Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlenen parti grup toplantısında konuştu. Özel, konuşmasında parti içi kurultay tartışmalarına ve siyasi geleceğe yönelik bir yol haritası çizdi. Konuşma, parti içindeki mevcut durumu ve izlenecek stratejiyi ortaya koydu.
"Delege sokağın sözünü dinle"
Özel, konuşmasına kürsüye farklı duygularla çıktığını belirterek başladı ve şunları söyledi:
"Bugün bu kürsüden çok önemli beklentiler var. Ona dair konuşacağız. Bugün bu kürsüye her zamankinden farklı duygularla, belki de vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım. Hep beraber tarihi bir kavşaktayız. Bugün buradan tarihi bir konuşma değil tarihe not düşen, hatırlatan ve emanet edilen cümleleri bırakan samimi bir konuşma yapmaya geldim. Tarihi konuşmayı yapılacak ilk seçimin akşamında yapmak üzere tarihe emanet ediyorum."
Ülkede bir şeylerin değiştiğini ve yeniden kurulduğunu gördüklerini ifade eden Özel, yaşananların unutulmayacağını belirtti. Özel, "Herşey bittiğinde hep birlikte hatırlayacağız. Bugüne kadarki tutumlarımızdan, yaptıklarımızdan birileri 'gelir geçer', 'unutulur', yapanın yanına kar kalır', 'rüzgar alır sel alır' diye kimse düşünmesin. Zalimi zalim mazlumu mazlum olarak, dost olanı dost olmayanı bugünlerdeki tutumlarını unutmayarak anacağız. Tarih kaydediyor, herkesi bugünlerde nasıl duruyorsa öyle yazacak!" dedi.
Özel, 14 ve 28 Mayıs seçim yenilgilerini kabul etmeyenlerin bir düzen değişikliği için harekete geçtiğini ifade etti. Bu süreci görmezden gelenleri ve değişim yerine farklı gerekçeler sunanları eleştiren Özel, şunları kaydetti:
"'Ben gemiyi güvenli limana götürüp bırakacağım. Onun için bir yerel seçimi geçireceğim, sonrasına bakacağım. Ama sonrasına da arkadaşlar ne derse o tarafına bakacağım' diyenlere karşı; 'Bu millet bir yerel seçime daha bizimle gitmeyecek. Bu millet eğer böyle davranırsak bir daha bize yüzünü dönmeyecek. Tarihin en düşük katılımı oranı olacak. Anketi görmüyor musunuz? Parti yüzde 13'lerde, 14'lerde gerilemeye devam ediyor, büyük bir felaket gelecek. Yerel seçimlerdeki felaketten sonra bu milletin daha sandıktan da umudu kalmayacak. Biz bu noktada bir şeyler yapmalıyız' diyenler, işte o gün iki ayrı yola girdiler."
Değişim kurultayına giden süreçte delege yapısıyla değişimin mümkün olmayacağı yönündeki algıyı hatırlatan Özel, o dönemde kendisine yöneltilen eleştirilere verdiği cevabı aktardı. Özel, "Dedim ki: 'Evet, zordur. Bu delegenin iradesini ben değiştiremem.' Dönüp baktılar, 'Genel başkan adayıyız, nasıl değiştiremezsin?' Biz değiştiremeyiz. Ama o delegeyi Ankara'ya gelmeden önce uğradığı berber kulağına fısıldadıklarıyla, evinin 4. katına asansörle çıkarken 3. katta oturan 16 yaşındaki kız öğrenci dönüp de komşusuna söyledikleriyle, sabahın 6'sında yolcu ederken eşi kendi hakkının helalliğini ortaya koyarak, torunu dedesine, evladı babasına bir şeyler söyleyerek bu değişimi gerçekleştirecek demiştim" ifadelerini kullandı.
Kurultay salonunda "Delege sokağın sözünü dinle!" sloganının hakim olduğunu belirten Özel, delegenin sokağın sesini dinleyerek mevcut genel başkanı değiştirdiğini ve bu şekilde düzene ilk çomağın sokulduğunu söyledi. Seçim sürecinde kendisine devletten veya "derin yerlerden" mesaj gelip gelmediğinin sorulduğunu aktaran Özel, şöyle devam etti:
"Ben hep 'yok' dedim. O zaman 'olmaz' dediler. 'Size ne partiyi ne bu düzeni vermezler' dediler. 'Buralarda bu işler böyle dönmez, pazarlığı yapacaksın, taahhütte bulunacaksın, zararsız, sistemin içinde olduğunu kanıtlayacaksın, ancak ondan sonra gelip genel başkanlık oynayacaksın' dediler."
