AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Bekir Bozdağ’ın sağlık sorunları nedeniyle istifa etmesinin ardından yerine seçilen Yusuf Beyazıt başkanlığında toplanan Meclis, yeni yasama yılının ilk oturumunda sert siyasi çekişmelere sahne oldu. Grup başkanvekilleri, fon piyasasındaki gelişmeleri ve devletin denetleme mekanizmalarının işleyişini masaya yatırdı.
Yeni Yol Grup Başkanvekili Bülent Kaya, kamuoyunda "fon krizi" olarak bilinen sürecin normalleştirilmeye çalışıldığını belirterek, durumun örgütlü bir soygun olarak görülmesi gerektiğini savundu. Kaya, düzenleyici ve denetleyici kurumlar görev başındayken bu kaybın yaşandığını vurgulayarak kasıt ve ihmal arasında sonuç açısından fark olmadığını ifade etti.
Kaya, şu ifadeleri kullandı:
“Bu siyasal sistemin bir ahlaksızlığa, bir vurguna, yolsuzluk yapanlara maalesef açık verdiği noktalar olduğunu görmeden bu meseleyi yeterince sağlıklı bir şekilde değerlendiremeyiz. Dediğim gibi, kasıt ve ihmal arasında sonuç olarak bir fark yoktur, sadece niyet farkı vardır. Olan milletin 25 milyar dolarına olmuştur. İster kasıtlı olarak o mala el uzatın ister milletin 25 milyar dolarına bekçilik etme görevi olanlar görevlerini ihmal ettiği için o 25 milyar dolar çalınmış olsun, sonuç olarak, millet zarar görmüştür. TBMM'nin ana görevlerinden bir tanesi de kural koymaktır. Meclis bu konulan kurallara göre icraat yapan hükümetlerin, iktidarların ve bürokrasinin Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından konulan kurallara uygun hareket edip etmediklerine dair denetleme yetkisine sahiptir. Meclis, denetleme vazifesini mutlaka yerine getirmelidir, bu da ancak Türkiye Büyük Millet Meclisinde kurulacak bir komisyonla söz konusu olabilir.”
İYİ Parti'den Hazine Bakanı'na sert çıkış
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişteki borsa açıklamalarını hatırlatarak, aradan geçen sürede yaşanan çöküşe dikkat çekti. Çömez, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in daha önce manipülasyon uyarısı yapmasına rağmen neden önlem almadığını sorguladı.
Çömez, Şimşek’e yönelik eleştirilerini şöyle dile getirdi:
“O dönemde Sayın Şimşek'in yaptığı açıklama var, çok net, bundan on bir ay önce diyor ki: 'Borsada manipülasyon var, borsada düzenlemelerin ve regülasyonların yapılması lazım.' E, Sayın Şimşek, elinden tutan mı vardı? Bu manipülasyonların suç olduğunu bilmiyor muydun? Niye mâni olmadın? Sen bu lafı ettikten sonra 500 küsur milyar lira para yatırıldı o 131 fona, neredeydin Allah aşkına? Açıkça buradan Gazi Meclis'in çatısı altından sesleniyorum kendisine: Beceremiyorsan çek git, bilemiyorsan çek git, yapamıyorsan çek git, birileri bileğinden tuttuysa, birileri sana mani olduysa kalk, onları ifşa et ve yine çek git. Sen bu vaziyette, bu ülkenin ne ekonomisini yönetirsin ne de bu ülkeyi ayağa kaldırabilirsin.”
DEM Parti: AK Parti sermayenin kimsesidir
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, fon meselesinin üstünün örtülemeyeceğini belirterek, iktidarın bu tür vurgunlarla özdeşleşmiş bir siyaset anlayışına sahip olduğunu öne sürdü. Temelli, araştırma önergelerinin ciddiye alınması gerektiğini vurgularken, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kimseye sahip çıkmadığını iddia etti.
Temelli, konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu:
“Öyle çuvala sığdırılacak, üstü örtülecek, geçiştirilecek bir şey olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu kadar kurum var, bu kadar kuruma rağmen böyle bir kriz ortaya çıkmışsa, böyle bir talan ortaya çıkmışsa gerçekten vahim bir durumla da karşı karşıyayız demektir. O yüzden, bu araştırma önergeleri ciddiye alınmalıdır, birçok parti bu konuda veriyor, ortaklaşılmalıdır, iktidar da bu meseleye sıcak bakmalıdır ki ne yapılması gerektiği konusunda, evet, gerçekten sağlıklı bir adım atılabilsin fakat böyle bir niyeti iktidarda görmüyoruz.
