Türkiye siyasetinde deprem etkisi yaratan ayrışmanın yankıları sürerken, konuya ilişkin ilk değerlendirme Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nden yapıldı. Gözlerin çevrildiği Saray'daki sessizliği, Başdanışman Mehmet Uçum'un yaptığı yazılı açıklama bozdu.
"Ayrılığın dünya görüşü farkıyla hiçbir ilgisi yok"
Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na atanan Kemal Kılıçdaroğlu yönetimine desteğini net biçimde ortaya koyan Uçum, sürecin ideolojik bir temele dayanmadığını vurguladı. Kısa bir tespit başlığıyla yayımladığı metinde, "Türkiye’nin gündeminde CHP ve Yeni Parti ayrışması genel politikanın ihtiyaçları açısından son derece önemsizdir. Çünkü bu ayrılığın dünya görüşü farkıyla hiç bir ilgisi yoktur. Zaten aktüel gündemle ilgilenenler de konuyu siyasi magazin olarak ele alıyor. Bütün tartışmalar kalanların ve ayrışanların kişisel veya grupsal ajandalarına odaklanıyor." ifadelerine yer verildi.
Uçum'un aktardığına göre, olayın arka planında köklü bir siyasi kırılma değil, subjektif hesaplar bulunuyor. Kaynak parti CHP'den bugüne dek kopan on üçüncü parti olduğunun altı çizilirken, tarihsel sürece de atıfta bulunuldu.
13. parti ve siyasi magazin tartışması
Geçmişteki kopuşlardan yalnızca Demokrat Parti ve Bülent Ecevit etkisindeki DSP'nin anlam ifade ettiğini belirten Başdanışman, yeni oluşumun kalıcı olamayacağını iddia etti. Açıklamanın devamında şu değerlendirme yapıldı: "Nasıl geçmişte ayrışanlardan Demokrat Parti ve (Ecevit etkisiyle) DSP hariç diğerleri bir anlam oluşturmadıysa bu Yeni Parti’de bir mana üretemez. Çünkü ayrışma bir genel politika farklılığından değil tamamen subjektif ajandalar üzerinden gerçekleşmiştir."
Özellikle İstanbul başta olmak üzere yerel yönetim pratiklerindeki ve parti kongre süreçlerindeki usulsüzlük iddialarına sahip çıkanların bu ayrılığa öncülük yapması, Uçum tarafından ibretlik bir durum olarak tanımlandı. Geçersizlik kararı olmasaydı aynı isimlerin CHP'de kalacağını öne süren Uçum, hukuka direnme tavrının sonuç vermediğinin görülmesi üzerine ayrı bir parti seçeneğine sarılındığını kaydetti.
"Sel gider kum kalır"
Yeni kurulan partinin politik perspektif farkı taşımadığını ve ideolojik bir ayrılıktan doğmadığını yineleyen Mehmet Uçum, metnini şu sözlerle sürdürdü: "Bu Yeni Parti özgün bir politika üretemez. Çünkü politik bir tutum üzerinden değil kişisel ihtiyaçlar üzerinden kurulmuş bir parti oldu. O yüzden ülke siyasetinde sanki büyük bir olaymış gibi ele alınan Yeni Parti konusu kişilerle ilgili siyasi magazin tartışmasından öteye gidemez."
Son dönemde yaşananların CHP açısından arınma perspektifine uygun bir temizlenme sürecine dönüştüğünü belirten Başdanışman Uçum, Kemal Kılıçdaroğlu'nun başında olduğu ana muhalefet partisi için "CHP sonuçta yine CHP’dir. Sel gider kum kalır." çıkışında bulundu.
Değerlendirmesini yalnızca gözleme dayalı bir tespit olarak noktalayan Mehmet Uçum, farklı anlamlar çıkarmak isteyenlere yönelik, "Hiç uğraşmasınlar." uyarısıyla açıklamasını tamamladı.