Yol ayrımı burasıdır
Parti içindeki birlikteliğin bölünemeyeceğini vurgulayan Özel, "Partinin adı değişir, partinin logosu değişir, gün gelir devran değişir, ayrı düşenler birleşir ama bizi, bu birlikteliği bölemezler. Hele öyle söyledim ya, karpuz gibi yarıdan ikiye; 60'a 40, 30'a 70... Biz bir bütünüz. Bu bütünü asla bozamazlar çünkü bu bütün 103 yıllık bir gelenekle birbirinden ayrı durmayan, düşünmeyen bir bütündür" dedi.
Kurultay sonrası dört ay içinde yerel seçimlere gidildiğini hatırlatan Özel, bu süreçte kadınlara, gençlere ve liyakate önem verildiğini belirtti. İzmir'de 9 kadın adaydan 8'inin, 14 genç adaydan 13'ünün seçildiğini ve Türkiye genelinde nüfusun yüzde 65'inin yaşadığı yerlerin kazanıldığını söyledi. Kırklareli ve Hatay gibi yerlerdeki kayıpların ise yapılan hataların bedeli olduğunu ekledi.
Bu süreçte kendisine yönelik yeni bir telkin geldiğini açıklayan Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"İşte bu arada 'Bizimle uzlaşacak mı yoksa biz onunla uğraşalım mı?' diyenler tekrar geliyorlar. Açık açık konuşmaya geldim, açık açık. Geliyor diyor ki, geliyor diyor ki sana: 'Ankara merkezli siyaset yap. Otobüsün üstünden in' diyor. 'Ekrem'i bırak" diyor. 'Onu AK Parti yargı kolları parçalayacak. Gel burada çimento var, kum var, harç var; karalım, eline verelim, arkadaşlarının üstüne betonu sen dök. Daha yaşın genç, 50 yaşındasın, 80'e kadar 30 yıl partinin başında oturursun' diyorlar. İşte bugün, bugün yol ayrımındayız."
Özel, bu yol ayrımının, kardeşlerini teslim edip parti içi iktidarda oturmak ile onlar için mücadele etmek arasında bir karar anı olduğunu ifade etti. Yürüyüşlerinin, kurultayı ve yerel seçimleri kaybedip hazmedemeyenlerin kurgusuna bir cevap olduğunu belirten Özel, "Kurultayı kaybedip hazmedemeyenlerle yerel seçimleri kaybedip hazmedemeyenlerin büyük kurguyu yapıp içinde bir memur çocuğuna, bir parasız yatılı öğrenciye, arkasında lobilerin olmadığı, arkasında çıkar gruplarının olmadığı, geçmişinde bağlantıları, geleceğe yönelik taahhütleri olmayan birine ana muhalefeti –ki durmaz ki o zaman onlar ana muhalefette– yarının iktidarını verecek miyiz yoksa derin devletin kirli hesabına uyacak bir iş birliği mi yapacağız sorusuna verilmiş cevaptır bizim yürüyüşümüz" dedi.
Parti içi muhalefetin olağanüstü kurultay taleplerine ve hukuki süreçlere değinen Özel, şu ifadeleri kullandı:
"60 kişilik PM, 40'ın altına düşemez, 23'e düşüyor. 23'le toplanıyorlar. Kanun diyor ki: 'Derhal kurultay!', 'Yapmam kurultay!'. Mücadeleye devam. 1040 arkadaştan imza alırız. O 1040 arkadaşın 500 tanesi son seçimde, yani bizim yarıştığımız son seçimde Kemal Bey'e oy vermiş delegedir. 3 sene sonra diyor ki 'Yapma etme Kemal Bey, o gün sana verdik ama biz partiliyiz Kemal Bey. Bu partide kurultay yapmazsan felaket gelir Kemal Bey, gel kurultayı yapalım, kararı biz söyleyelim' diyor. Kendine oy veren 500 delegeyi dinlemeyip o kurultayı da yapmıyor."
İl başkanlarının görevden alınmasını ve yeni atamaları da eleştiren Özel, sarayın yedi ay sürecek bir parti içi mücadele istediğini savundu. Özel, "Ben teşneyim bana verilen role, gel sen de geç karşıma, tutuşalım parti içi güreşe, AK Parti bir dönem daha seçtirmek için Erdoğan'ı, baksın kendi işine. Yok öyle yağma! Yok öyle yağma!" diye konuştu.
Özel, partiye yapılacak bazı atamaları eleştirerek konuşmasını tamamladı. Özel, "Örneğin, partiye genel sekreter yardımcısı atayacaksın; son yerel seçimde Adana'da aday olamayınca karşımızda başka partiden aday olmuş, Zeydan Karalar'a ağzına geleni söylemiş birisi şimdi gelecek partide yönetime geçecek. Bilecik'e il başkanı atayacaksın; Bilecik'in kadın belediye başkanına her iftirasıyla burnundan getiren birisi olacak. İllere il başkanları atayacaksın; seçimde karşımızda olmuş, mücadele etmiş, başka partiye gitmiş, başka adaya destek vermiş, partiyi teslim almaya pavyon fedaileriyle gelmiş... Sonra bunlar... Mahallelerden seçim başlatacakmış" dedi.