Sermaye piyasalarındaki fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yeni Parti Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, sürecin arkasındaki siyasi dinamiklere dikkat çekti. Yavuzyılmaz, tutuklanan kişilerin vurgundaki siyasi aktörleri bildiğini ve bu nedenle kendilerini güvence altına aldıklarını savundu.
Yavuzyılmaz, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Fon vurgunu konusunda yapılan tutuklamalar, AK Parti’nin bir göz boyamasıdır!
AK Parti’nin planına göre;
Tutuklananlar, en fazla genel seçimlere kadar içeride tutulup, eğer seçimi AK Parti kazanırsa, genel seçimden hemen sonra serbest bırakılacaklardır.
Çünkü bu fon vurgununa dahil olan siyasi ayağın kimler olduğunu, bu kişiler biliyor.
Tutuklananlar, fon vurgununa karışan siyasi ayağı bildikleri sürece de, kendilerini güvence altına almışlar demektir.
Manipülasyon sürecinde hisse alıp satan bürokratlar, onları bilenler tarafından ifşa edilebilecekleri için şu anda gizli bir şantaj altındalar.
Bu oyunu bozmak zorundayız!
O nedenle soruşturmanın selameti için
Tera şirketinin manipülatif kapalı fonunun oluşturulması ve halka arz edilmesinden bugüne kadar geçen süredeki izinleri veren ve görevde olan;
Tüm SPK üyeleri!
Ya istifa etmelidir ya da mevcut koşullarda görevden alınabilmeleri için derhal bir kanun değişikliği yapılmalıdır!
Ayrıca bu süreçte görevde olan;
Merkezi Kayıt Kuruluşu ve Takasbank yönetim kurulu üyeleri derhal görevden alınmalıdır!
Soruşturma boyunca;
Bu üyeler, kamudaki diğer görevlerinden de el çektirilmelidir!
Bir gün değil, bir ay değil, tam beş yıl boyunca; bu devasa fon vurgunu süresince, tüm uyarılara rağmen uyuyan veya uyuyor numarası yapan;
Bu yönetim kurulu üyelerinin
1. HTS kayıtları incelenmelidir (Fon yöneticileriyle baz veriyor mu?)
2. Mal varlıkları tedbiren dondurulmalıdır.
3. Kendilerinin, eşlerinin, çocuklarının ve çevrelerinin hesap hareketleri incelenmelidir. Mal varlıklarında olağandışı artışlar var mı tespit edilmelidir.
4. Maaşlarıyla uyumsuz mal varlığı artışları varsa soruşturulmalıdır.
5. Görevi ihmal isnadıyla derhal bir iddianame hazırlanmalıdır.
Devletin itibarı, soruşturmanın selameti ve tüm mağdurların hakkını arayabilmesi için bu adımların atılması şarttır!”