Kesk'in çerçeve yasa değerlendirmesinde dikkat çeken demokratikleşme vurgusu

KESK Yürütme Kurulu, Türkiye'nin demokratikleşmesi için yasanın yeterli olmadığını belirterek barış mücadelesinin toplumsal zeminde büyütülmesi gerektiğini vurguladı.

KESK Yürütme Kurulu, kamuoyunda "Çerçeve Yasa" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'a ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, yasanın çatışmasızlığın yasal bir zemine kavuşturulması bakımından taşıdığı öneme dikkat çekilirken, Kürt sorununun çözümüne dair bütünlüklü bir yaklaşım ortaya koymadığı ifade edildi.

Kurul, yasanın yerel demokrasi, anadil hakkı, düşünce ve ifade özgürlüğü ile örgütlenme özgürlüğü gibi temel başlıklarda kapsamlı bir düzenleme getirmediğini kaydetti. Açıklamada, "Siyasetçiler, gazeteciler, sendikacılar, öğrenciler ve hak savunucuları üzerindeki yargı baskısını ortadan kaldıracak herhangi bir demokratikleşme düzenlemesi bulunmamaktadır" denildi.

Çatışmalı dönemlerin emekçiler üzerindeki etkisine de değinilen açıklamada, kutuplaşmanın sınıf dayanışmasını zayıflattığı ve örgütsüz kalan emekçilerin kaybettiği vurgulandı. Buna karşın çatışmasızlık ortamının emekçilerin ortak mücadele zeminlerini güçlendirebilecek önemli imkânlar yaratabileceği belirtildi.

İktidarın demokrasi siciline yönelik eleştirilerin de yer aldığı değerlendirmede, kayyım politikalarından grev yasaklarına kadar uzanan antidemokratik uygulamalara dikkat çekildi. Kurul, buradan çıkarılması gereken sonucun barış ihtimaline sırt çevirmek değil, oluşabilecek zemini emek ve demokrasi mücadelesini büyütme fırsatına dönüştürmek olduğunu ifade etti.

Barışın toplumsal bir mesele haline getirilmesi çağrısı

Açıklamada, silaha ve çatışmaya ayrılan kaynakların kendiliğinden eğitime, sağlığa ve sosyal güvenliğe aktarılacağını düşünmenin gerçekçi olmadığı belirtilerek, "Bu kaynakların sermayenin ihtiyaçlarına değil halkın ihtiyaçlarına, kamusal hizmetlere ve emekçilere ayrılmasını sağlayacak olan yine emekçilerin örgütlü ve kararlı mücadelesidir" ifadeleri kullanıldı.

KESK, TBMM'de oluşturulan komisyonun çalışmaları doğrultusunda hazırladığı kapsamlı raporun temel yaklaşımının arkasında olduğunu yineledi. Açıklamanın sonunda, kayyım rejiminin sona erdirilmesi, AYM ve AİHM kararlarının eksiksiz uygulanması, KHK'lerle ihraç edilen kamu emekçilerinin uğradığı hukuksuzlukların giderilmesi gibi talepler sıralandı.

Kurul, emekçilerin barışın gerçek kazanımlarını gündelik yaşamlarında hissedebilmesi için sendikal hak ve özgürlüklerin uluslararası normlara uygun hale getirilmesi gerektiğini belirterek, "Emek, demokrasi ve barış mücadelemizi birlikte ve kararlılıkla sürdüreceğiz" açıklamasında bulundu.

İLGİLİ HABERLER