçlandı. Sürecin başlangıcından 21 Mayıs'a kadar olan süreç son derece kötü yönetilmiştir.Süreç kendilerini değişimci olarak ifade eden arkadaşların birbirlerini şikayeti ile başlamıştır. Para aldığını, verdiğini söyleyenler arkadaşlarımızın ekibi ve kadrosu içindeki arkadaşları ile başlamıştır."
Sarı, soruşturma evrelerinde parti yöneticilerinin süreci göz ardı ettiğini ileri sürdü. O dönemde Özgür Özel'in "Bu dava süreç odaklıdır, sonuç odaklı değildir" şeklinde bir açıklama yaptığını hatırlattı ve ekledi: "Süreci yok saymak sonucu ortadan kaldırmıyor."
Sarı, mevcut yönetimin mutlak butlan kararına karşılık olağanüstü kurultay denemesi yaptığını belirterek, bu girişimin de mutlak butlanla sonuçlandığını vurguladı. Ardından şu soruyu yöneltti: "Kim butlancı? Mutlak butlan kararı ile zorunlu bir şekilde yönetime gelen bizler mi butlancıyız yoksa yaptıkları iş ve eylemle buna neden olan, buna yok sayan arkadaşlar mı butlancı? Çok açık bir şekilde partinin başına bunu bela eden arkadaşlar butlancıdır. Biz butlancı değiliz."
"Kayyumcu" kimliği tartışmasına da değinen Sarı, 21 Mayıs'ta mahkemenin kurultayda "şaibe" olduğu yönünde bir karar verdiğini anımsattı. Mahkemenin "Ben eski yönetimi göreve davet ediyorum", "Karar kesinleşinceye kadar da tedbir koyuyorum" dediğini aktardı. Bu kararı "tanımadıklarını" söyleyenlerin, olağanüstü kurultay toplama girişimlerinin sonuçsuz kaldığını dile getirdi ve ekledi: "Bunu yok saymak kararı ortadan kaldırmıyor. 'Hemen olağanüstü kurultay toplayalım' dediler olmayacağını bildikleri halde..."
Sarı, karşı tarafın olağanüstü kurultayın mümkün olmadığını bildiğini ancak "başka bir yolculuk" peşinde olduğunu savundu. "Kamuoyunu yanıltıyorlar" diyen Sarı, "Sonuçta arkadaşlar partiye kayyum atanması için dilekçe verdiler. Kim kayyumcu arkadaşlar, biz miyiz?" şeklinde konuştu. Kendi yönetimlerinin eylül ayından itibaren kongreleri başlatmayı önerdiğini, böylece mahkeme kararı kesinleştiğinde kurultayın yapılabileceğini ve partinin bu durumdan kurtulabileceğini belirtti. Konuşmasını, diğer grubun mahkemeye Cumhuriyet Halk Partisi'ne kayyum atanmasını daha uygun gördüğünü ifade ederek tamamladı.
Logo açıklamaları yapılıyor
Sarı, bu kişileri "kayyumcu ve bölücü" olarak nitelendirerek, partide "çift başlılık" yarattıklarını öne sürdü. İl ve ilçe binalarında "tahribatlar" yaşandığını ve partinin ayrıştığını savundu. Bu durumun, ilgili kişilerin farklı bir siyasal yolculuk arayışında olmasından kaynaklandığını belirterek, buna dair ipuçlarının "logo açıklamaları" ile ortaya çıktığını ifade etti. Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir Manisa milletvekilinin, parti içinde olmasına rağmen başka bir siyasi partinin logosu için hazırlıklar yapıldığını duyurduğunu aktardı ve "Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir durum söz konusu olamaz" diye ekledi.
Sözlerini bir çağrıyla sonlandıran Sarı, şunları dile get