Güler: Fon vurgununda 214 kişiye itham doğru değil, masumiyet karinesine saygı duyuyoruz

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, yatırım fonlarındaki usulsüzlük iddialarına ilişkin isim açıklanması taleplerini reddederken, gönüllü iade mekanizmasının hukuki sonuç doğurmayacağını belirtti.

Meclis'te düzenlenen basın toplantısında "Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi"ni değerlendiren Güler, süreçten etkilenen yaklaşık 455 bin yatırımcının mağduriyetinin giderilmesi için adımlar atıldığını ifade etti.

Güler, tasfiye sürecindeki yedi portföy şirketinden üçünün (A1 Capital, Bulls ve Pardus) ödemelerini tamamladığını veya tamamlamak üzere olduğunu aktardı. Bu şirketlerdeki yaklaşık 43 bin 500 yatırımcıya 6,4 milyar lira ödeme yapıldığını belirten Güler, kalan varlıkların nakde çevrilmesiyle sürecin sonlanacağını kaydetti.

 

Gönüllü iade yapanlar borç kabul etmiş sayılmayacak

Kanun teklifindeki gönüllü iade mekanizmasına değinen Güler, haksız kazanç elde ettiğini düşünenlerin TMSF nezdinde açılan hesaplara ödeme yapabileceğini söyledi. Ancak bu ödemelerin hukuki bir sorumluluk kabulü anlamına gelmeyeceğinin altını çizdi.

Güler, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

 

“455 bin 578 kişiden bahsediyoruz. O eylemleri yapan, gerek 104 bağlamında, gerek 106 bağlamında, gerek 107 bağlamında SPK Kanunu'nda bu ihlalleri yapan belki 300 kişi, belki 500 kişi. Ama diğerleri bundan da olumsuz etkilenmiş insanlar. Diğerleri bunu devam ettirirken o aşırı oynaklıkla beraber yüksek, yüksek bir getiri elde ettiğini düşünen varsa bunu kendi muhasebesini yapsın, kendi vicdani manada bunun haksız olduğunu, meşru olmadığını düşünüyorsa gelsin, iade etsin. Bununla ilgili de fonlarla ilgili TMSF bünyesinde hesap açıldı.”

İadelerin hukuki niteliğini açıklayan Güler, “Bu mekanizma, cezai veya hukuki sorumluluğun yerine geçmemekte olup ilgili mevzuata göre hukuki veya cezai sorumluluğu bulunan kişiler hakkında uygulanacak hükümlerin saklı olduğu tabiidir. Diğer yandan, isteğe bağlı olarak yapılacak iadeler herhangi bir hukuki hüküm, sorumluluk, borç ikrarı veya sorumluluk kabulü anlamına da gelmemektedir” dedi.

 

Merkezi Kayıt Kuruluşu verileri ulu orta açıklanamaz

Muhalefetin tüm borsa yatırımcılarının isimlerinin açıklanması yönündeki çağrılarına tepki gösteren Güler, kişisel verilerin korunması kanunu ve masumiyet karinesine dikkat çekti. Borsaya girmenin veya fon almanın suç olmadığını vurgulayan Grup Başkanı, sadece suç işlediği tespit edilenlerle ilgili adli süreçlerin yürütüldüğünü hatırlattı.

Güler, “Türkiye bir hukuk devleti. Herkesin de kişisel güvenliği, kişisel verileri kanuni koruma altında. Öyle ulu orta, sırf birileri istiyor diye bütün Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtları açıklanamaz. Öyle bir şey olmaz. Ben de açıkça söylüyorum: Bu konuda, bu mahiyette, bu olaylara sebebiyet veren kim varsa açıklansın, hiç önemli değil. Ama bunun içerisinden alıp bütün borsa yatırımcıları açıklansın, kim ne yapıyor gibi bir şeye giriliyorsa bu doğru bir şey değildir arkadaşlar” şeklinde konuştu.

 

Cevdet Yılmaz'dan lekelenmeme hakkı vurgusu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Akın Gürlek'in fon soruşturmasında 214 kişinin isminin geçtiğine dair açıklamasının ardından gelen "isimlerin açıklanması" taleplerine de yanıt veren Güler, AK Parti'nin yaklaşımını netleştirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın da benzer hassasiyeti dile getirdiğini anımsatan Güler, siyasi polemiklerin hukuki süreçlere gölge düşürmemesi gerektiğini savundu.

Güler, eleştirilere yönelik sert bir dille şu cevabı verdi:

 

“Ben Anayasa 38 bağlamında lekelenmeme hakkı ve masumiyet karinesi açısından ve kişinin savunma hakkını da belirterek... Bakın, diyorum ki, bu arkadaşlar açıkça yalan söyleyip iftira attığı bakandan özür bile dilemiyor. Bu arkadaşların derdi gerçekten bunu öğrenmek mi? Yoksa siyaseten önemli değil, birilerinin onuru, şerefi önemli değil, ben yalanı söyler, iftirayı atarım, sonra o kişi masum da çıksa önemli değil diye yaklaşıyorlar. Ben de diyorum ki AK Parti olarak biz böyle yaklaşmıyoruz. Masumiyet karinesine önem veriyoruz, savunma hakkına önem veriyoruz. Ulu orta herkesin onurunu, şerefini etkileyecek şekilde itham etmeyin.”

Bir milyon liraya kadar ödemeler avans niteliğinde

Yatırımcılara yapılacak ödemelerin detaylarını paylaşan Güler, 1 milyon liraya kadar olan tutarların "avans" olarak değerlendirileceğini bildirdi. Bu ödemenin nihai tasfiye bedeli olmadığını, enflasyon farklarının son aşamada hesaplanacağını ifade etti.

 

Güler, “Bu tabii dedim ya arkadaşlar, bizimki sadece buradaki tasfiyeye uygun olarak 1. aşamada her bir fon için ayrı bir işlem yürütülecek. Her bir fon, 131 fon ayrı ayrı işlem yürütülecek ve her bir fonun varlığından öncelikli olarak birer milyon TL'yi bir avans gibi düşünün, ön ödeme gibi düşünün, ara ödeme gibi düşünün, bunları sağlayacağız” açıklamasında bulundu.

Sürecin devamını anlatan Güler, “Bu sonrası, birinci aşamada sadece yatırdığın net tutarın belirlenmesi ve devamında enflasyona karşı değer kaybı varsa onu sağlayacağız. Ama bu nakit 1 milyonun altındaysa eğer bir yatırımcı varsa onu uygulamayacağız, en son tasfiyede uygulanacak. Bu bir avans ödemesi gibi düşünün. Bu nihai evrede bir kapanış tasfiye bedeli değil, o sonradan hepsi hesaplanacak. Başlangıçta birer milyon nakitler verilsin. Bir genel mağduriyet gibi hissedilen yaklaşık 350 bin kişinin bir parası ödensin. Ondan sonraki esas tasfiye ile beraber arada bir enflasyon farkı da oluşmuşsa ilgili şeye yine ödenecektir genel tasfiyenin kapanışıyla beraber” dedi.

İLGİLİ HABERLER