YENİ Parti İstanbul İl Başkanlığı görevine yeniden seçilen Özgür Çelik, Fatih İlçe Seçim Kurulu'ndan mazbatasını teslim aldı. 17, 18 ve 24 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilen il kongresinde tek aday olarak yarışan Çelik, 74 bin 644 oy alarak başkanlığa seçilmişti. Mazbatasını yeni yönetim kurulu, disiplin kurulu üyeleri ve kurultay delegeleriyle birlikte alan Çelik, sürecin demokrasi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
Çelik, seçim sürecine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"YENİ Parti'nin İstanbul'un ilk kongresini geçtiğimiz hafta gerçekleştirdik. YENİ Parti'nin ilk İstanbul İl Başkanlığı, il yönetimi, Disiplin Kurulu ve Kurultay Delegeleri mazbatasını bugün Fatih İlçe Seçim Kurulu'ndan aldık. Öncelikle İlçe Seçim Kurulu'nun müdürüne ve kongremizde görev yapan tüm seçim kurulu yetkililerine yürekten teşekkür ediyoruz. Bizim için çok anlamlı bir mazbata. Türkiye'de Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel öncülüğünde yeni bir yol açıldı. YENİ Parti Türkiye'de siyasete yargı eliyle müdahalenin gerçekleştiği koşullarda doğdu. Uzun uzadıya konuştuk o süreçleri. YENİ Parti'nin kuruluş süreçlerini ancak yargı eliyle siyaseti dizayn etmek isteyenlere karşı, sandığı milletin önünden kaçırmaya çalışanlara karşı, Türkiye demokrasisini askıya almaya çalışanlara karşı milletin kurduğu, milletin adını verdiği, milletin bütçesini oluşturduğu bir parti. YENİ Parti ve biz de bugün YENİ Parti'nin İstanbul'daki ilk mazbatasını almanın büyük bir onurunu ve gururunu yaşıyoruz. Hem ben hem buradaki yönetim kurulu üyesi seçilen arkadaşlar hem disiplin kurulu üyelerimiz hem kurultay delegelerimiz bu gururu yaşıyoruz."
Delegelerin sandığa gitme oranının yüksekliğine vurgu yapan Çelik, bu durumun parti üzerindeki sorumluluğu artırdığını belirtti:
"Yaşadığımız bir onur daha var. Önceki yıllarda tabii Siyasi Partiler Kanunu gereğince il başkanlığı seçimleri İstanbul'da 600 delegeyle yapılıyordu. Bu sefer de yine delegelerimiz seçim kanununun şartları gereği sandıklara gittiler ve oy kullandılar. Delegeler bir seçimi gerçekleştirdiler ama yaşadığımız büyük onur ve gurur şudur: İstanbul'da oy kullanma yeterliliğine sahip 130 bin İstanbul üyesinin tek adaylı bir seçim olmasına rağmen, herhangi bir rekabet olmamasına rağmen 75 bini sandıklara gitti ve il başkanı seçtiler. Bu nedenle bunun ayrıca gururunu ve onurunu yaşıyoruz. 75 bin insanın bir pazar günü, yağmurlu bir pazar gününde, tek adaylı bir seçim olmasına rağmen sandıklara gidip oy kullanmasının üzerimize yüklediği sorumluluğu biliyoruz. Bu sorumluluğun bilincindeyiz, bu sorumluluğun farkındayız ve bu sorumluluk duygusuyla çalışmalarımızı bugüne kadar olandan daha ileri boyutlara taşıyarak İstanbul'da güçlü bir mücadeleyi sürdüreceğiz. Tabii bir ilki de bu hafta sonu yaşıyor olacağız. 8 Kasım'da İstanbul'un 39 ilçesinde, Türkiye'nin 81 ilinde sandıklar kurulacak, bir ilki gerçekleştirmiş olacağız."
Üyeler genel başkanlık seçimine davet edildi
Parti tarihinde ilk kez genel başkanın tüm üyelerin oylarıyla seçileceğini hatırlatan Çelik, üyeleri 8 Kasım Pazar günü yapılacak seçime katılmaya çağırdı. Sandık yerlerinin ilçe başkanlıkları aracılığıyla duyurulacağını belirten Çelik, Genel Başkan Özgür Özel'e güçlü destek verilmesi gerektiğini ifade etti.