Neden görmüyoruz? Çünkü neredeyse -bu ilk değil, biliyorsunuz, bu fon vurgunu, son da olmayacak- böyle vurgunlarla, talanlarla özdeşleşmiş bir siyaset anlayışı var karşımızda, eğer olmasaydı bugüne kadar buna önlem alınırdı. Bu kadar kurum kurup da böyle bir kriz karşınıza çıkıyorsa o zaman dönüp kendinize bakmak zorundasınız. Öyle bir büyük vurgundan bahsediyoruz ki, bu rakamlara dönüp baktığımızda bu meseleyle ilgili aslında bir ciddiyetsizlik de karşımıza çıkıyor. Şimdi, adamın birisi kalkmış diyor ki: 'Adalet ve Kalkınma Partisi kimsesizlerin kimsesidir.' Bizim bildiğimiz Adalet ve Kalkınma Partisi olsa olsa sermayenin kimsesidir. Onun dışında kimseye sahip çıkmışlığını biz bugüne kadar görmedik”
YENİ Parti'den şüpheli listesi talebi
YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, 25 günde etkili bir soruşturma yürütülmediğini ve görevden alma yapılmadığını belirterek, şüpheli listesinin açıklanmasını istedi. Emir, iktidarın olayın tam ortasında olduğunu ve şeffaflıktan kaçtığını öne sürdü.
Emir, yetkililere şu çağrıyı yaptı:
“Hala tehditlerle, kaçamaklarla, erişim engelleriyle, korkutmayla, susturmayla, sindirme çabalarıyla, gazetecileri hapse atma, ev hapsine koyma çabalarıyla bu meselenin üstünün örtülebileceğini zannediyorlar. 20 milyarın üzerinde bir vurgun var, ekonomiye toplam maliyeti 100 milyar doların üzerinde ve yirmi beş gündür gerçekte hiçbir şey yapmamış bir siyasi iktidar var çünkü siyasi iktidar Cumhurbaşkanıyla, etrafıyla, siyasi kadrolarıyla, bürokratik kadrolarıyla ve bu vurgunu vuran o hırsızlarla bu olayın tam ortasındadır, iş birliği içerisindedir. Biz biliyoruz, sarayda kimi siyasi kadrolar arasında çekişmeler var, tekmeleşmeler var, kimi bilgiler sızdırılıyor, kimileri hakkında operasyon yapılmaya çalışılıyor ama sonunda etkili bir işlem hala yapılmadı. O işlem yapılan 217 şüpheli kimdir? Adalet Bakanlığının '187 milyar liralık işlem yapmışlar, haksız kazanç elde etmişler' dediği o 214 kişi kimdir? Bunları niye saklıyorsunuz? Şeffaf olmadan, size yakın diye korumaya çalışarak böylesine üstünü örtme gayret ederseniz elbette ki kimse sizin gerçekten bunun üstüne gittiğinize inanmayacaktır.”
AK Parti: Kırmızı çizgimiz hak ve hukuktur
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ise fon meselesinin çözümü için yoğun çaba harcadıklarını belirterek, Devlet Denetleme Kurulu görevlendirmesi ve Fon Koordinasyon Kurulu kurulması gibi adımları hatırlattı. Akbaşoğlu, haksız kazanç sağlayan herkesin bedelini ödeyeceğini vurguladı.
Akbaşoğlu, partilerinin duruşunu şu sözlerle anlattı:
“Bizim şu anda birinci önceliğimiz, kamu kaynakları kullanılmadan bu süreci şeffaf, adil, hızlı biçimde yönetmektir. Bir kere daha şunu herkesin bilmesini isterim: Milletimizin hak ve hukukunun korunması bizim kırmızı çizgimizdir. Fahiş gelir elde etmiş, spekülasyon veya manipülasyon yoluyla haksız kazanç sağlamış her kim varsa ister iktidar partisinde ister muhalefet partisinde olsun mutlaka bedelini ödeyecektir. Şunu bir kez daha vurgulamak isterim: Milletimizin hak ve hukukunun korunması bizim kırmızı çizgimizdir. Fahiş gelir elde etmiş, spekülasyon veya manipülasyon yoluyla haksız kazanç sağlanmış her kim varsa bunun bedelini mutlaka ama mutlaka ödeyecektir. Başkaları soygunculara, milletin malına el uzatanlara, harama tevessül edenlere sırf siyasi parti aidiyeti sebebiyle sahip çıkabilir, onlara kol kanat gerebilir, onlar için şehir şehir gezip miting düzenleyebilir. Biz onlara benzemeyiz. Bizim ne siyaset tarzımızda ne de devlet yönetim anlayışımıza asla böyle bir durum olamaz. Hukukun meşru sınırları dışına çıkan kim olursa olsun ister iktidardan ister muhalefetten bunun mutlaka hesabını soracağız ve bunun mutlaka hesabı verilecektir.”