Şahin, AK Parti tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan paketin cezada adalet, infazda eşitlik ve cezaevlerindeki kapasite sorununu göz ardı ettiğini ifade etti. Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, hasta tutuklular, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) mağduriyetleri, uzun tutukluluk süreleri ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının uygulanmamasının da pakette yer almamasını eleştirdi.
Vatandaşın beklentisi değil dosya yönetimi
İktidarın yargı sisteminin dosya yönetimini merkeze alan bir metin hazırladığını vurgulayan Şahin, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "İktidar yine vatandaşın adalet beklentisini değil, yargı sisteminin dosya yönetimini merkeze alan bir metinle karşımıza çıktı. Aylardır dile getiriyoruz: Cezada adalet, infazda eşitlik istiyoruz. Cezaevlerindeki kapasite krizinin görülmesini istiyoruz."
"Hasta tutuklu ve hükümlüler için adli tıbba sıkışmayan, bağımsız ve insan onuruna uygun bir değerlendirme mekanizması istiyoruz," diyen Şahin, KHK mağduriyetleri, uzun tutukluluk ve AYM kararlarının uygulanmamasının yargı düzenini çürüttüğünü kaydetti. Şahin, "IBAN dosyalarında ve dijital dolandırıcılıkta da aynı şeyi söylüyoruz. Dolandırılan vatandaşın zararını da birkaç bin lira için hesabını kullandırıp ağır ceza dosyalarının içine sürüklenen gençleri de bu işin arkasındaki asıl organizasyonu da aynı ciddiyetle gören güncel bir ceza siyaseti gerekir," diye ekledi.
Dijital suçlar gerçek anlamda çözülemez
Şahin, mevcut düzenlemelerle dijital suçların çözülemeyeceğini belirterek eleştirilerini şöyle sürdürdü: "TCK 158 bugünün suç pratiğine göre yeniden ele alınmadan, kiralık IBAN zinciri, aracı hesaplar, sahte ilanlar, kripto vaatleri, sosyal medya dolandırıcılığı ve dijital ödeme ağları gerçek anlamda çözülemez. Ama bu pakette bunların hiçbiri yok."
Pakette yer alan maddeleri de eleştiren Şahin, "Bunun yerine ne var? Mahkemeyi kazanmış vatandaşa idarenin kapısında bir ay daha bekleme zorunluluğu var. İdari yargıda tek hâkim alanını genişletip bazı dosyalarda temyiz denetimini daraltan hükümler var. Dijital verileri 15 yıl, genetik verileri 20 yıl saklamayı öngören ama özel hayatı gerçekten nasıl koruyacağını yeterince göstermeyen düzenlemeler var," dedi.
Pakette teknik maddelerin çok olduğunu ancak adalet başlıklarının bulunmadığını savunan Şahin, sözlerini şöyle tamamladı: "Yani pakette teknik madde çok fakat vatandaşın beklediği adalet başlıkları yok. Yargı paketi mağduru görecek, sanığı hukukun güvencesi içinde tutacak, infazdaki eşitsizliği giderecek, cezaevindeki insanlık dramını çözecek, AYM kararlarını tartışmasız uygulatacak ve dijital çağın suçlarına karşı gerçek faile ulaşacak bir irade taşımalıdır. Bu pakette o iradeyi göremiyoruz."