Özkan, açıklamasına, “Cemil Tugay küçücük kaldın. İlkesizliğin, korkaklığın midemi bulandırıyor” sözleriyle başladı.
İzmir’in siyasi tercihinin yalnızca seçim sonuçları üzerinden değerlendirilemeyeceğini savunan Özkan, kentin siyasi hafızasına vurgu yaptı.
“Dört buçuk milyonluk bir kentin hafızasını transfer edemezsiniz”
Tuncay Özkan, İzmir’in kendi kimliği ve tercihleri konusunda güçlü bir hafızaya sahip olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“İzmir’in siyasal hafızası yalnız seçim sonuçlarından ibaret değildir. Kent, kendi kimliği ve tercihleri konusunda güçlü bir hafızaya sahiptir. İzmir’i kazanamayanların İzmir’in seçilmiş belediye başkanını kazanması, İzmir’i kazandıkları anlamına gelmez. Bir kişiyi transfer edebilirsiniz; dört buçuk milyonluk bir kentin hafızasını transfer edemezsiniz. Satılık değildir.”
Özkan, Cemil Tugay’ın geçmişte yaptığı açıklamaların da bundan sonraki süreçte karşısına çıkacağını savundu.
“Hangi Cemil gerçekti?”
Tugay’ın daha önceki siyasi açıklamalarını hatırlatan Özkan, “Peki söylediklerin ne olacak?” diye sordu.
Özkan şöyle devam etti:
“Siyasette insanı en fazla kendi eski cümleleri sıkıştırır. Dün ‘geçmem’ dedin, bugün geçiyorsun. Sana en ağır sözü rakibinin söylemesine gerek yok. Dün söylediğin sözler bugün karşına çıkacak ve yalnızca şunu soracaklar: Hangi Cemil gerçekti?”
Bir siyasetçinin siyasi görüşünü değiştirebileceğini, partisinden istifa edebileceğini ve başka bir partiye katılabileceğini belirten Özkan, belediye başkanlığı makamının kişisel siyasi tercihle birlikte başka bir partiye taşınamayacağını savundu.
“Oy kişiye verilmiş tapu değil, emanettir”
Özkan, seçmenin oyuyla kazanılan makamın niteliğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Bir insan siyasi görüşünü değiştirebilir. Partisinden istifa edebilir. Başka bir partiye de katılabilir. Ama seçmenin oyuyla elde edilmiş bir makamı kişisel siyasi tercihinin çeyizi haline getiremez. Çünkü oy kişiye verilmiş tapu değil, belirli bir siyasi temsil için verilmiş emanettir.”
Tartışmanın yalnızca Cemil Tugay’ın hangi partiye gideceği üzerinden yürütülemeyeceğini ifade eden Özkan, asıl meselenin seçmen iradesi olduğunu söyledi.
“Bu nedenle sorun ‘Cemil Tugay nereye gidiyor?’ değildir. Asıl soru, giderken yanında neyi götürmeye hakkı olduğunu sanıyor?”
“İstifa etmeden gidiş ilkesizliktir”
Tuncay Özkan, Tugay’ın belediye başkanlığından ayrılmadan siyasi saf değiştirmesinin doğru olmayacağını savunarak, “İstifa etmeden gidişin geçmişte senin de dediğin gibi ilkesizliktir. Ayıptır” ifadelerini kullandı.
Özkan daha sonra doğrudan Cemil Tugay’a seslendi:
“Cemil Tugay, tarih insanları yalnız yaptıklarıyla değil, vazgeçtikleriyle de yargılar. Bir makamdan vazgeçmek bazen insanı küçültmez, büyütür. Bir makam uğruna geçmişinden vazgeçmek ise makamı büyütmez, insanı küçültür.”
İzmir seçmeninin Tugay’a beş yıllığına belediye başkanlığı yetkisi verdiğini belirten Özkan, bu yetkinin kentin siyasi iradesini başka bir partiye taşıma hakkı vermediğini söyledi.
“İzmir sana makam verdi, iradesini vermedi”
Özkan açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:
“İzmir sana belediye binasının anahtarını verdi. Vicdanının anahtarını vermedi. Sana makam verdi. İradesini vermedi. Sana beş yıllığına yetki verdi. Kendisini başka bir siyasi partiye götürme yetkisi vermedi.”
Tuncay Özkan, Tugay’a yönelik eleştirilerin yalnızca siyasi parti değiştirdiği iddiasıyla sınırlı kalmayacağını belirterek, İzmir seçmeninin belediye başkanlığı seçimindeki tercihinin de sorgulanacağını savundu.
“İzmir seni seçtiğinde gerçekten İzmir’in seçtiği kişi miydin?”
Özkan, açıklamasının devamında Tugay’a şu soruları yöneltti:
“Bu nedenle yerden yere vurulmaların saf değiştirmenden, AK Parti’ye katılmış olmandan ibaret kalmayacaktır. Asıl soru şu olacaktır: İzmir seni seçtiğinde gerçekten İzmir’in seçtiği kişi miydin, yoksa takiye mi yapıyordun? Sen İzmir siyasetinin köstebeği misin?”
Siyasette bazı tartışmaların cevabının zaman içinde ortaya çıktığını ifade eden Özkan, bunun mahkemeler, parti yönetimleri veya basın toplantıları tarafından belirlenemeyeceğini savundu.
“İnsan kendisine güvenenleri yarı yolda bırakarak küçülür”
Özkan açıklamasının sonunda şu ifadeleri kullandı:
“Siyasette bazı soruların cevabını mahkemeler, parti yönetimleri veya basın toplantıları vermez. Tarih verir. Tarihin hükmü de çoğu zaman kısadır: İnsan rakibini yenerek değil, kendisine güvenenleri yarı yolda bırakarak küçülür.”
Tuncay Özkan, paylaşımını başladığı ifadeleri tekrarlayarak tamamladı:
“Cemil Tugay küçücük kaldın. İlkesizliğin, korkaklığın midemi bulandırıyor.”