TKP İzmir’den ‘NATO’ya hayır’ yürüyüşü

Türkiye Komünist Partisi (TKP), Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi’ne tepki göstermek amacıyla İzmir dahil 6 ilde eş zamanlı yürüyüş düzenledi.

GERÇEK HABERCİ-İzmir’de Buca Forbes’teki Seda Pastanesi önünde buluşan kitle, “bağımsız bir ülkede yaşamak istiyoruz, Türkiye’nin emperyalizme teslim edilmesini kabul etmiyoruz” diyerek yürüdü. Buca Forbes önünde bir araya gelinen ve Şirinyer'deki NATO üssüne gerçekleşen yürüyüşte "Katil ABD, işbirlikçi AKP", "NATO'dan çıkılsın, üslere el konsun" sloganları atarak yüründü. Ardından Şirinyer NATO üssü önünde TKP Merkez Komite Üyesi Senem Doruk İnam basın açıklamasını gerçekleştirdi.

“Bazı illerde hukuksuz şekilde sesimizi yükseltmemize engel olmaya çalışsalar da biz boyun eğmiyoruz” diyerek NATO Zirvesi Haftası’nda ülkenin pek çok yerinde gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklamalara dikkat çeken İnam, “Bu ülkeyi kanlı terör örgütüne dikensiz gül bahçesi gibi pazarlamalarına izin vermiyoruz” ifadelerini kullandı.  

“Eli Kanlı Şebeke Ülkemizde Cirit Atıyor”

İnam, NATO’ya ve NATO Zirvesi’ne karşı verilen mücadelenin siyasi bir mesele olmasının yanı sıra bir onur ve haysiyet meselesi olduğunu vurgulayarak, zirve öncesi Ankara’da alınan ve tepki çeken önlemleri hatırlatan Senem Doruk İnam şöyle konuştu:

“Tek başına İzmir’de değil, Türkiye’nin çeşitli noktalarında eş zamanlı olarak yurtseverler, devrimciler, komünistler şu an aynı sloganı haykırıyorlar. Ne İzmir’de ne başka bir kentte sesimizi kısmalarına, bu ülkeyi kanlı terör örgütüne dikensiz gül bahçesi gibi pazarlamalarına izin vermiyoruz. Bugün NATO’ya ve NATO zirvesine karşı verilen mücadele yalnızca siyasi bir kavga, bir karşı koyuş değil; bu aynı zamanda bir onur ve haysiyet meselesidir. Biz ülkemizi de onurumuzu da sizin kanlı ve kirli emperyalist projelerinize teslim etmeyeceğiz. Bu ülkenin boyun eğmeyenleri olarak buradayız ve burada olmaya devam edeceğiz. Sadece birkaç gün sonra girdiği her yere kini, sömürüyü, şiddeti, ölümü götüren eli kanlı terör örgütü NATO ülkemizde olacak. Biliyoruz, aslında yalnızca 7-8 Temmuz tarihlerinde burada değiller. Aslında ülkemiz, memleketimiz zaten NATO’cuların işgali altında. Bakın, burada İzmir’in göbeğinde NATO üssünün önündeyiz. Zaten buradalar, zaten ülkemizde istedikleri gibi askerleriyle, üsleriyle buradalar. Memleketimin topraklarında cirit atıyorlar. Bu yetmezmiş gibi, şimdi de adına zirve dedikleri bu buluşma için ülkemize geliyorlar. Sevgili dostlar, NATO başta ABD emperyalizmi olmak üzere emperyalist güçlerin çıkarlarını koruyan, o çıkarlar doğrultusunda dünyanın dört bir yanına müdahale eden kanlı, karanlık bir şebekedir. NATO insanlığa, eşitliğe, bağımsızlığa, işçi sınıfına karşı kurulmuş bir terör örgütüdür. Tüm varlık amacı sömürü ve yağma düzenini korumak ve devam ettirmektir. NATO hayata düşman, NATO emeğe düşman, NATO eşitliğe düşman bir şebekedir.”

“Halkın Yoksulluğu NATO’nun Varlığıyla İlgili”

Ülkede yaşanan yoksulluğun sebebinin NATO olduğunu belirten İnam,“Sevgili dostlar, NATO sermaye sınıfının, patronların, tarikatların, ülkemizi karanlığa sürükleyen sömürücü haydutların temsilcisidir. Onların silahlı kuvvetidir. Ülkemizde her türlü kötülüğü NATO eliyle hayata geçirdiler. Aydınlarımıza, gençlerimize, emekçi halkımıza doğrulttular o silahları. Cinayetler, katliamlar, darbeler yaptılar. Kurduğumuz Cumhuriyet’e başından beri düşmanlar, Cumhuriyet’i ortadan kaldırabilmek için ellerinden geleni ardına koymadılar. Bağımsızlık ve egemenliğimizi ayaklar altına aldılar. Halkımızın yaşadığı ağır yoksulluk, işçi ve emekçilerin maruz kaldığı kuralsız sömürü koşulları, sınırsızca yağmalanan ülke kaynaklarımız NATO’nun ülkemizdeki varlığıyla doğrudan ilgili. İşte bu yüzden kimse bize NATO’nun güvenliğin, savunmanın, demokratikleşmenin temsilcisi olduğu palavralarına inanmamızı beklemesin. Bugün bunu en çok iktidar söylüyor. Şaşırmıyoruz. AKP iktidarı, NATO’nun ülkemizdeki ve bölgedeki karanlığını sürdürmesi için önemli bir aktördür ve suçludur. Ama bugün düzen siyasetinde NATO’ya bırakın karşı durmayı, NATO’yu ve zirveyi önemsediğini söyleyen, o zirveden çıkan sonuçların ülkemize hayrının dokunacağını ilan eden tüm siyasi aktörler en az AKP iktidarı kadar suçludur” dedi.

İLGİLİ HABERLER