Çelik, geçmiş dönemdeki siyasi deneyimlerine ve yargı süreçlerine de değinerek şunları söyledi:
"Ben İstanbul İl Başkanı olarak YENİ Parti'de ilk defa bir mazbata alıyorum ama İstanbul İl Başkanı olarak son iki buçuk üç yıllık görev süremde bu benim dördüncü il başkanlığı mazbatam. Yani daha önce görev yaptığımız partide üç mazbatamız vardı. Seçilmiştik 38. kongrede, mazbatamız yargı eliyle iptal edilmişti. Bir olağanüstü kongrede yine seçilmiştik. 39. kongre gerçekleşmişti. Yine seçilmiştik ama sonrasında yaşananlar, beş bin polisle İstanbul İl Binası'na girilmesi, yargı eliyle, siyasetin kolluk gücüyle, bürokrasi eliyle siyasetin dizayn edilme çabası. Umuyorum ve diliyorum ki Türkiye demokrasisi bir daha böyle şeyler yaşamaz. Bakın, ben 600 tane delegenin ilk seçildiğim il başkanlığında 314 tanesinin oyuyla seçildim. İstanbul'da benim önceki görev yaptığım partinin üyelerinin tamamının 314'ünün oyuyla seçildim. Ama bakın, yargı eliyle siyaset dizayn edilmeye çalışılınca tek adaylı bir seçim olmasına rağmen 75 bin insan İstanbul'da sandığa gitti ve oy verdi. Aslında toplum bir şey söylüyor. Diyor ki yargı eliyle siyaseti dizayn etmeye çalışmayın. Bırakın siyasi rekabet kendi koşulları içerisinde gerçekleşsin. Millet bir şey söylüyor. Dolayısıyla milletin, halkın coşkun akan selinin karşısında hiçbir kuvvet duramaz. Hayırlı uğurlu olsun diyoruz. Tabii ki bizim için en önemli seçim. Ben ta İstanbul'a ilk il başkanı seçildiğimde bir cümle kullanmıştım. Bu bir zafer değil. Bu bir kazanç değil. Biz asıl kazanımı 2024'te Türkiye'nin birinci partisi olduğumuzda gerçekleştirmiş olacağız ve daha büyük bir kazanımı da Türkiye açısından genel seçimlerde iktidar olduğumuzda başarılı olacağız. Bu yönüyle bu mazbatanın çok büyük bir anlamı var ama ilk genel seçimde Cumhurbaşkanı adayımızın alacağı mazbata, Türkiye demokrasisinin yeniden inşa sürecini başlatacaktır. Bu yönüyle tekrar bütün arkadaşlarıma ve İstanbul'umuza hayırlı olsun diyorum."
İBB Meclisi'ndeki geçişler ve ittifak durumu
2024 yerel seçimlerinde CHP listelerinden seçilen DEM Partili meclis üyelerinin durumuna da değinen Çelik, belediyelerin hizmet odaklı çalışması gerektiğini vurguladı. İstanbul'da 18 belediyeye yönelik operasyonlar ve gözaltıları hatırlatan Çelik, siyasi tartışmaların belediye yöneticilerinin üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti.
Çelik, İBB Meclisi'ndeki gruplaşmaya ilişkin şu açıklamaları yaptı:
"İstanbul'da bizim bir stratejimiz vardı. O da şuydu: Tabii ki biliyorsunuz, YENİ Parti'nin kuruluş aşaması gerçekleşti. Şunu ifade ettik, dedik ki İstanbul saldırıların merkezi. İlk Esenyurt'la başlayan, 19 Mart'la devam eden ve sonrasında devam eden, siyasi partilerin kimliğine doğru yönelen, hatta toplumsal muhalefetin bütününe yönelen bu saldırıların merkezi İstanbul'dur. Bu nedenle İstanbul'da biz seçilmiş belediye meclis üyeleri ve belediye başkanları yönünden bu parti süreçlerinin içerisinde bu konuları tartıştırmayalım. Onlar seçildikleri alanda görevlerine devam etsinler çünkü belediyelerimizin üzerinde, meclis üyelerimizin üzerinde çok ağır bir yargı baskısı, çok ağır bir finansman baskısı var. Şu anda benim sadece İstanbul'da operasyon yapılan belediye sayısı 18. Şu anda çok sayıda belediye başkanımız, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu, çok sayıda belediye meclis üyemiz... Daha geçen hafta Bakırköy operasyonunda üç belediye meclis üyesi gözaltına alındı ve tutuklandılar. Dolayısıyla belediyeler, belediye meclis üyeleri, başkanlar bu kadar ağır bir yargı baskısı altındayken bu parti meselelerini onları bir kenarda bıraksınlar, bu tartışmaların içerisinde olmasınlar. Ancak hizmetlere odaklansınlar, belediyeleri ayakta tutmaya odaklansınlar, yurttaşlara hizmet etsinler."
