YENİ Parti’nin Halk TV’ye kayyım atanması sürecinin araştırılması talebi Meclis gündemine taşındı. Grup önerisi üzerine yapılan görüşmelerde muhalefet milletvekilleri, adli soruşturmayı gerekçe gösterilen tedbirlerin fiilen sansür ve medya susturma operasyonuna dönüştüğünü öne sürdü. İktidar kanadı ise olayın basın hürriyetiyle değil, yolsuzluk ve kara para aklama iddialarıyla ilgili olduğunu savundu.
YENİ Parti İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, kanalın çalışanlarına ve izleyicilerine yönelik uygulamanın hukuk dışı olduğunu belirterek çözüm önerisini şu sözlerle dile getirdi:
“Halk TV’yi çalışanların kayyımlığına bırakın. Madem kayyım merakınız var, madem kayyım olsun istiyorsunuz, karartmak, kapatmak yerine çalışanlarına bırakın, onlar kooperatifle, imeceyle bu işi hallederler. Bizim mutlaka ve mutlaka buna bir çözüm bulmamız lazım. Halk TV’de kimse yargılanmasın, Halk TV aman hukuktan uzak… Öyle bir şey yok efendim ama yayını sürsün, yayını ortadan kaldırdınız.”
Muhalefetten ‘demokrasi nöbeti’ ve adalet çağrısı
Yeni Yol Grubu adına konuşan Ankara Milletvekili İdris Şahin, sabah saatlerinde gerçekleşen operasyonu demokratik rejimle bağdaşmaz buldu. Anayasa’nın 28’inci maddesindeki basın hürriyeti ilkesini hatırlatan Şahin, iktidara seslendi:
“Bugün halkın televizyonundan derhâl elinizi çekiniz. Halkın televizyonundan elinizi çekiniz ki burada milyarlarca liralık fon vurgununda milletin parasının hesabını sormaya gelince ortada yoksunuz, gazetecileri susturmaya gelince bütün gücünüzü seferber ediyorsunuz. Gerçekten bu işlerden sıkılmak gerekir. Biraz da hukuktan korkmak gerekir.”
İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşcı ise suç isnatları ile haber alma hakkı arasında kurulan bağı eleştirdi. Taşcı, medya patronlarının banka kredilerini batırma veya rüşvet isteme gibi bir özgürlüğü olamayacağını kabul ederken, uygulanan yöntemi şöyle değerlendirdi:
“Gazeteciliği susturmak bir suçla mücadele yöntemi değildir, olamaz.”
CHP İstanbul Milletvekili Kadri Enis Berberoğlu, medyanın siyasi yakınlıklarına göre farklı standartlarda değerlendirilmesinin meslek ilkelerine aykırı olduğunu vurguladı. DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk de Halk TV’nin kendisine yakın durmadığını ancak bir medya kuruluşunun bu şekilde tasfiye edilemeyeceğini belirtti:
“Bir medya kanalı bu şekilde yayın durdurularak kayyuma devredilemez. Bunun adı ‘el koymadır’ bütün medyaya.”
İktidar: Soruşturma basın özgürlüğü kalkanıyla gizlenemez
AK Parti Çorum Milletvekili Oğuzhan Kaya, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmanın MASAK raporları ve mali incelemelere dayandığını ifade etti. Kanal sahibi Cafer Mahiroğlu’nun yurt dışında olduğunu ve hakkında yakalama kararı bulunduğunu hatırlatan Kaya, sürecin itibarsızlaştırılmasına tepki gösterdi:
“Yolsuzluk, ihaleye fesat karıştırmak, rüşvet ve hakkında birçok soruşturma olan ve bu soruşturmaların kapsamında elde edilen paraların birçoğunun da Halk TV’de kullanıldığı, Halk TV aracılığıyla aklandığı Cumhuriyet Başsavcılığı iddiasıyla ortaya konulurken bu soruşturmayı itibarsızlaştırmak ve Halk TV’nin aranması, el konulması işini ‘Basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü’ diyerek itibarsızlaştırmaya çalışmak doğru değildir.”
Kaya, soruşturma kapsamındaki iddialara yanıt verilmesi gerektiğini savunarak şunları kaydetti:
“Türk yargısında iddialara, 30 milyarı aşkın para hareketlerine, Halk TV’ye harcanan paralara, alınan rüşvetlere, İstanbul ve İzmir’de kurulan şirketlere, bu şirketler üzerinden aklanan paralara cevap verirler.”
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu da konunun yargısal süreç içinde olduğunu belirterek araştırma komisyonu kurulmasına gerek olmadığını söyledi. Fon krizi nedeniyle bugüne kadar 282 kişi hakkında hukuki işlem yapıldığını, bunlardan 84’ünün tutuklandığını açıklayan Akbaşoğlu, “Hangi görüşten olursa olsun, hangi partiye mensup olursa olsun milletimizin hakkına, hukukuna girenlerden hesap soruyoruz ve soracağız, bundan herkes emin olsun” dedi.
Emir’den sert çıkış: “Siz hakim veya savcı değilsiniz”
Önergenin reddedilmesinin ardından YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, AK Parti’li vekillerin açıklamalarını eleştirerek rol ayrımına dikkat çekti. Emir, tutuklama ve kayyum uygulamalarının cezai yaptırıma dönüştüğünü öne sürerken Oğuzhan Kaya’ya şu yanıtı verdi:
“Sayın Milletvekili, siz sadece bir milletvekilisiniz; savcı değilsiniz, hâkim değilsiniz.”
Emir, kanalın kapatılmasının asıl amacının yolsuzluk iddialarının kamuoyundan saklanması olduğunu iddia ederek sözlerini şöyle tamamladı:
“Herkes yargılanabilir, herkes hesap verebilir ama bağımsız mahkemelerde. Ama tutuklanmadan ve şirketler bakımından, kanallar bakımından da o kanalda bir suç varsa o suçun üstüne gidilir. Ama o kanalı kurarken ‘Sen bir yerden para aldın’ iddiasıyla o kanalın kapatılması, nefesin kesilmesi, sözün bitirilmesi ve milletin gözünden fon vurgunun, yolsuzluğunun kaçırılma girişimidir. Sizin bu hırsızlıklarınızı, bu yolsuzluklarınızı millet duymazsa, millet görmezse siz de üstünü kapatabileceğinizi zannediyorsunuz ama yargıçlarla, tutuklamalarla, kayyumlarla buraya kadar yapabilirsiniz. Yolun sonuna geldiniz.”
Tartışmalar sırasında Yeni Yol Grubu adına söz alan Bülent Kaya ise AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki iddialara ilişkin neden benzer bir şeffaflık gösterilmediğini sorgulayarak, “Peki, aynı Cumhuriyet Başsavcılığı bu fakir fukaranın 2 milyar 200 milyonunu çarpan Fatma Betül Sayan’la ilgili niçin herhangi bir açıklama yapmıyor? Niçin hangi sebeple ifadeye çağırdığına dair bir basın açıklaması yapmıyor da bunu sadece muhalif olduğu söylenen kişilerle ilgili yapıyor?” diye konuştu.