Grup başkan vekili ve sözcüsünün ihraç edilmesi sonrası yaşanan gelişmeleri aktaran Çelik, geçişlerin devam edeceğini kaydetti:
"Ben İBB meclis toplantılarına gitmedim. İlçe başkanlarım meclis toplantıları yapmadılar. Bu meclis üyelerinin, belediye başkanlarının tamamı 2024'te benim il başkanlığı dönemimde, Ekrem İmamoğlu'nun Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde belirlendi ve bu başarı Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel öncülüğünde bizim dönemimizde gerçekleşti ve birinci parti olduk. Buna rağmen büyük bir nezaketle bir süreç yönettik. Ancak bu nezaketimizin karşılığında üç tane belediye başkanımız partiden ihraç edildi. Sonrasında grup başkan vekilimiz ve grup sözcümüz partiden ihraç edildi. Şimdi doğal olarak ona tepki olarak birkaç kişi istifa ettiler, YENİ Parti'ye geçiş yaptılar ve doğalında zaten aslında butlan yapısının gerçekleştirmiş olduğu haksız, hukuksuz ihraçlar neticesinde doğal bir grup oluşmuş oldu. Bu grubun oluşmasından sonra da biz arkadaşlarımıza dedik ki madem bu ihraçlar gerçekleşti, şimdi grup başkan vekili ihraç edilmiş. Grup Sözcüsü ihraç edilmiş. Şimdi bir bölümü YENİ Parti'ye geçmiş, bir bölümü eski partide duruyor. Bu sefer bir dağınıklık... Geçmek isteyenler geçebilir dedik. Bugün itibarıyla 107, hafta sonuna kadar geçişler yapılacak. On günlük bir zaman dilimi içerisinde bazı geçişler olabilir. Ortalama 115 ile 120 İBB meclis üyesi YENİ Parti'ye geçmiş olacak. Sorduğunuz soruya istinaden şu yanıtı vermek isterim. Kendilerinin ismine 'Kent Uzlaşısı' dediği, bizim adına İstanbul İttifakı dediğimiz, çok çeşitli siyasi partilerden meclis üyelerimiz var ama DEM Parti listelerinden daha önce DEM Parti'de görev yapmış ve bizim listelerimizden seçilmiş bir bölüm meclis üyesi en baştan itibaren şunu söylüyordu. Diyorlardı ki eğer bir geçiş olmayacaksa biz burada duruyoruz ama sizler YENİ Parti'ye geçişleri yaparsanız biz butlan yapısının içerisinde kalmayız. Biz de kendi grubumuzu kurarız. Tabii ki kendileri kurumsal olarak bazı açıklamaları kamuoyuyla paylaşacaklardır. Ama bizim gördüğümüz ve bildiğimiz şudur: Evet, bir DEM Parti grubunu oluşturmak için belli bir adım atmış olabilirler ama bizim İstanbul İttifakı dediğimiz, kendilerinin 'Kent Uzlaşısı' dediği ittifak konusunda yüksek seviyede kararlılıkla bir süreç yürüttüklerini biliyoruz. Yani evet, farklı bir siyasi parti çatısı altında biz ve onlar, bizim meclis üyelerimiz ve DEM Parti'nin meclis üyeleri görev yapıyor olabilir ama İstanbul İttifakı'nda, onların kendi deyimiyle 'Kent Uzlaşısı' ittifakında bir problem yoktur. İBB'de halkın yararına olan konularda zaten biz çalışmalar yürütüyoruz. İlkesel olarak DEM Parti'nin de tavrı bu yöndedir. Halkın faydasına olan noktalarda hep birlikte hareket edilir. Ama diyelim ki bir karar ve bir tercih noktasında bir adım atılması gerekirse, diyelim ki ola ki herhangi bir ilçede bir seçim, bir karar gerçekleşmesi durumunda 2024'teki ittifak ruhunun... Zaten kendileri de kurumsal olarak kendi açıklamalarını yapacaklardır."